Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Yasin özcan Tarafından Yapılan Yorumlar

14.04.2009

Kitapta yeni bir şey yok,her zamanki bildiğimiz Osmanlı tarihini anlatıyor.Yalnız Osmanlının siyasi tarihini anlatan kitapta;Osmanlının medeni,dini ve kültürel anlamda tarihi hiç ele alınmamıştır.Yazarın objektif olduğunu ise hiç düşünmüyorum.Bence okuyarak vakit kaybetmeye hiç gerek yok.
24.03.2009

Kitap edebi zevkten tamamen yoksun ve oldukça da sıkıcıdır.Zaten kitabın ilk ikiyüz sayfası sosyolojinin kaynakları ve tanımlamasına ayrılmıştır.Kitabın bana tek katkısı ise sosyoloji kelimesinin etimolojik açılımını öğrenmem olmuştur.
22.03.2009

Gerçekten çok harika bir eser.Üstadımız Muhammed Hamidullah,İslam’la yeni tanışanlar için veya İslam’ı öğrenmek isteyenler için çok güzel bir çalışma yapmıştır.İslam’ı hemen her yönü ile ele alan kısa fakat öz açıklamalarla sunan bundan daha iyi bir eser yoktur herhalde.Eğer bir kimse sizden İslam hakkında bilgi edinmek için bir kitap tavsiye etmenizi isterse çekinmeden bu eseri tavsiye edebilirsiniz.
17.03.2009

Kitabın kapağında “Hz. Muhammed” yazmaktadır.İlk bakışta bir siyer kitabı intibaını vermiş olsa da,aslında siyerle hiçbir alakası yoktur.Kitabın tam olarak adını yansıtan ve içeriğini doğru bir biçimde ifade eden ise kitabın içinde ki başlıktır.Bu başlıkta şu ibare bulunuyor.”Ve Hz. Muhammed O’nun peygamberidir,Peygambere İslam inancında gösterilen hürmet” kitabın orijinal ismi de budur.
Kitap yazarın ana dili olan Almanca olarak kaleme alınmıştır.Yazar Türkiye de 5 yıl bulunmuş ve bazı üniversitelerde hocalık yapmıştır.Yazarın birçok müsteşrike göre daha bir objektif olduğunu kitabı okuyan herkes kolaylıkla görecektir.Anlaşılan yazar İslam’a ve onun resulüne oldukça sıcak bakmaktadır.Fakat anlaşılan o ki;bu sıcak bakış ve bunca araştırma,yazarı Müslüman yapamamıştır.Bir insan İslam ile bu kadar içli dışlı olduktan sonra nasıl olurda İslam’ı tercih etmez? Bu gerçekten anlaşılması oldukça zor bir durumdur.
Mustafa İslamoğlu hocanın “Üç Muhammed,iki tasavvur bir gerçek“kitabında:Üç ayrı peygamber anlayışını incelemişti.Bana göre çok güzel bir eser olan bu kitapta,Mustafa hoca bu üçlü tasnifi şöyle yapıyordu.1,aşırı yüceltmeci tasavvur 2,indirgemeci ve dışlayıcı tasavvur ve 3, olarak da gerçek peygamber.İşte oryantalist Annemarie Schimmel’in yazmış olduğu bu kitap da bu üçlü tasnifin birincisini ele almaktadır.En erken devirlerden hemen zamanımıza kadar olan süreçte İslam edebiyatında ki peygamberi yücelten unsurları ihtiva eden ve yorumlayan bir çalışma.Ben bu çalışmayı oldukça beğendiğimi ifade etmeliyim.Fakat bu arada oldukça da yetersiz gördüğümü de söylemem gerekir.Yazar da bizzat sonuç bölümünde şöyle söylemektedir ”Bu kitapta bir araya getirilmiş olan malzeme,Peygamberin yüceltilmesi bahsinde bulunması mümkün olan belgeler ve kaynaklar karşısında okyanusta bir damla gibi kalır” Evet yazar yerinde ve doğru bir tespit ile gerçeği teslim etmiş ve aynı zamanda mütevazılığını da ortaya koymuştur.
Kitap,Peygamberin çeşitli yönlerini farklı başlıklar altında inceleyerek,önce konu hakkında kısa bilgiler vererek başlamakta sonra ise yüceltmeci anlayışın şiirlerini ve nesirlerini vererek üzerine yorum yapmaktadır.Mesela Peygamberin mucizeleri ve menkıbeleri,peygamberin günahsızlığı,peygamberin isimleri,miraç,mevlid,gibi…
Yazarın kitapta birçok hatasını da görmekteyiz mesela Kur’an-ı Kerim’in Hz. Osman zamanında yazıya geçirilmiş olduğunu söylemesi gibi (sayfa 25)
Şimdi ise kitabın içeriğini daha iyi anlamanız bakımından,kitaptan birkaç örnek vereceğim.Böylece Peygamberi yücelteceğim veya onu methedeceğim diye işin nerelere vardırıldığını daha iyi kavramış olacaksınız.Örneğin Nebhani’nin şu dizeleri
“Ey Allah’ın elçisi! Ben bir yabancıyım,
Öyleyse koru beni,sen yabancıların sığınağısın.
Ey Allah’ın elçisi! Ben fakirim,
Öyleyse bana yardım et,çünkü sen fakirleri korursun.
Ey Allah’ın elçisi! Hasta ve zayıfım,
Öyleyse şifa ver bana,şifayı senden umarız!
Ey Allah’ın elçisi,sen bana yardım etmezsen eğer,
Kime sığınabilirim,kime?”
Görüldüğü üzere şirkin her türlüsünü içinde barındıran bu dizeler hayret vericidir.Nasıl oluyor da bu kadar ileri gidebiliyorlar.Ne kadar cesurlar öyle değil mi?
Yine Senai adlı tipik bir yüceltmecinin şu dizelerine kulak verin veya göz gezdirin.
“Ahmed’in şeklinin Adem’den geldiği doğrudur,
Ama özde Adem’in cismi Ahmed’den ötürü vardı.”
Burada ise Hz. Peygamberin bütün yaratılmışlardan önce yaratıldığı inancına bir gönderme vardır.Oysa Allah’ın kitabı “Muhammed ancak bir resuldur,ondan önce de resuller gelip geçmiştir” demektedir.Ne kadar cesurlar değil mi ? nasıl bu kadar cesur olabiliyorlar hayret doğrusu !
Yine peygamberi yücelteceğim derken,şaşırmış hatta kafayı tırlatmış diyebileceğimiz bir isim daha var.Kendini köpeklerden daha aşağı olarak gören bu şair(kudsi) şöyle söylüyor.
“Kendimi bir köpeğe benzettiğim için çok üzgünüm,
Çünkü senin sokağında ki bir köpekle
Kıyaslanmak terbiyesizliktir!”
Bu köpeklerle kendini bir tutmak veya daha aşağı görmek tarikat ve tasavvuf çevrelerinin bir alışkanlığıdır.Oysa Allah insanı “en güzel surette” yarattığını söylemektedir.Nasıl bu kadar alçalabiliyorlar!Yani esfel-e sefiline insan bu kadar mı yuvarlanır.?
Yine bir Hindistanlı şairin şu rezilane dizelerine bakınız
“Selam! Selam sana damat,Arabistanlı Muhammed!
Merhamet et,merhameti en bol olan sensin!”
Her kelimesi şirk kokan bundan daha iğrenç bir beyit olabilir mi bilmiyorum.
İşte bu kitap böyle nice rezilliklerle doludur.Ben sadece bir iki örnek verdim.Mustafa İslamoğlu Hoca “Üç Muhammed” kitabında bu kadar çok kaynağa başvurmamıştı.O sadece Kadı Iyaz’ın “şifa” ve Suyuti’nin “hasais” isimli kitaplarından yola çıkarak yüceltmeci anlayışı ortaya koymaya çalışmıştı.Acaba;İslamoğlu’nun bu kitaptan haberi var mı dır? Bilmiyorum ama eminim ki olsaydı faydalanırdı diye düşünüyorum.Bu kitap gerçekten iyi bir çığır açmış olabilir.Bu tip çalışmalara oldukça ihtiyaç vardır.
12.03.2009

