Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

İzzet Eroğlu

1980'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı Üniversitede doktora çalışmasına devam etmektedir. Anayasa hukuku ve özellikle parlamento hukuku ve insan hakları alanında çeşitli makeleleri ve "İnsan Haklarının Parlamenter Denetimi" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Biri (Suistimalci Anayasacılık) bağımsız, diğeri (Otoriter Anayasacılık) birlikte olmak üzere iki eseri TÜrkçeye tercüme etmiştir. Hukuk-edebiyat ilişkisi, tarihî romanlar ve hukuk tarihini edebi eserler üzerinden okumak gibi okumaya dair ilgili alanları bulunmaktadır.

İzzet Eroğlu Tarafından Yapılan Yorumlar

11.02.2025

Yazarın Darülfünun Edebiyat Fakültesinde hocası ve hayatında örnek aldığı Yahya Kemal’in sanatı, edebiyat anlayışı ve bazı eserlerinin değerlendirilmesi eserde yer almaktadır. Eser; Yahya Kemal’le başlasa da baştan sona Yahya Kemal’i ele alan bir eser olmayıp girişten sonra edebi akımlar ve Yahya Kemal’in çağdaşı bazı yazarlar ele alınmıştır. Bu bağlamda eser tamamlanmış bir eser niteliğinde değildir. Ayrıca eser biyografi olmayıp Yahya Kemal’in eserlerinin ve sanat anlayışının entelektüel ve sanatsal olarak ele alınması niteliğindedir. Eserin sonuna yazarın günlüklerinde Yahya Kemal’le ilgili kısımlar eklenmiştir. Eserde fazla olmasa da yer yer Yahya Kemal’le ilgili anılar da yer almaktadır. Mukayeseli olarak isabetli değerlendirmeler ile kültürel ve edebi tarihe siyasetten uzak bir şekilde bakabilmesi yazarı daha değerli kılmaktadır. Güzel ve akıcı Türkçe ile kaleme alınan eser edebiyat tarihine ilgi duyanlara hitap etmektedir.
02.02.2025

Millî Mücadele, inkılaplar ve Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatı sonrası devlet ve toplum nezdinde vatan ve hürriyet şairi Namık Kemal’e yaklaşım, somut verilerden hareketle ele alınmıştır. Bu nedenle eser Namık Kemal’in biyografisi olmayıp belirtildiği üzere Cumhuriyet döneminin farkı zaman dilimlerinde vatan ve hürriyet şairinin nasıl değerlendirildiği hakkındadır. Eserde topluma mal olmuş kişilerin bile farklı dönemlerde nasıl siyaset malzemesi olarak kullanıldığı nesnel bir şekilde değerlendirilmiştir. II. Abdülhamit döneminde zulme ve baskıya karşı haykırışın sesi olan ve halka ve okumuş kesime umut aşılayan Namık Kemal’in siyaseten kullanılmasının acı hikâyesi, dönem gerçekleriyle birlikte tarihî vesikalara dayalı olarak değerlendirilmiş olup eser tarih, edebiyat ve siyasetle ilgilenenlere fazlasıyla hitap etmektedir.
27.01.2025

Eserde hukuk fakültesi mezunlarının tercih ettikleri mesleklerden araştırma görevliliği, avukatlık, kamu avukatlığı ile hâkim ve savcılık mensuplarının kurgu ile gerçek arasındaki kaldıkları ikilemler eleştirel olarak öznel gözlemler üzerinden ele alınmıştır. Mesleğe giriş, mesleki benimseme ve uyum sağlama, mesleğin gereği gibi yerine getirilmesi ve kurumsal kültür gibi çeşitli sorunlar özellikle olması gereken ve sosyolojik gerçeklik boyutuyla irdelenmiştir. Hukuk mesleklerinin kalitesinin artması için bu tür eleştirel eserlerin uzun vadede sorunların çözümüne katkı sağlaması beklenir. Hâli pür melalimiz olması gerekenden fersah fersah uzak olmakla birlikte verili düzen ve alışkanlıkların içselleştirilmesine dayalı bir bakış açısının yaygınlığı bu tür bir çalışmanın öneminin anlaşılması konusunda önemli veriler sunmaktadır. Eser, özellikle hukuk fakültesi öğrencileri olmak üzere hukuk ve adalete ilgi duyanlara hitap etmektedir.
21.01.2025

Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarında İstanbul kabadayılarından birinin etnik gruplar ve siyasetle ilişkileri bağlamında ilginç hikâyesi eserde ele alınmıştır. Olayların geçtiği döneme ilişkin gözlemler ve sosyolojik tahliller dikkat çekici. Bir katilin hayata bakışı, duyguları ve muharrik gücü; sade, akıcı ve heyecanlı bir şekilde işlenmiştir. Mahkeme sahnelerinden zindanlara, İstanbul’dan İskenderiye’ye ve gece alemlerinden idam sehpalarına farklı mekânlara dair tasvirler etkileyici. Osmanlı’da etnik gruplar arası rekabetin cinayetler üzerinden ele alınması son derece dikkate şayan bir husus olup yazar, böyle ilginç bir konuyu işleyerek övgüyü hak etmektedir. Herhâlde katilin görüp göreceği en acı şey, devlet eliyle kullanıldığını öğrenmesidir. Siyasi yönü olan hemen hemen her olayda devletin işin içinde olması ve gerekli tedbirlerin alınmaması gerçeği Osmanlı’dan Türkiye’ye tevarüs eden bir alışkanlık olsa gerek.
14.01.2025

Modern dönemle birlikte Müslümanlar ve İslam ülkeleri, çağdaş gelişmeleri, sorunları ve anlayışları ele alma ve incelemede genel olarak İslam’ın temel ilkelerine uygun değer/ilke temelli bir bakış açısı ortaya koyamadılar. Bunda fıkhın gelişen ve değişen şartlara göre değerlendirme kapasitesinin göz ardı edilerek klasik yöntemle konulara yaklaşılması de etkili olmuştur. Yazar değişen ve gelişen şartlar çerçevesinde İslam’ın konuya yaklaşımının geleneksel bakış açısından farklı olması gerektiğini ortaya koymuş ve bunun nasıl olması gerektiğine dair kıymetli bir müzakereyi açmıştır. Klasik dönem eserlerin tercüme edilmesi veya aktarılması, sorunların çözümüne katkı sağlamadığı gibi bu tür eserlerin yorumlanmadan tercümelerinin yayınlanmasının farklı sorunlara sebebiyet verdiği isabetli bir şekilde ortaya konulmuştur. Eserde İslam’ı, Kur’an’ı ve Sünneti nasıl anlamamız gerektiği yönünde son derece ehemmiyetli fikir jimnastiği yapılmıştır.