Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
muasaka Tarafından Yapılan Yorumlar
Türkiye'nin son 15 yılının siyasi, askeri, politik portresi. Batı'nın ülkemiz üzerinde oynadığı oyunları görünce hayrete düşeceksiniz. Bu konularda bazı konuları bilenler, yeni yeni bilgiler edinecek kuşkusuz. Batı -ABD ve AB ülkeleri- ve ne yazık ki bu kutsal topraklar üzerinde yaşayan onların yandaşları yani işbirlikçileri ülkemizi kendi hedefleri doğrultusunda alt etmeye çalışıyorlar. AB'ye girme safsatası ile bizi kandırıyorlar. En büyük müttefikimiz(!) başımıza çuval geçiriyor ve daha nice oyunlar oynanıyor, bizleri yönetenler de hala bunlardan medet umuyorlar. Benim dediklerime safsata diyenler bu kitabı okusunlar ve oradan bu oyunların -oyun da değil aleni her şey- kimler tarafından nasıl oynandığını görsünler. Ve bunların karşısında direnen TSK. Onların karşısında direndiğini, yine bu devletlerin siyasileri söylüyor. Belgeleri mevcut kitapta. Daha çokça şey söylenebilir. Okuyunca, bazen ne kadar bizleri aciz duruma düşürdüklerini görünce içim parçalanıyor. Bizi bu durumlara düşürenler utansın. Bizler her zaman dimdik ayaktayız. Bu kitabı mutlaka okuyun...
Dostoyevski, her zamanki ustalığıyla yazmış bu eseri de. Hapishanedeki hayatı bize yansıtmış açık, sade, anlaşılır ve akıcı bir üslupla. 1850-60'lı yılların Rus hapishane yaşantısını çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermiş. İnsanların içinde bulunduğu durumu, en önemlisi de psikolojilerini yansıtmış her zaman yaptığı gibi. Fredrick Nietzsche boşuna dememiş; "Ruhbilim konusunda bana bir şeyler öğretmiş olan tek kişidir, Dostoyevski." Gerçekten de o, yazdığı bütün eserlerinde insan psikolojisini derinden inceliyor. Karakterleri kimlerse onları analiz ediyor en ince ayrıntısına kadar. Bu eserinde de başta dediğim gibi "Ölü Evi"nde olanları analiz ediyor. Dostyoyevskinin her eseri gibi bu da muhakkak okunmalı....
Böyle değerli bir kitaba yorum yazmak beni mutlu ediyor. Ülkemizde diline kement vurmadan konuşan veya fikirlerini esirgemeden düşüncelerini yazan Sayın Hocamız Emin Gürses'e -sonra da böyle yaptığı için ileri alırlar, Türkiye'de fikir serbestisi var; ama kimlere düşünmek gerekli; yazık oluyor böyle insanalara - derinden teşekkür ediyorum. "Etnik Terör" önemli bir eserdir bu konuda fikir sahibi olmak isteyenlere. Etnik Terör konusunda başucu kitabı olacak bu eser... Emin Hoca ders verir nitelikte yazmış eserini... Herkes ders almak için okusun bu kitabı. Şiddetle tavsiye ederim...
Yalçın Küçük Hoca'nın okuduğum ilk kitabı. Kitabı okuduktan sonra onu okumakta ne kadar geç kaldığımı anladım. Onun her kitabı okunmalı diye düşünüyorum. Ama "Caligula" muhakkak okunmalı. Okuyunca göreceksiniz bizleri ne hale getirdiklerini ve ülkeyi nasıl kuşattıklarını. Halkın nasıl Roma zamanında doğruyla yanlışı ayırt edemediği gibi şimdi de edemediğini göreceksiniz. Yalçın Küçük Hoca'nın çok farklı bir dili var. Bunu kabul etmeliyiz. Ben böyle bir üsluba daha önce rastlamadım hiç. Bazı okuyucuya ilginç gelebilir; ama alıştıktan sonra rahatlıkla okunabilecek bir kitap.
Bazı arkadaşlar hocanın kendini tekrar ettiğini söylüyor. Bu kitabında tekrarlar var. Ama olması gereken tekrarlar. Çünkü hoca karşılaştırmalı bir eser koymuş ortaya. Zaten birbirine benzeyen yönler -Roma ile günümüz Türkiye'si- çokça olduğu için bu kitabı yazmış hoca. Karşılaştırmalarda benzeyen yönler çoksa tekrarların olması da çok normaldir. Demek ki benzer yönler çokmuş:)
Herkes okumalı...
Den Koontz, daha romanın başından beri heyecanı üstte çıkarıp, romanın sonuna kadar bu heyecanı en üstte tutuyor. Katil biraz farklı -tuhaf- çıksa da yine de Koontz -bu tür sevenler için-okunması gereken yazarlardan biri. İlk kez Koontz okudum ve okumaya devam edeceğim... Yalnız biraz yayın evini eleştirmek gerekiyor. Bir romanda bu kadar yazım yanlışları olmamalı. Redaktör biraz daha dikkat etmeli bu yanlışlara...