Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
hislipalyaco Tarafından Yapılan Yorumlar
Fransız yazar Andre Gide' in okuduğum ikinci kitabı. Kitap günlük tarzında yazılmış bir roman. Konuya gelince: Eveline ve Robert birbirlerini sever ve evlenirler. Eveline, Robert'de daha önceden göremediği pek çok şeyin - zamanında güzel olarak gördüğü- aslında hiç de güzel olmadığının, Robert' in olduğu gibi değil olmak istediği gibi göründüğünün , ona önceleri erdem gibi gelen pek çok hal ve hareketin sadece gösteriş olduğunun farkına varır. Vaktiyle kendisini cahil, Robert'i ise çok kültürlü ve bilgili bulan Eveline, yıllar geçtikçe sevdiği adamdan uzaklaşmaya hatta nefret etmeye başlar. Her durumda en etkili sözü söyleme çabasında olan, sözü dinlenen, her oyunun başrol oyuncusu sıfatıyla en ön safta boy gösteren, ben-merkezci, dünyanın kendi etrafında döndüğünü zanneden bir adam ve hayatının anlamsızlaştığının farkına varan bir kadın. Seven, nefret eden ve terkeden bir kadın Eveline, gösterişin,bencilliğin kaybettirdiği aşkın diğer kahramanı Robert...
Kitabı çok beğendiğimi söyleyemem. Materyalist bir baba ( ki kitap da yazarın komünist döneminde kaleme alınmış), dindar Hristiyan bir anne ve dindar görünen bir eş...Yaşanan olaylar -pek fazla olay yaşanmasa da- hep bu düşünce çerçevesinde yaşanıyor. Mesaj veren bir filmi izlemek gibi bir şey oldu benim için bu kitabı okumak, bu düşünce ikliminden sıkıldığım için kitap beni hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Yazarın kitaplarıyla tanışmamış olanlara Dar Kapı' yı önerebilirim, bu kitaba nazaran.
Necdet ve Meliha'nın yasak aşkı...Bu yönüyle kitap Mehmet Rauf'un Eylül'ünü andırsa da Eylül kadar başarılı ve sanatsal bir anlatım bu kitapta yok ama buna rağmen romanın kurgusu dönemin diğer eserlerine göre oldukça başarılı. Kitap önce anlatıcının diliyle şimdiki zamanı ve romanın kahramanı Necdet Feridun'un diliyle şimdiki zamanı ve sonrasında Necdet'in mektuplarıyla geçmiş zamanı anlatıyor.
Döneminde büyük bir hayran kitlesi oluşturan kitabın konusuna gelince; Necdet Feridun ve Meliha arasındaki yasak aşk ve Necdet'in bu aşk uğruna çektiği acılar...Necdet yalı komşusu Meliha'ya aşıktır ancak Meliha'nın kendisinin yakın arkadaşı İbrahim Şemsi ile evlenmesiyle Necdet'in sonu gelmeyecek acıları başlar. Meliha evlenmiştir ama o da Necdet'i sevmektedir. Hüzünlü ve çaresiz bir aşka düşen Necdet Meliha'dan uzaklaşmaya çalıştıkça Meliha'nın oyunları yüzünden ( ki Meliha bu yönüyle Namık Kemal'in İntibah'ındaki Mahpeyker'i çağrıştırıyor) ondan uzaklaşamamaktadır. Bu arada halasının kızı Müzehher de Necdet'e aşıktır ama bu karşılıksız bir aşktır. Müzehher'i bekleyen kötü son ne yazık ki kısa bir süre sonra Necdet'i de bulacaktır. Romanın sonuysa yaşanılanların hepsinden hüzünlü...
Yaşamının uzun bir süresini akıl hastanesinde geçiren ve orada ölen bir yazardan, döneme damgasını vuran popüler bir roman, Türk filmi tadında...
Uzun hikayeleriyle ünlü Ahmet Rasim'in Leyal-i Iztırab ( Acı Dolu Geceler) adıyla bu kitabı bir evlilik ve bu evlilik içinde kuşkuyu ele alıyor. Hikayelerinde kadın-erkek ilişkisi, evlilik gibi konulara ağırlık veren yazarın yine sonu hüzünlü biten ve öğüt verici bir diğer kitabı. Konuyu ve anlatımı pek beğenmesem de Ahmet Rasim'le tanışmak isteyen okuyucular için önerilebilir ama yine de yeni tanışacak olanlara Meşakk-ı Hayat hikayesiyle başlamalarını öneririm.
Romana adını Dürdane Hanım vermiş olsa da -olay onun üzerinden geçtiği için- baş karakter Ulviye Hanım nam-ı diğer Acem Ali Bey...
Konuya gelirsek: Ulviye Hanım kendisine macera arayan zengin bir duldur. Kendisine macera olarak yalı komşusu Dürdane Hanım' ın hayatını gözetlemeyi seçer. Ulviye Hanım, yaptığı araştırmalar ve kendi odasından Dürdane Hanım'ın odasına uzattığı telefon hattı sayesinde Dürdane Hanım'ın yaşadığı aşk macerasını ve çaresiz kalışını öğrenir. Dürdane Hanım'ı çaresiz duruma düşüren Mergub Bey'den intikam almak ve Dürdane Hanım'ı bu durumdan kurtarmak için Acem Ali Bey adıyla erkek kılığına girer. Kendine kabadayı takımından kayıkçı Sohbet Ağa'yı arkadaş edinir. Acem Ali Bey ve Sohbet Ağa, Dürdane Hanım'ı içinde bulunduğu durumdan kimseye sezdirmeden kurtarırlar ama Mergub Bey'in intikamı Dürdane Hanım'ın rızasına kalmıştır. Dürdane Hanım, Mergub Bey' in yanında intihar eder ve kendince intikamını almış olur, Mergub Bey ise başkasıyla evlenir ama bu evlilik ölümle sonuçlanır. Ulviye Hanım-Acem Ali Bey değişimleriyle ilginç, maceralı, keyifli bir Ahmet Mithat Efendi romanı.
Basıma gelince; yayınevinin kitap sunuşu çok başarılı, gerek kitap ebatı,sayfa düzeni,kapak, gerekse kitabın başında yazarı ve eserini ve diğer eserlerini açıklamalı anlatan sunuşuyla güzel bir sunum yapılmış.
Klasik okumayı sevenlere özellikle Ahmet Mithat Efendi okumayı sevenlere tavsiye olunur...
Ahmet Rasim'in uzun hikayelerinden biri...Yine kadın ve erkek ilişkisini konu almış. Bir nevi güzel- çirkin hikayesi diyebiliriz. Hikayenin kahramanı sevmeden evlendiği eşinden, eşinin geçirdiği çiçek hastalığı sebebiyle çirkinleşmiş yüzünden nefret etmeye başlamıştır. Artık eşinin hasta yüzünü görmeye dayanamaz ve eşini, evini terkedip tanıdıklarının yanına yerleşir ama gittiği her evden yaşadığı olaylar sebebiyle ayrılmak zorunda kalır. Yaşadığı olaylar ona eşinin çirkin yüzü dışında tertemiz bir kalbi olduğunu, eşinden asla bir zarar gelmeyeceğini, eşinin onu çok sevdiğini öğretir. Artık eşine dönmeye karar verir, evine mektup yollar ama cevap olarak eşinin ayrılığa dayanamayıp öldüğünü öğrenir...Meşakk-ı Hayat, Hayatın Güçlükleri adıyla bu hikaye bir evliliğin acıklı hikayesi...