Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
ABD Başkan danışmanı ve siyaset bilimci Josephy S. Nye’nin (Eylül 2001’den sonra) 2003’teki kitabıdır. ABD Donanma’sının 2025`teki okuma listesinde hala olduğu için okudum. Başında, askeri + ekonomik + teknolojik+ yumuşak güç eksenlerinde ABD’yi, Çin/Japonya/Rusya/Hindistan/Avrupa ile karşılaştırıp hegemonik gücün sadece ABD’de olduğu ile bitirir. Bu hegemonyanın devamı için, bilgi devrimini (internet) ve küreselleşmeyi doğru kullanarak, filmler (Rambo’dan Görevimiz Tehlike 8’e dünyayı kurtaran ABD imajı), burslar (ülkelerin en iyilerini çekerek hem iş hem imaj), şirketler (kültür ve reklamlarla ABD yaşam tarzının her ülkede özendirilmesi) gibi araçlarla yumuşak güç pratiklerini anlatır. Sonunda, ABD’nin ahlaki ve yönetimsel çöküşünden, ulusal çıkarların yeniden tanımlanarak, istihbarat ve yatırımlarla diğer ülkelerin dostu, dünya demokrasisinin bekçisi gibi görünmekten bahseder. Sonuç Trump’tır; güç şişede durduğu gibi durmaz. Dev Şirketler (P.Philips)’le birlikte ilgililere öneririm.
Engels’in bu kitabı, “Komünist Manifesto” ve “Devlet ve Devrim”le birlikte komünizmin en önemli 3 kitabından birisidir. 1.Bölümde, materyalist gelişimden, aristokrasi yerine burjuvazinin kuruluşundan, İngiliz ve Fransız burjuvazilerinden bahseder. 2.Bölümde ütopik sosyalizmin gelişiminde Cemil Meriç’in “İlk Sosyolog, İlk Sosyalist”te övdüğü Saint-Simon’a ve Rousseau’ya bakışını, “Yeni Toplum Görüşü ve Lanark Raporu” kitabında sosyalist deneme projesini bulabileceğiniz Robert Owen’ı, Hegel’in diyalektiğinin Marx’ta nasıl değiştiğini anlatır. Son bölüm Bilimsel Sosyalizm ise bir “Das Kapital” özeti gibidir; kapitalist üretim sisteminin ve tröst/tekellere evrilme sürecinden, krizlerle yıkılıp, proleter/halk tarafından adil bir düzenin oluşumu projesini anlatır. Marx’ın ve Engels’in düşünemedikleri 1944 Bretton-Woods’da global rezerv paranın hegemonik kontrolüdür. 1944 sonrası global finans için “Şeytan Sofrası” (1500-1971) ve “Para Palas” (1971-2008) kitaplarını öneririm.
Lübnan asıllı yazar Halil Cibran’ın 100+ dile çevrilmiş ve tüm zamanların en fazla satılmış kitaplarından birisidir. Ermiş, aşk/evlilik/çocuklar, yemek/içmek, çalışmak/öğretmek/özgürlük, akıl/tutku, sevinç/hüzün/acı, suç/ceza/yasalar, iyi/kötü, din/dua/güzellik, yaşam anlamı/ölüm gibi yaşamın temel soruları üzerine muhteşem bir sorgulama yaptırır. Cibran’a ait, hikayelerinden Kral ve Deli’nin olduğu “Gezgin”, Üç Karınca ve Kusursuz Dünya’nın olduğu “Meczup”, Hz.İsa’ya dönemindeki insanların farklı bakış açılarını yorumladığı “İnsanoğlu İsa”, “Göğsümün bir yanında İsa, diğer yanında Muhammed oturur” dediği “Aforizmalar”, Servet/Yağmur/İnsanlığın/Aşkın Şarkısı öyküleri olan “Felsefi Öyküler”, Asi Ruhlar, Kafir Halil gibi öykülerle ortadoğu’nun kültürünü resmettiği “Bütün Eserleri” adlı derleme, ölümle yüzleşme hikayelerinin olduğu “Lazaruz ve Sevdiği” kitapları da güzeldir. Nietzsche tadında, Veda Hutbesi’ni hissettiren Ermiş’ten sonra diğerlerini de öneririm. Güzeldir Cibran, bizdendir.
Hindistan’ın en eski yazılı metni kabul edilen, Brahmanizm ve adaptasyonları Hinduizm/ Budizm/Taoizm/Şintoizm’i doğuran önemli bir eserdir. Çok sayıda uydurulmuş versiyonu çıkmasına rağmen, ilk Upanişadlar olan bu kitabın, Rigveda’nın da kaynağı olduğu (semiyotik olarak) ispatlanmıştır. Bu kitabın büyük bir kısmı, Allah’ın varlığı/birliği/ezeli-ebedi olduğu/(Kuran’daki Hu yerine Om)isimleri, tefekkür, cennet/cehennem, peygamber öyküleri, melekler, dünya fanidir/cehalet, ibadet/abdest/sabah namazı gibi söz ve pratiklerle Kuran’la çok örtüşmektedir. Bunun nedeni, bu yazıların, Hz.İbrahim(AS)’in söylediklerinin kişiden kişiye aktarılarak tahmini 5-6 yüzyıl sonra yazılmasıdır. Brahman adı bile Hz.İbrahim(AS)’den gelmektedir. Doğu Asya’daki dinlerin (ve yoga, feng-shui, meditasyon, Japon kültürü gibi pratiklerin) kaynağı Upanişadlar’a, yani Hz.İbrahim(AS)’e dayanmaktadır. Kuran’daki Al-i İmran-67/Enam-75 gibi ayetlere tekrar iman ettiren bu kitabı herkese tavsiye ederim.
İngiliz yazar Alain De Botton’un en güzel kitaplarından birisidir, Mimarinin Mutluluğu hakkındadır. Mimarinin önemi ve felsefesi ile başlayan kitapta, binaların üslubunda mühendislikle mimariyi (teknik ve estetiği) karşılaştırması, binaların/evlerin önemli şeyler hakkında konuşması, (İslam mimarisinden örnekle) ideal ev/bina tasarımı, (Worringer’den) bir toplum kendinde eksik olanı (ve insana/hayata bakışını) sanatına ve mimariye yansıtmasını ve bir kişinin neyin eksikliğini çekiyorsa onu beğenmesi, (Paris’ten örnekle) binalar/şehirlerle ahlak ilişkisi ve binaların erdemleri, (Londra’dan örnekle) kötü mimarinin tüccarların sonucu olduğu ve sonunda Japon felsefesi ve estetik anlayışları anlatılır. Beğeni ile estetiğin karışmasına ve doğal/biyomimikrik tasarımın unutulmasına rağmen, dünya güzeli İstanbul’umuzdaki mimariyi/şehir tasarımını sıkça düşündürdüğü için bu lezzetli kitabı, Sanat Nedir (Tolstoy), Dünya Sanat Tarihi (Honour/Fleming), Lagom (Dunne) ile birlikte tavsiye ederim.