Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Japon toplumunda son yıllarda çok okunanlardan birisi olan, Japonya’da pek çok ödül almış bu kitap “Bir insanın hayatı, sadece yaşadığı aşklar üzerinden anlatılabilir mi?” gibi heyecanlandıran bir cümleyle tanıtılmasına rağmen, kitapta esasında kişiliğini yitirmiş hayatının anlamı olmayan bir bireyin, aşkı, bir kadını cinsel ilişkiyle ele geçirme dürtüsü olarak yorumlamasını ve ilişki kurduğu 10 kadının bazen mekansal olarak, çoğu zaman da zamansal olarak kesişen algılarını anlattığı çapsız bir kitap olmuş. Kimseye önermediğim bu kitaptan sonra, Elif Şafak’ın farklı kişilerin servete/güce/üne/güzelliğe olan farklı aşklarının anlatıldığı Aşk’ının, Sabahattin Ali’nin dünya edebiyat tarihinde mecazi aşkı en iyi anlatan romanı Kürk Mantolu Madonna’sının, Fuzuli’nin aşk üzerine dünya şaheseri Leyla ve Mecnu’nunun yazıldığı bu coğrafyada doğduğum ve bu kitapları dehşet bir lezzetle okuduğum için şükrettim. Orta Doğu’nun en büyük güzellikleri Kuran ve Sevgidir.
Yazar, Xerox’un PARC adındaki 1970/80’lerde ARGE (lazer yazıcı vd.) faaliyetleri yapan biriminin danışmanlarındandır ve bir kaligrafi uzmanıdır. Bu kitap, Mısırlıları, Sümerleri ve Yunanlıları detaylı anlatmadan, kağıdın 790’larda Bağdat’ta basıldığını bir cümlede değinerek Bağdat’tan gelen matematik, haritacılık, astronomi, felsefe vd. bilimlerin el-yazma eserlerinin tercüme faaliyetlerine ve Çin/Japon/Hint/Aztek vd. bölge yazılarına hiç değinmeden, son bölümünde de Türkiye Çatalhöyük’teki keşiflerle yazının kökenine dair açıklık getirebileceğini belirterek, yazı’nın tarihi sürecini tahayyül ettirmede eksik kaldığını düşünüyorum. Yoğunluklu olarak, Roma, İngiliz ve Dijital yazı karakterlerinin gelişimi üzerinedir. (Yürümenin Felsefesi, Mutluluk Üzerine Felsefi Bir Yolculuk, gibi gurme kitaplardan değildir) Bu kitabı, özellikle kaligrafi meraklılarına veya kaligrafi üzerine lisans/lisansüstü çalışma yapanlara (en başta referanslarındaki 400+ kaynağı incelemeleri için) öneririm.
MÖ 300 yılına ait bu kitap, Hindistan’ın ilk yönetim kitabıdır; krala yazılmış devlet yönetimi kılavuzudur. Kraliyet organizasyonu, kralın özellikleri, görevleri, isyan ayaklanma komplo durumlarını engelleme, meclis/başkent tasarımı, bütçe/gelir-gider, hukuk sistemi ve cezalar, dış politika gibi konular işlenmiştir. Hz. İbrahim (AS)’dan gelen öğretileri içeren Upanişadlar’dan sonra uydurulan Rigveda ile başlayan kast sistemi ve kölelik, (casusluk organizasyonu ve bakanların dürüstlüğünü sınama yolları dahil) sürekli bir ihanet/komplo/entrika/sinsilik/yalan korkusu ve (devletin yönettiği) fahişeliğe verdiği önemle, bugünkü Hindistan’ı (ve tv dizilerini, fimlerini de) anlamak için tarihi kültürünü gösterir adeta. Kitaptaki 9/4.Bölümde pusu/aldatma, 10/6’da sefer planlaması, 11’de ordu yapılanması, savaş düzeni, kuşatma taktikleriyle, Anabasis (Ksenophon) ve Savaş Sanatı (Sun Tzu)’nun Hindistan’daki stratejik karşılığı olarak yönetim/strateji meraklılarına kütüphaneleri için öneririm.
Yaratıcılık Nedir?’e ait literatür Platon’a uzanırken, esas yaklaşımlar sanayi/elektrik (1890) devriminden sonra başlar. 19.yüzyılda yaratıcılık, yaratıcı kişilerin analizi üzerinden “yaratma süreçleri” olarak tanımlanmaya çalışılmış, 20.yüzyılda yaratıcılığın farklı değişkenlerini de içeren modeller yayınlanmıştır. En popüler modellerden olan 4C (yaratıcılığın boyutları) ve 4P (süreç/ürün/kişi/çevre)’den sonra 2013’te Dublin Üniversitesi Profesörlerinden Vlad Glavneu 5A modelini yayınladı. Bu kitapçık, 5A (Kim, Ne, Nasıl, Ne zaman/Nerede, Neden) modelini anlatır. Azimle çalışarak yaratıcı olunabileceğini gösteren “Yaratıcılık: Kusursuz Suç” gibi değildir, özel/kamu kurum (özellikle ARGE ve eğitim) yöneticileri için bir tefekkür kitabıdır. Danimarka Eğitim Bakanlığı’nın teknolojik anlayış kabiliyetini ilkokul müfredatına eklemesi gibi modellerin pratik uygulamalarını içeren Glaveanu’nun editörlüğünü yaptığı (Palgrave Studies) “Creativity and Learning” kitabını da ilgililere öneririm.
20.yüzyılın en etkili düşünür/tarihçi/eleştirmenlerinden, Nietzsche’nin öğrencisi, Michel Foucault’un bu kitabı Yunan tarihinde “parrhesia” okumasıdır; doğruyu söylemenin (ödev dahil) katmanlarını, sözcüğün gelişimini, grup/kamu/kişisel ilişkilerde kullanımını ve kendini test etmeyi anlatır. Kendini Bilmek; kendi rolünün insanlara daha özgür olduklarını hissettirebilmek ve tarihin yıkılabilir olduğunu göstermek olarak açıkladığı düşünce sistemleri tarihi kritiği, Deliliğin Tarihi; Avrupa’da kimin dışlandığının tarihi, Cinselliğin Tarihi; Avrupa’da cinsellik/hazların baskılanma tarihi, Bilginin Arkeolojisi/Kelimeler ve Şeyler; kültür kodlarının (eklemleşme/işaret etme/türetme modeliyle) tarihsel deşifresi, Toplumu Savunmak Gerekir/Biyopolitikanın Doğuşu/Güvenlik, Toprak, Nüfüs; yönetim/devlet/ekonomi tarih kritiklerinin de olduğu College De France (1975-79) dersleridir. Foucault okumak, Dostoyevski okumak gibidir, rahatsız eder/düşündürür/uyandırır, artık aynı bakamazsınız. Muhteşemdir.