Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

25.08.2009

Uluslararası Muhasebe Standartları ve Uluslararsı Raporlama Standartları, ABD ve Avrupa'da 150 yılı aşkın bir tecrübenin ürünü olarak günümüzdeki şeklini almış ve şirketlerin mali tablolarının en gerçekçi haliyle ilgili kesimlere duyurmayı amaçlamıştır.

Türkiye 2005 yılında sadece Halka açık şirketlerde kullanılmak üzere, bu standartları esas alarak Türkiye muhasebe Standartları ile Türkiye Raporlama Standartlarını oluşturmuştur. Türkiye Standartları bir nevi Uluslararası Standartların tercümesi halindedir.

Bu eser ise TMS/TFRS konusunda hayli doyurucu bir eser olarak meydana çıkmış. Türkiye koşullarını ve uygulamalarını esas alarak, zengin örnek çeşitleriyle tüm standartlar tek tek en açık biçimde incelenmiş. Hem uygulayıcılar için güzel bir başvuru kaynağı, hem de sınava hazırlanan adaylar için güzel bir çalışma kitabı olmuş.
Yazarlarını kutluyorum.
25.08.2009

Yazarının isim benzerliği sonucu aldığım kitap hurma ile ilgili derin bilgiler içeriyor. Gıda değerinden, ticari değerine kadar, üretiminden kullanım türlerine kadar hurma ile ilgili her türlü bilgiyi bulmak mümkün.
Tabi bir de şu dikkati çekiyor ki, bu meyveye biraz kutsiyet de atfedilmiş kitapta. Hurma Arap coğrafyasında bolca yetişen bir meyve, dolayısyla hurmanın o bölgede yaşayan insanların başlıca gıda kaynağı olması kaçınılmaz. Durum böyle olunca dönemin yaşam koşullarına çokça atıfta bulunan Kur'an'da hurmanın zikredilmesinden daha doğal bir şey olamaz. Fakat kitapta farkettim ki, sırf Kur'an'da geçtiği için kutsal bir meyve mertebesine büründürülmüş.

Sonra bir bölüm var ki hurma ile insan arasındaki benzerliklere değinmeye çalışmış ve insan ile benzerliklerinden başlıcalarını şöyle sıralamış; ikisinin de başı kesilirse ölür, ikisi de susuz kalırsa ölür, ikisi de yavrusunu karnında taşır (hurma fidanlarının ağacın gövdesinde çıkan filizlerden elde edildiğinden yola çıkılarak).

Her şeye rağmen hurmayı yakından tanımak istiyorsanız bu kitap iyi bir çalışma.
13.08.2009

Kemal Tahir'in muhteşem romanlarından biri. Hem tarih hem de cinayet romanı gerilimini bir arada verebilen sürükleyici bir eser. Romanı okurken 1290 lı yılları, Osmanlı devletinin ilk temellerinin atıldığı dönemi adeta o güne gidip yaşıyorsunuz. O dönemde yaşanan şartlar, ilişkiler, aşiretler, hepsi ve daha fazlası bir bir çıkıyor romanda karşınıza.
Ertuğrul beyin aşiretinin diğer Türk beyleri ile ve diğer dinlere mensup aşiretlerle olan barışçıl ilişkileri dikkate değer.
Bu arada meydana gelen bir cinayet ve katilin yakalanması için verilen mücadele ayrı bir heyacan katıyor kitaba.
Osmanlı devletinin kuruluş şartları ve hikayesini anlamak için bu kitap yeter.
20.07.2009

Ali İhsan Paşanın 1. dünya savaşı hatıralının 3. cildi savaşın başlamasından 1917 yılının ilk aylarına kadar olan dönemi kapsıyordu. 4. cildi ise 1917 den savaşın sonuna kadar olan dönemi kapsıyor. Bu cilt de 3. cilt gibi çoğunlukla savaşa ait teknik bilgileri aktarmakla birlikte Musul'dan çekilişin acısı sayfalara nakşedilerek aktarılıyor. Irak hattındaki başarısızlığın en büyük sebebi olarak da Halil Paşa gösteriliyor. Hiç bir askeri yeteneği bulunmayan bir paşa olduğu, sadece Enver Paşanın amcası olduğu için bulunduğu konuma getirildiğini defalarca anlatıyor Ali İhsan Paşa.
Savaşın sonunda kendisi de İstanbul'a çağrılıyor ve trenden iner inmez işgal güçlerince tutuklanarak Malta'ya esir olarak götürülüyor.
Savaşın teknik detaylarıyla ilgilenmesek de Musul bölümü ve hatıraların bütünlük içinde takibi açısından bu cildin de okunması gerektiği kanısındayım.
14.07.2009

Öncelikle mükemmel bir roman olduğunu belirterek söze başlamak istiyorum.
Kitabın konusunu, Süleyman Peygamberin, günümüze kalıntılarından sadece Kudüs'teki ağlama duvarı kalmış olan, Allah adına yapılan ilk tapınağın yapımının hikayesi oluştuyor.
Dönemin devletler arası ilişkileri ve siyasi çekişmeleri açıkça ortaya konuyor. Tapınağın yapımında yaşanan zorluklar, tüm İsrail'in yıllarca tüm gelirinin bu tapınağın yapımına harcanması, inşaa sırasında yaşanan gerilimler, isyanlar tüm açıklığıyla ortaya konuyor. Öyle ki tapınağın yapımını gün gün yaşayabiliyor okuyucu.
Bu arada tapınağın mimarı olan Hiram Usta çokca işleniyor. Ustalığı, kişiliği, ahlakı, boyun eğmezliği her yönden ele alınıyor. Ve değinilen bir başka önemli konu. Hiram Ustanın yetiştiği ortam. Onu pramitlerin mimarının çocukları yetiştiriyor ve bazı öneli sırları da ona veriyorlar. O da seçtiği ve yetiştirdiği dokuz çırağına bu sırları aktarıyor. Bu sırların da günümüze kadar gelen mason örgütlenmesinin sahip olduğu sırlar olduğu sanısı veriliyor. İyi okumalar.