Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

Ali YILDIRIM Tarafından Yapılan Yorumlar

21.03.2009

Kitap daha çok Çanakkale Savaşı olmak üzere cephede ve cephe gerisinde mücadele eden Türk kadınlarını anlatıyor. Bu kadınlar kah keskin nişancılık, kah hemşirelik yapan gerçek kadınlar olabildiği gibi, bazıları hayali kahramanlar olarak çıkyor karşımıza. Bazıları yazıları ve şiirleri ile kitaba girmiş durumda. Kitap derleme bir eser.

Kitabın en çarpıcı unsuru hiç kuşkusuz Çanakkale savaşında yer alan keskin nişancı Türk kadınları. Kitapta bu yiğit kadınların üçünden bahsediliyor.

Keskin nişancı Türk kadınlarının hikayeleri dışında, Nezahat Onbaşı’nın ve Safiye Hüseyin Elbi’nin samimi hikayeleri de çok ilgimi çekti. Albay babası ile cepheden cepheye koşan sekiz yaşındaki küçük bir kız olan Nezahat Onbaşı zaten başlı başına bir roman konusu olabilir. Kendisinden ve küçük yaştaki kahramanlıklarından meclis kürsüsünde bahsedilmesi ama daha sonra madalya verilmesinin bile unutulması bu hikayeyi ironik bir hale getiriyor.

İlk Türk hemşiresi olan Safiye Hüseyin Elbi’nin anlattıkları ise savaşın acı yüzünü gösteriyor. Dost düşman ayırmadan yaralılara tedavi etmeye çalışmış Safiye Hüseyin ve ne yazık ki yüzlercesinin ölümüne şahit olmuş. Şu tespiti ise yürek acıtıyor: “...Hepsi kendi dilleri ile ekseriya tek bir kelime sayıklarlardı, Anne!”

Geçenlerde Safiye Hüseyin’in hayatını anlatan yeni bir kitabın (Çanakkale'nin Kadın Kahramanı Safiye Hüseyin – İsmail Bilgin – Timaş Yayınları) çıktığını gördüm sevindim.
21.08.2007

Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek kitabı çok satılanlar arasına girince hemen devamı geldi. Yine ilk kitapdaki gibi İlber Hoca’nın daha önce yaptığı konuşmaların yazıya geçirilmesi ile oluşmuş sohbet tadında ama sıkı bir metin. Bu yazıların bazıları TRT2’de İlber Hoca’dan dinlemiştim. Tekrar oldu, iyi oldu.

Bu seri devam ediyor. Ne iyi.
21.08.2007

Tipik bir oryantalist Bernard Lewis. Medeniyet olarak tek algıladığı batı medeniyeti Bernard Lewis’in. Diğer medeniyetler batı medeniyetine dönüşmenin bir yolunu bulamazlarsa yok olmaları gerekir diye düşünüyor Bernard Lewis. Gerçeğin tam tersini gerçekmiş gibi anlatmak, insanları buna inandırmak gibi üstün yetenekleri olan biri Bernard Lewis. Bilim adamı mı yoksa bazı insanlar üzerinde etkili olabilen bir büyücü mü Bernard Lewis? Tam olarak anlamadım.

Hatamızın nedere olduğunu kitabı ince ince okumama rağmen tam olarak bulamadım. Müslümanlar ile Batı arasındaki farkları anlatıp durmuş kendi aklına göre. Bir bilim adamı havalarında konuyu enine boyuna inceliyor sanırsınız. Ama niyeyse hep kendini haklı çıkaracak örnekleri ele alıyor.

Kitabın kendi içinde bile pekçok çelişkisi var. Bir yerinde orta-doğuluların (biz Türkler de orta-doğulu oluyoruz) batıda ne olup bittiği ile hiç ilgilenmediklerini, oradan hiçbirşey almadıklarını anlatıyor. Başka bir yerinde, bir alıntıda ise “Türkler kadar yeni icatları benimseyen bir toplum yoktur herhalde” deniyor. Bir yerde batının tam tersine bilim adamlarının çalışmalarına engel olduğumuz savını ortaya atıyor (Takiyüddin’in rasathanesinin kapatılması) ne hikmetse aynı tarihte yakılarak öldürülen batılı bilim adamlarının da bahsi geçiyor.

Uzun uzun, ballandıra ballandıra İslam toplumlarında kölelikten sözetmiş. Bu konudan bir batılı bahsediyorsa utanması lazım. Atalarımız iğneyi kendine batır demişler.

Geri kaldı iseniz, ülkeleriniz işgal ediliyor ise, suçlu aramayın, suçlu sizsiniz diyor Bernard Lewis. Kitaptaki en doğru tespit bu bence. Suçlu olduğumuzu kabul ettikten sonra yapmamız gereken Bernard Lewis’in dümen suyuna girmek değil. Yani durumu düzeltmek için laikçilik ya da feministlik oynamak gerekmiyor. Ülke yönetimlerinin Amerikan işbirlikçilerinden temizlenmesi gerekiyor, müslüman ülkelerin birbirlerine yakınlaşması gerekiyor. Bu yakınlaşma yalnızca siyasi olmamalı, kültürel ve ekonomik yönden olmalı. Hatta öncelik kültürde olmalı.

Lewis’in, Huntington’a Medeniyetler Çatışması kitabını yazması için telkinde bulunduğu söylenir. Ama şunu teslim etmek gerekir Huntington Lewis’ten daha delikanlı biri. Batı medeniyetinin arayı açmasındaki nedeni ne laikliğe ne feminizme ne kültüre ne de dine bağlıyor. Fark olsa olsa batının örgütlü şiddeti mükemmel bir biçimde uygulayabilmesinde diyor Huntington. Ben de bu fikre katılıyorum.
20.08.2007

İlber Ortaylı’nın 1980’den önce çeşitli yayın organlarında çıkmış yazılarından derlenmiş bir kitap. 1980-82 arasında yazılmış yazılarda askeri dönemin etkisi hissediliyor. Yazılar fazla çıkıntılık yapmadan ama altan alta eleştirel bir üslupla yazılmış. Bugüne kadar İlber Ortaylı’nın hemen hemen her fikrine katılırdım ama bu kitapta dil ve harf devrimlerinin çok başarılı devrimler olduğunu dile getirmiş. Burada genç İlber Ortaylı’dan biraz ayrılıyorum. Henüz bir üniversite öğrencisiyken yazdığı Devlet Ana eleştirisi ise bu adamın ileride ne kadar büyük bir entellektüel olacağının kanıtı gibiymiş.
20.08.2007

Okuduğum ilk Cengiz Aytmatov öyküsü. Deve Gözü, Gorki’nin öykülerine benziyor. Genç ve temiz bir insanın azmini ve idealizmini çok güzel anlatmış. Karakterlerin hepsi çok güzel verilmiş. Bu uzun öyküyü okuyunca sosyalist bir ülke insanları neler yaşar neler düşünür anlayabiliryorsunuz.