Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

aspırıne Tarafından Yapılan Yorumlar

02.01.2012

Behçet Necatigil, kendi şiir serüvenini 3 ana "burç'a" ayırıyor: gurbet, hasret ve hikmet burçları. Şairin özellikle 1975'den sonra yazdığı şiirler bana daha doyurucu geldi, sanırım kendi değerlendirmesine göre hikmet burcuna rastgeliyor. İlk iki dönemdeki şiirler bende basitlik duygusu uyandırdı. Bu seçki yerine toplu şiirlerini okumak daha mantıklı diye düşünüyorum, seçki de fena değil, okunabilir.
31.12.2011

"Başyapıt" olarak değerlendirilen kitaplara genel olarak bakıldığı zaman, yaşanılan döneme çeşitli yönlerden bakabilen; o dönemin yaşam, eğitim, ekin, sanat düzeyini kimi zaman doğrudan kimi zamansa imgelemler kullanarak aktaran, yani yazıldığı dönemin tanıklığını yapabildiklerini görürüz. Bernhard bu romanında döneminin tanıklığını mükemmel üslubuyla harmanlayıp, okura ziyafet sunmuş. Eleştirinin dozu her zaman olduğu gibi yine doruklarda, gözünü budaktan sakınmadan döneminin devletine-iktidarına vermiş veriştirmiş. Aslında bu eleştiriden payını alan bir çok ressam, yazar, besteci, felsefeci de var. Genel olarak Bernhard'ın en beğendiğim eserlerinden birisi olduğunu söyleyebilirim, yazın severlere önerilir.
29.12.2011

Bu davanın sorunu, nasıl bir dünyada yaşamak istemekle beraber ele alınmalı. Dünya düzeninin dayatmalarını yerine getirip ona uymak mı, yoksa bu labirentten çıkmaya çalışıp dava için çaba harcamak mı ?.. Olmak ya da olmamak sorunsalı diyebiliriz. Kitap, genel olarak değerlendirildiğinde bu yargılara varılabilir; özel olarak incelenirse de günümüz davalarıyla işleyiş açısından benzerlikler hemen ilk göze çarpan özelliği olacaktır. Yani evrenselliğini "zaman" kavramının ulaşamayacağı bir noktaya taşımış diyebiliriz yazar için. Çeviri güzel, ancak çevirenin kitapla ve yazarla ilgili görüşleri neden kitabın başına konur anlamıyorum. Okuru yönlendiriyor ister istemez. Kitabın sonuna konulsa bence daha faydalı olur. Herkese önerilir.
29.12.2011

Sadece yazıldığı dönemde değil, uzun yıllar boyunca etkisini kaybetmeyecek, evrensel denemeler...Yazarın, özellikle kitaplar ve okuma üzerine yazdığı denemeleri tekrar tekrar okunmaya değer.Kitap, yaşanılan dönemdeki toplumsal ve yönetsel sorunlar üzerine de oldukça düşündürücü, aynı zamanda bilgece denemeler barındırmaktadır. Kitabın önsözünü özellikle önemsediğimi söylemeliyim; anlatılmak istenileni oldukça yetkin anlatan, ender başlangıç okumalarındandır. Arı, duru bir Türkçeyle yazılan bu kitabı herkese şiddetle öneririm.
23.12.2011

Argo kültürü, tüm dönemlerde dil ve yazın dünyasında çeşitli tartışmalar yaratmış olan özgün bir daldır.Argo bir dilin zenginliğidir ve insanlar zaten bunu kişisel ilişkilerinde yoğun olarak kullanmaktalar, bu yüzden yadsımak işin kolayına kaçmak olacaktır. Hayatının uzun bir dönemini-30 yıldan uzun olduğunu söylüyor- bu sözlüğü oluşturmak için uğraşmış ve dilimize önemli bir "kaynak" kazandırdığı için Hulki Aktunç' u kutlamak gerekir. Kitaptan argonun ne olduğuna dair küçük bir alıntı yaparsam:" Argo,toplumsal yasaların boşlukları,satır arası beyazlıklarıdır." Bu boşlukları dolduran önemli bir yazın insanıydı, Hulki Aktunç... Işıklar içinde yatsın... Önerilir.