Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Yasin özcan Tarafından Yapılan Yorumlar

16.11.2010

İlber Ortaylı hocamızın gayet kısa yazılarından oluşan bir derleme.Sanki masa başında otururken,canı sıkılmışta bişeyler karalamış gibi bir üslubu var.Yakın tarihten çok günümüz konularına daha çok önem veren bir seri yazı.Fakat hocanın hükümete karşı olan muhalefetini de alttan alta da olsa zımnen hissedebiliyorsunuz.Bence hocanın okunacak bir çok kıymetli eseri varken bu kitaba para ve zaman vermek beyhude olacaktır.
07.11.2010

Sabahattin Selek’in Anadolu ihtilali isimli kitabı kaynak bir kitaptır.Fakat ben şahsen bu kitabın objektif olarak kaleme alındığını düşünmüyorum.Mustafa Kemal hayranlığı maattesüf yazarın objektifliğinin önüne geçmiştir.Yazar Mondros mütarekesinden Cumhuriyetin kuruluşuna kadar olan bölümü ayrıntılı bir biçimde kaleme almıştır.Bazı eksikliklerine rağmen istifade edilecek bir kitaptır.
09.10.2010

İnternette yazar ile alakalı bir araştırma yaptım.Yazar adeta bir hayalet gibi hakkında en ufak bir bilgiye bile rastlayamadım.Şu yayınevleri ve özellikle İşbankası gibi bir yayınevinin;kitabın giriş kısmına yazar ile alakalı bilgi koyması gerekmez mi ? Tamam kitap bir hatırat,onu anladık ama yazarın kendini anlatışı çok mahdut,onun için yazarla ilgili bilgilerin verilmesi çok önemli.

İşgal yıllarını anlatan bir hatırat bu kitap.İstanbul da ki işgal yıllarını..
Yazarın kafası oldukça karışık,kendine ait bir fikri yok gibi bir şey..
Okuduğu günlük gazetelerden ve fısıltı gazetesinden duyduklarını anlatıyor sadece.
Kendi şahit olduğu ve bire bir tanıklık ettiği olaylar ise oldukça mahdut ve değersiz.
Anladığım kadarıyla yazar okuduğu köşe yazılarının çok etkisinde kalıyor ve yazılar arasın da bir sentez yapmaya çalışıyor.
Bazen de çok tuhaf notlar düşmüş;bu ara havalar iyice soğudu veya çok fena nezleyim gibi..
İşgal yılları hakkında bir fikir edinmek anlamında okunabilecek bir kitap.Bunun dışında bilimsel bir değer taşımıyor.Zaten bir çok tarih hataları ile de malul.Yayınevi bu hataları dipnotlarla düzeltmeye çalışmış.
09.09.2010

Sultan Abdülaziz dönemini anlatan bir kitap.Dönemi hemen her yönden inceleyen ve yeni sultana tavsiyelerde bulunan bir kitap.Sultan Abdülaziz dönemini ekonomik,siyasi,askeri ve maarif yönünden inceleyen kimi zaman oldukça sert bir şekilde eleştiren kimi zaman da muvafakat eden bir çalışma.
Kitap Osmanlıca aslından sadeleştirilmiştir.Fakat oldukça kötü bir şekilde sadeleştirildiğini söylemeliyim.Edebi zevkten tamamen yoksun ve imla kurallarına tamamen aykırı bir biçimde hazırlanmıştır.Bu özelliğinden dolayı kitap okunurken biraz ızdırab vermektedir.Kitabı sadeleştiren kişi bazı konularda çok fahiş hatalar yapmıştır.Mesela “Kuleli vakası” diye bilinen olayı” kaleli vakası” olarak çevirmesi bunun en basit örneğidir.Birde sayfa 106 da Sultan III, Selim dönemini 1726 da zikretmesi ise oldukça şaşılacak bir durumdur.
29.08.2010

Dücane Cündioğlu’nun okumuş olduğum ilk kitabıdır.Kitap beni çok etkilemiştir.Dücane beyi daha önce tv de birkaç kez izleme fırsatım olmuştu.Bazen de Yeni şafakta ki yazılarını takip ederim.Oldukça entelektüel bir şahsiyet olduğunu söyleyebilirim.Fakat tasavvuf ile biraz fazla içli dışlı olduğu için bazen ne dediğini anlamakta zorlanıyorum.Ama şunu biliyorum ki oldukça aklı başında bir zattır kendileri.Gürkan Hacır’ın SKYTÜRK de ki programında “antichrist” diye bir film tavsiye etmişti.Hatta Hacır,onun tavsiyesi üzerine bu filmi izleyip çok beğenmişti.Bu filmi bende izledim fakat hiçbir şey anlamadım doğrusu.

Bu kitapta dikkatimi çeken en önemli husus,yazarın yorum yapmamasıdır.Bu bana oldukça ilginç gelmiştir.Aslında yazar kendi yorumlarını da katsa idi daha iyi olurdu kanaatindeyim.Sanki yazar bize metinleri verip:gerisi size kalmış canınız nasıl istiyorsa öyle yorumlayınız diyor.Yazar bu konular etrafında negatif veya pozitif bir katkı sağlamıyor.Acaba bunun sebebi nedir ? Yorum yaparsam biraz ileri gidip de yasak bölgeleri ihlal ederim korkusu olabilir mi ?

“1932 Ramazan’ı” kitapta o kadar çok geçiyor ki;adeta kafanıza mıh gibi saplanıyor bu tarih.Bu 1932 senesi ve özellikle Ocak ayına rastlayan ramazanı gerçekten çok mühimdir.Yazarın bu kadar üzerinde durması ise oldukça doğaldır.Çünkü “dinde reform” çılgınlığının başlatıldığı zaman işte bu zamandır.1932 Ramazanı.

O döneme ait bir çok vesika bu kitapta yer almıştır.Diyebilirim ki;o dönemi gayet iyi bir şekilde yansıtan bir çalışmadır.