Toplam yorum: 3.285.258
Bu ayki yorum: 6.784
E-Dergi
ismail_atan Tarafından Yapılan Yorumlar
Yalnızlığın savaşı var bu kitapta. Azmin ve kararlılığın kokusu sinmiş satırların arasına. Rio de Jeneiro kadar olmasa da sıcaklık her yanımı sardı bu kitabı okurken. Bir roman nasıl yazılır az da olsa bir fikir verdi bana. Yılgınlığa, sıcağa, parasızlığa, yalnızlığa, terk edilmişliğe, savaşa, iğrençliklere rağmen azim savaşı nasıl verilir onu öğretiyor sayfaların arasında. Rio'nun karnavallarda bilinen yüzünüm aksine bambaşka bir portre çiziyor Aslı Erdoğan gözlerimizin önüne. Biraz karmaşık, biraz sıradışı, biraz kendine has... Onda biraz biraz her şeyden var. Sevdim.
"Ayın En Çıplak Günü"nden sonra okuduğum ikinci Buket Uzuner kitabı. İnsanın ağzında değişik bir tat bırakıyor onun öyküleri. Kimi zaman bir mayhoşluk kimi zaman yavanlık kimi zaman hazzı henüz tükenmemiş bir tatlı kıvamı. Yirmi dört saat geçmeden bitirilen bir öykü kitabnının üzerine söylenecek çok söz yoktur sanırım. Yirmi dört saat bile geçmeden bitiyorsa bir kitap elden bırakılmıyor demektir. Geç keşfettiğim öykücülerden biri Buket Uzuner. Geç kalınmışlıklar yaşamdan çok zaman bir şeyler alır götürür. Bu geç kalınmışlık bana yeni tatlarla geldi, iyi ki de geldi. Kaleminin mürekkebinin bol olması temennisiyle Buket Uzuner'e bir aşure kasesi dolu selam.
Roman tadında bir sözlük gördünüz mü hiç? Hele hele ansiklopedik tarzda yazılmış bir divan şiiri sözlüğü..? Edebiyatla birinci dereceden ilgili olanlar elbette bilirler; ama edebiyatla ilgisi olmayanların bile bir roman ya da hikaye tarzında alıp okuyabileceği şahane bir sözlük. Ondan öğreneceğiniz ve tadına varacağınız o kadar çok şey var ki. Hiç değilse arada bir karşınıza çıkan gazellerde kullanılan mazmunların ne anlamda kullanıldığını öğrenmek açısından kayda değer. Bunun yanında Kalsik edebiyatımızın baş tacı yaptığı Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Vamık ile Azra gibi pek çok mesneviye konu olmuş efsane kişilerin kısa birer özetini tadına vararak yaşatır size. Klasik Türk edebiyatı çekim alanınıza giriyorsa başucu kitabı olarak kütüphanenizin bir köşesinde mutlaka bulunmalı.
"Girmezdi pâk nüsha ele âriyet dahi
Herkes bilir kitabının elbette kıymetini"
İşte kıymeti bilinecek bir kitap İskender Çelebi'den. Gerçek bir Çelebi o. Akıcı ve şiirsel diline hayran kalmamak elde değil. Yapıtın içindeki denemelere önce başlık başlık göz gezdirdim. Ayrıntılı bir şekilde okumaya başlayınca yapıtın adına neden "Düşte Kalan" dediğini çok iyi anladım. Bu kitaptaki her şey düşte kalmış. Bütün bunlar artık düşlerimizi süsleyen şeyler. Vakıflarıyla, İstanbul'un manevi sahipleriyle, Rind ü Zahitlerle, Behlüller ve Hallaclarla, Cüneylerle Selahaddinlerle... Düşte değil mi şimdi bütün bunlar..? Düşünüz hayr olsun.
Sözcük cambazı sölerine aynen katılıyorum. İmgelerin altında yatan ikinci anlamları da dikkate almanızı tavsiye ederim. Göründüğü kadar masum mu? Neredeyse her şeyin ikişerli anlamalrı var. Art niyet diyebilirsiniz belki; ama ben bu satırlardaki samimiyete inanmıyorum. nedense benim imge dünyamda bambaşka sahneler canlanıyor onu okurken. Bazen kızıyorum kendime; ama bir daha bir daha okuyunca yanılmadığımı anlıyorum. Gerçekten usta bir kalem, sözcüklerin ardına gerçek duygularını saklamayı çok iyi biliyor. Aşkın altında aşk mı yatıyor? Gözleriniz nereye bakıyor?