Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

kombi Tarafından Yapılan Yorumlar

27.01.2013

Yıllarca yalanlanan JİTEM gerçeğinin perde arkasını ve kuruluş hikayesini anlatan kitap maalesef biraz yavan kalmış. Bildiğimiz veya tahmin ettiğimiz bilgileri kimi zaman tumturaklı kimi zaman ise çok ciddi tespitlerle bezemiş. Mesela: "Güneydoğu Anadoluda bugün PKK'ya ihanetin cezası ölüm, devlete ihanetin cezası ise on beş gün gözaltıdır "
27.01.2013

Kamuoyunda komplo teorisyeni namıyla tanınan Mahir Kaynak, yine farklı tespitleriyle karşımızda. Bazen bunları "zorlama tespitler" olarak gördüğünüz oluyor. Ancak çok büyük ihtimalle onun tespitlerini daha önce hiçbir yerde duymadınız veya daha önce aklınıza hiç getirmediğiniz için hemen bir kenara atıp unutamıyorsunuz. Örneğin 2000 yılında basılmış olan bu kitabından bir alıntı:

"Hiçbir yabancı servis, kendi adamlarını göndererek eylem yapmaz. Bir takım mekanizmalarla yerli halkı kullanılır"
26.01.2013

Tespitlerini her zaman ilgiyle izlediğim iki büyük üstadın büyük bir eseri daha. Evet artık ilk basım yılı bir kitap için oldukça eski görünse de içerdiği fikirler hala tazeliğini koruyor, bizlere ışık tutuyor.

"Öcalan ateşkes ilan etti ve şunu söyledi: Ben bundan böyle silahlı mücadeleyi bıraktım, siyasi mücadele yapacağım. Bunun hemen arkasından biz Öcalan'ı Suriye'den çıkardık. Bunca sene silahlı mücadele etmiş, göz yummuşuz ama siyasi mücadele yapınca çıkarıyorsunuz! ABD, Suriye'de siyasi liderlik yapılamayacağını görüyor. Eğer Öcalan Suriye'de kalırsa liderliği Avrupa'nın kontrol ettiği bir Kürte bırakır. Suriye'den çıkarılışı ve sonra Türkiye'ye teslim edilmesi aslında onun siyasi liderliğini sürdürmesi için yapılmış bir manevra. Bugün de hala Öcalan'ı siyasi liderliğinden söz ediliyor. Neden? Çünkü böylece Avrupa'dan yeni bir lider çıkartılamıyor. Çıksa karşısına Öcalan'ı alacak, onunla da mücadele etmek zorunda kalacak. Bu bakımdan ABD'nin operasyonu son derece başarılıdır. Hem üst kademede kendi örgütlenmesini yaptı, hem Avrupa'nın değil kendisinin tayin ettiği kişi hala örgütün sembolik lideri, hem de Avrupa örgüte kendi taraftarı bir lider atayamıyor."(M.Kaynak)
26.01.2013

Türkiye'nin yakın tarihine ilişkin gerçekleşmiş olaylara yer vermesi nedeniyle ilgi ile okuyacağınız bir kitap. Bu konuda yayınlanmış pek çok kitap olduğundan bazı olaylar sizler için tekrar niteliği taşıyacaktır maalesef. Ancak yine de okuduğunuza pişmna olmayacağınız güzel bir eser. Kitapta en çok ilgimi çeken olayı sizlerle de paylaşmak isterim:

"D-8 birliğine imza atan ülkeleri kendilerine tehdit gören G-8 ülkeleri 1997'de oluşturulan D-8'in kurucularının hemen hepsi esrarengiz(!) bir şekilde iktidarlarını yitirdiler. Pakistan başbakanı Navaz Şerif, Bagladeş başbakanı Şeyh Hasina, Endonezya başbakanı Suharto ve Türkiye başbakanı Erbakan darbelerle iktidardan uzaklaştırıldılar. Nijerya enerji bakanı öldürüldü. Malezya'da ekonomik kriz sonrası hükümet düştü. İran cumhurbaşkanı Rafsancani iktidarını yitirdi. Mısır adına imza atan Kemal Ganzuri de görevinden alındı.
24.01.2013

Bazılarını sadece ismen bilme cehaletini yaşayanlardandım maalesef. İsmi geçen üstatların büyük şahsiyetler olduklarını bilirdim ama bu kitabı okuyana kadar büyüklüklerinin nedenini bilmezdim. Okurken büyük keyif aldığım bu kitabı ısrarla tavsiye ederim düşünen arkadaşlara. Kitapta ayrıca tarihe mal olmuş dünya çapındaki pek çok kimseye ait vecizelere de rastlamak mümkün. Mesela;

"batı medeniyeti şu son çağa ait bir şeydir. Gerilere gidecek olursak binlerce sene evvel de medeniyet vardı. Demek ki batı medeniyeti olmadan da kültürler ve medeniyetler oluyor. Şu halde teknoloji insanlara hakim olmadan da insanlık yürüyebiliyor (Toynbee)"

Veya Yavuz Bülent Bakiler'in bizlere aktardığı şu durum:
"Bir gün Necip Fazıl'a demişler ki:
-Üstat! Duydun mu, Dünya Şiiri Antolojisine Türkiye'den iki şair almışlar?
Necip Fazıl istifini bozmadan hemen yanıtlamış:
-Ötekisi kimmiş?"

Maalesef kime ait olduğunu not almadığım şu çarpıcı vecize ile noktalayayım:
"Devlet büyüklerimiz Söğüt'te Osman Gazi'nin, İstanbul'da Fatih'in türbesine gittiklerinde ellerini kaldırıp Fatiha okurlar. Aynı kişiler Atatürk'ün mozolesinde ellerini yanlarına yapıştırıp adeta taşlaşıyorlar. Bu farklılığı hiç anlamıyorum".