Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Lenin’in ekibindeki biyolog/filozof Bogdanov’un 1908’de yazdığı ilk sosyalist ütopya “Kızıl Yıldız” harika bir tefekkür kitabıdır. Sosyalist düzenli Marsı ziyarette, ev mimarisi, teknoloji, iş/üretim/tüketim organizasyonu, süreç odaklı düşünmeyi tetikleyen eğitim, erdemleri gösteren sanat eserleri, süssüz sanat müzesi, şura ile karar vermek, aşk üzerinden dünyadakilerin misyon ve eleştirisiyle, düşündürürken tat veren gurme kitaplardandır. (Kızıl Yıldız’ın devamı) Mühendis Menni’de ise demiryolu/tarım/savaş tröstleri, iş kazaları/rüşvet/hırsızlık/düzenbaz mahkeme/vampir iletişimle kapitalizmi eleştirir, mühendisliğin halkın eline geçmesi, özgürlük düşüncesi/demokrasi/halk denetimi, kültür devrimi okulu ve sibernetiksel modellemeyle Çernişevksi’nin “Nasıl Yapmalı?” kitabındaki projenin üstüne çıkar. Kapitalist düzeni deşifre eden ve/veya çözüm öneren diğer ütopya/proje kitapları olan Hayvan Çiftliği ve 1984 (Orwell), Erewhon (Butler), Geçmişe Bakış (Bellamy) ile birlikte öneririm.
Uygulamalı Matematik Profesörü David Sumpter, bu kitabında, araştırma motorları ve sosyal medya sitelerinin çerezler yoluyla topladıkları kişisel bilgileri kullanarak, algoritmalar ve modeller üzerinden mikro-propaganda/reklam ve öneri yaptıklarını, sürü psikolojisini tetikleyerek, satın alma/siyasi/beğeni tercihlerimizi etkilendiklerini, modellerin yanlılık hatalarıyla birlikte anlatır, yapay zekanın dil anlama/oyun oynama mantığı ile bitirir. Güzel bir kitaptır, ancak bu konu üzerine çok daha iyi bir kitap bulunmaktadır: Akıllı Makineler Nasıl Düşünür? (S. Gerrish) (David Sumpter’in, Barcelona/Liverpool futbol takımları sistem analizlerinin de olduğu “Soccermatics”, istatistiksel/interaktif/kaotik/kompleks olarak sınıflandırdığı “Four Ways of Thinking” ve Bayes/regresyon/korelasyon denklemlerini de içeren “The Ten Equations That Rule The World” adlı uygulamalı matematik kitaplarını meraklı matematik/istatistik/endüstri ve bilgisayar mühendisliği öğrencilerine tavsiye ederim)
Japon toplumunun son yıllarda en çok okuduğu kitaplardan birisi olan Kasiyer, harika bir romandır. Kitapta, toplumsal beklentilere ve rollere (özellikle kadın/erkek) değinirken, `İnsanın Anlam Arayışı’nda bir insanın anlamsızlığını kendine gösteren; “ya başkalarını taklit etme ya da başkaları için yaşamayı”, ve Viktor Frankl’ın gösterdiği iki büyük anlam (iş ve aşk) olmayınca “yaşamak için bari muhalefet et”meyi de hissettirdiğini düşünüyorum. Ve kitabın sonunda, kendi yetkinliğini ve hevesini, önce kendine ve sonra dünyaya duyurduğunda rahatladığımı da itiraf edeyim. Kendisi uzun süredir yarı zamanlı market çalışanı olarak çalışan yazarın bir marketin düzgün işlemesi için gerekli olarak gördüğü küçük gibi gözüken aslında büyük pratikler bile Japonların efsane olmuş bir (franchise) mağaza başarısına ve yönetim felsefelerine götürdü beni. Muhteşemmiş bu Kasiyer. Şiddetle herkese (özellikle mağazacılık/perakende çalışanlarına ve yöneticilerine) öneririm.
Uzun süredir uluslarası çok satan listesinde olan bu kitabın yazarı, “toplama uzmanı” Japon Marie Kondo, 2015’te “dünyanın en etkili 100 kişisi” arasına girmiştir. Bu harika kitaptaki kritik mesajı şudur: evinizin/yaşadığınız (veya çalıştığınız) yerin düzeni bir zihniyet meselesidir. Basit bir derle/topla kuralları değil, zihniyeti oluşturma kitabıdır. 1.Bölümde, hergün azar azar/mizacım böyle gibi toplamama mitlerini, 2.Bölümde, önce vizyondan başlayan, “haz veriyor mu?” kriteriyle ilk adım olan “atmayı”, 3.Bölümde, kategoriler (giysiler, kitaplar gibi) ve alt-kategorilere göre düzenleme önerilerini, son bölümde ise evi toplamanın sihirli etkisini anlattığı, `gerçek yaşamınız evinizi düzene soktuktan sonra başlar` cümlesiyle bitirdiği muhteşem bir kitaptır. Japonların iş yerinde düzen sistemleri (bu kitapla birebir uyumlu) olan 5S’ten hiç bahsetmediğini hatırlatır, kitapla birlikte benzer bir düzeni görmek için 2023 Japonya yapımı ödüllü “Perfect Days” adlı filmi de öneririm.
İngiliz yazar Alain De Botton’dan altı sorun durumunda, teselli niyetine felsefe dünyasında gezinti kitabıdır. Toplum tarafından kabul görmeme durumunda Sokrates’in hayatı, yeterince servete sahip olamama durumunda Epikür’ün mutluluk anlayışı, düşkırıklığı yaşama durumunda Seneca üzerinden erdemli bilgelik, kendini yetersiz hissetme durumunda Montaigne üzerinden bilgi ile bilgelik farkı, kalp kırıklığı durumunda Schopenhauer’in (Hz. İbrahim(AS)’in pratiklerinin olduğu) Upanişadlar’ı yanlış yorumlaması üzerinden mutsuzluk/reddedilme beklentisi, zorluklarla yaşama durumunda, (Hz. Eyüp (AS) yerine) Nietzsche’nin acının bir basamak olduğu ve “da capo” (ölüm anında aynı hayatı acısıyla tatlısıyla tekrar yaşamayı isteyebilme) yaklaşımını anlatır. Kitabın adını aldığı Boethius’un “Felsefenin Tesellisi” gibi iman tabanlı hakiki kuvvetli kitaplardan olmasa da, bu düşünürlerin fikirleri hakkında ön bilginiz varsa hoş bir tekrar yaptırdığı, ön bilginiz yoksa da merak ettirdiği için güzeldir.