Kitabın arka tarafında ki yazıda şöyle bir ibare bulunuyor “ Muhammed Gazali’nin Resulullah ‘ın hayatını konu alan bu çalışması,yüce peygamberin hayatının okunması için değil anlaşılması,araştırılması için değil yaşanması için kaleme alınmıştır.Siret konusunda ki araştırmalarda İslam dünyasında kendisinden sonra bir çığır açan bu eser..” Buna katılmak mümkün gözükmüyor neden? Çünkü bu tarz kitaplar daha çok eski dönemlerden beri kaleme alınmaktadır.En basit bir örnek ise İbn Kayyım El Cevziyye’in “Zadu’l mead” isimli eserini zikredebiliriz.Bu eser bile bugün yaklaşık yedi yüz yaşındadır.Oysa Muhammed Gazali 20,asır müelliflerindendir.

Fıkhu’s Sire tarzı kitaplar pek çoktur.Bunlara bir örnek ise yine çağımız müelliflerinden Suriyeli Ramazan el Buti’dir.Ramazan el Buti’nin kitabını bu kitaptan daha başarılı bulduğumu söylemeliyim.Aslında bu tarz kitapların hedefi,adından da anlaşılacağı üzere Resul-i Ekrem’in siretinden fikhi hükümler çıkarmaktır.Fakat bu kitapta bunu maalesef pek de bulamıyoruz.Müellif bunun yerine Resul-i Ekrem’in bildiğimiz hayatını edebi bir formatta yazmaya çalışmıştır.Üzülerek kaydediyorum ki kitapta yeni bir şey yoktur.Fakat iki konu müstesna;bunlardan biri müellifin taaddüdi zevcat-çok eşlilik-konusuna yapmış olduğu yorumdur.Bu yorumdan oldukça istifade ettiğimi söylemem gerek.İkinci konu ise;Resul-i Ekrem’in,Kur’an’da da geçmekte olan Hz. Zeynep ile evliliği konusun da ki yorumudur.Gerçekten bu konuda çok harika tespitlerde bulunmuştur ve bana göre yüzde yüz isabet etmiştir.

