Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

İzzet Eroğlu

1980'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Aynı Üniversitede doktora çalışmasına devam etmektedir. Anayasa hukuku ve özellikle parlamento hukuku ve insan hakları alanında çeşitli makeleleri ve "İnsan Haklarının Parlamenter Denetimi" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Biri (Suistimalci Anayasacılık) bağımsız, diğeri (Otoriter Anayasacılık) birlikte olmak üzere iki eseri TÜrkçeye tercüme etmiştir. Hukuk-edebiyat ilişkisi, tarihî romanlar ve hukuk tarihini edebi eserler üzerinden okumak gibi okumaya dair ilgili alanları bulunmaktadır.

İzzet Eroğlu Tarafından Yapılan Yorumlar

31.12.2024

Türkiye’de hukukun oluşumunda sosyal bir gerçeklik olarak fıkhın dikkate alınması gerektiği, Türkiye’nin hukuk sorunları ve hukuk anlayışı üzerinden ele alınmıştır. Yazar, modern hukukla birlikte fıkhın da sosyal bir gerçeklik olarak dikkate alınarak daha ayağa basar bir hukuk sisteminin mümkün olduğu görüşündedir. Ancak yazarın fıkha yüklediği anlam doğrudan İslami kurallar olmayıp toplum nezdinde kabul gören ve meşruiyeti olan kurallardır. Türkiye’nin eklektik hukuk anlayışı eleştirilerek mevcut hukukun bakış açısı ve felsefi yaklaşım bakımından yetersiz olduğu, pozitif hukukun hukuk olmadığı ve hukukun gerçek niteliğini kazanmasının aynı zamanda otoriteye karşı da bir denge unsuru olacağı iddia edilmektedir. Eser, farklı ve özgün bakış açısıyla okunmaya değerdir.
14.12.2024

Her otobiyografi veya anı bir anlamda savunma, hayatın bir muhasebesidir. Yazar da elden geldiğince dürüst ve samimi bir şekilde anılarını kaleme almıştır. Eserde yazarın doğduğu aile ortamından başlayarak 2002’ye kadarki hayatının anıları yer almaktadır. Yazar; mübadil bir ailenin çocuğu olarak Ayvalık’ın sosyo-kültürel yapısından İngiliz Erkek Lisesi ve Robert Kolejine, Amerika’da bir yıllık lise değişim öğrenciliğinden üniversitede devrimci harekete katılması, Filistin Direniş Hareketi’nden İsveç’teki mültecilik yıllarına, yazılı ve görsel basının farklı kurumlarından siyasete kadar hayatının önemli konu ve olaylarını anlatmaktadır. Eser bir anlamda yazar üzerinden Türkiye tarihinin bir okuması olarak da düşünülebilir. Bu nedenle eserde Türkiye’ye yön veren çok sayıda siyaset, ticaret ve akademi dünyasından isimlere sıkça rastlanmaktadır.
Yazarın veya yazar üzerinden Türkiye tarihini gözden geçirmek ve hayata dair dersler çıkarmak için eser okunmaya değerdir.
13.12.2024

Abdullah Efendi’nin Rüyaları, Geçmiş Zaman Elbiseleri, Bir Yol, Erzurumlu Tahsin ve Evin Sahibi adlı hikâyelerin yer aldığı güzel bir eser. Olay ve kahramanlar gerçek hayattan alınmış gibi ete kemiğe bürünmüş bir hâlde. Yazarın latif Türkçesiyle okunmayı hak eden eserlerden.
05.11.2024

Resepsiyon kavramı ve dünya genelinde belli başlı resepsiyon örnekleri genel olarak ele alındıktan sonra Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde başlayan ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında da devam eden resepsiyon çalışmaları ele alınmıştır. Başlıca, anayasa, ceza hukuku, ticaret hukuku, usul hukuku, medeni hukuk ve borçlar hukuku alanındaki resepsiyon çalışmaları ele alınarak resepsiyonun Cumhuriyet ile başlamadığı, Osmanlı Devleti’ne dayandığı ve çağdaş ülkelerin kanunlarının benimsenmesinin özellikle II. Meşrutiyet’te yoğunlukta tartışıldığı ortaya konulmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun tercüme edilmesinde Haçeriyan Efendi’nin tercümesinden yararlanılıp yararlanılmadığı ve Lozan Andlaşması uyarınca görev yapan adli/hukuk müşavirlerin işlevi hakkında bilgi verilseydi daha güzel olurdu. Eser hukuk tarihine ilgi duyanlara hitap etmektedir.
27.10.2024

Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın günlüklerine bigâne kalmak pek mümkün değildir. Türk edebiyatının yalnız adamı, kendini kimseye anlatamamış ve çeşitli zaafların kurbanı. Bazı objektif gözlemleri görmezden gelinemez. Arafta kalanlardan, yalnızlığı iliklerine kadar yaşamış. İki fikri taraftan birine ait olmanın rahatlığını hissetmemiştir. Bireyselleşmenin olmadığı toplumlarda aidiyet hissi esasında kişilere büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Bundan istifade etmeden kendin olmak büyük bir iş. Ahmet Hamdi de bu yolu seçerek adeta kendisini yalnızlığa adamıştır. Eserde romanları ve hatta fotoğraflarının ötesinde ete kemiğe bürünmüş farklı ve yalnız biriyle karşılaşacaksınız.
Eserleri hazırlayanlar büyük bir takdiri hak etmektedirler. O kadar karışık notlar ve defterler arasında muntazam bir eser ortaya konulması gerçekten takdire şayan.