Kitapta kaynak hiç kullanılmamıştır.Dipnot ise hiç yoktur.(acaba mütercimin,müellife hiç mi muhalefeti yoktur) Kitabın sonunda da bir kaynakça mevcut değildir.Fakat,müellif metin içerisinde bazı kaynaklara atıflarda bulunmaktadır.Buda çok yetersizdir;çünkü tetkik etmek için hadis numaraları verilmemiştir.Bu kaynakları gösterme işini en azından mütercim yapabilirdi.
Tercüme son derece kötüdür.Bu tercüme çalakalem hazırlanmıştır.Yapılan işe hiç saygı gösterilmemiştir.Oysa gönül isterdi ki daha güzel bir tercüme ve redaksiyon ile piyasaya sürülsün.
Kitapta bir çok hatalar mevcuttur.Bu hatalar acaba tercüme hatası mı? Yoksa müellifin hatası mı? Veya baskı hatası mı? Ben bu hataların müellife ait olduğunu düşünüyorum.Şimdi bu hataları sayfa numaraları ile kaydedeceğim.

Müellif sayfa 81 de Hz. Hatice’nin 56 yaşında vefat ettiğini söylüyor.Bu yanlış bir bilgidir.Hz. Hatice vefat ettiğinde 65 yaşında idi.Bunun delili ise Resul-i Ekrem Hz. Hatice ile evlendiği zaman-yaygın görüşe göre-25 yaşında idi,Hz. Hatice ise 40 yaşında.Resul-i Ekrem’e vahiy 40 yaşında gelmeye başlamıştır.Bu mütevatir bir haberdir.Hz. Hatice Risaletin 9 veya 10, yılında vefat ettiğine göre vefat ettiği tarihte minimum 65 yaşında olması gerekir.Yine müellif aynı sayfada Resul-i Ekrem’in çocuklarını sayarken Rukiye’yi atlamıştır.

Müellif sayfa 100 de “Eşi Hatice,kölesi Zeyd b. Sabit..” demektedir.Buda yanlış bir bilgidir.Kölesi-daha sonra evlat edinmiştir-Zeyd b. Harise dir.Zeyd b. Sabit ise Resul-i Ekrem’in vahiy katibidir.Ayrıca Ensardan dır ve Hazrec kabilesine mensuptur.Müellif yine aynı sayfada Mekke de ki eski hanifleri sayarken Amr b. Nüfeyl ismini kullanmıştır.Buda yanlıştır;doğrusu Zeyd b. Amr b. Nüfeyl olacaktı.
Müellif sayfa 117 de Cafer b. Abdulmuttalib ismini kullanmıştır.Buda yanlış bir bilgidir.Doğrusu Cafer b. Ebu Talip tir.Yani Hz. Ali’nin kardeşidir.Ebu Talip ise Resul-i Ekrem’in amcasıdır.Abdulmuttalib ise Resul-i Ekrem’in dedesi olur.
Müellif sayfa 369 da “Öte yandan Hz. Peygamber sahabeye savaşa hazırlık emri verdi ve Mekke’ye yürüyeceğini bildirdi” Buda son derece yanlış bir bilgidir.Resul-i Ekrem Mekke’ye yürüyeceğini kimseye haber vermiş değildir.Hatta Hz. Ebubekir kızına-Resullulah’ın hanımı- gidip Resullulah’ın niyeti nereye diye sormuştur.En yakın arkadaşının bile Mekke yakınlarına gelene dek bu konuda bir bilgisi yoktu.Zaten Resul-i Ekrem Tebük seferi hariç hiçbir seferini açıktan ilan etmiş değildir.
Müellif sayfa 375 de Sad b. Ubade’nin Evs kabilesi lideri olduğunu söylüyor.Buda yanlış bir bilgidir.Doğru olan Hazrec lideri olduğudur.Evs Kabilesinin lideri ise Sad b. Muaz İdi ve hendek savaşında aldığı bir ok yarası ile şehit düşmüştü.
Müellif sayfa 450 de Veda hutbesini anlatırken Resul-i Ekrem’in kaldırdığım ilk faiz Abdullah b. Abbas’ın faizidir demektedir.Bu yanlış bir bilgidir.Doğru olanı ise Abbas b. Abdulmuttalib olacaktı.
Görüldüğü gibi hatalar genelde isimler üzerinedir.Müellif bu konuda oldukça zayıf görünüyor.Acaba mütercimin hatası mı ? ama ben öyle zannediyorum ki müellifin hatasıdır.Aslında daha bir çok eleştirim olacaktı fakat yerimiz dar olduğu için bu kadarla iktifa etmek durumundayız.