Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

30.03.2008

Prens Sabahattin, Türkiye'nin ilk liberallerinden olan ve Abdülmecit'in kızı Seniye Sultan ile sadrazam Damat Mahmut Paşanın çocuklarındandır. Dolayısıyla Abdülhamit'in yeğeni olmasına rağmen, onun istibdat yönetimine karşı çıkarak Jön Türk hareketine katılır ve Avrupa'ya kaçar. Abdülhamit'in tahttan indirilip 2. Meşrutiyetin ilanı ile yeniden Türkiye'ye döner ama bu kez de görüşleri İttihat Terakki görüşleriyle uyuşmadığından İttihatçılarla da arası açılır.
İşte, İttihatçılar ile de uyuşmayan ünlü görüşleri bu kitapta toplanmıştır.
22.03.2008

Esat Paşa, Çanakkale muharebelerindeki 3. kolordu komutanıdır. 24 Martta 5. ordu kurulmuş ve başına Liman von Sanders getirilmiştir. Bu tarihten itibaren Çanakkale Savaşını Liman von Sanders yönetmiş, Esat Paşanın 3. kolordosu da Liman Paşanın komuta ettiği 5. Orduya dahil olmuştur.
Esat Paşanın hatıraları savaş içindeki cephe mücadelelerini anlatıyor. Anıları okurken, Esat Paşa ile birlikte savaş içinde o cepheden o cepheye koşturduğunuzu farkediyorsunuz.
Çanakkale savaşının komuta heyeti Almanların eline geçmişti. Bu savaş asıl olarak Almanlar için önemliydi. Müttefik filolarının Ruslara yardım ulaştırmaması için boğazlardan geçmemeleri gerekiyordu. Almanlar bu uğurdu 100 binleri feda etmekten çekinmedi.
Esat Paşa da bu kitaptaki anılarında; "Almanlar komutanlık yapıyor, emirler veriyor ama ölmek istemiyorlardı. Önemli taarruzlarda Alman komutanları ortalarda göremiyorduk" diyerek sitemini dile getirmektedir.
Bu konuda bilgilerin tamamlanması için Liman von Sanders'in "Türkiye'de 5 yıl" adı ile yayınladığı anıları da mutlaka okunmalıdır.
18.03.2008

Çanakkale Muharebelerinin komutanlığını da yürütmüş olan Liman von Sanders'in "Türkiye'de 5 yıl" adı ile yayınladığı anıları bir nevi itirafname niteliğinde. Çanakkale muharebelerinin iç yüzünü de
ortaya koyan bu anıları izleyerek Çanakkale Muharebelerini de daha
yakından anlayabiliriz.

Sanders buradaki anılarında Çanakkale Muharebelerinin aslında Almanların savaşı olduğunu, tüm mücadelenin Almanya adına ortaya konduğunu çok güzel ortaya koyuyor.

Sanders'in anılarının en ilginç bölümleri ise Çanakkale Muharebeleri ile ilgili olan bölümüdür. Almanlar zaten önemli mevkilere kendi subaylarının atanması girişimi ile boğazların baş komutanlıklarını ellerine almışlardır. Amiral Usedum hem Çanakkale hem de İstanbul boğazının baş komutanıdır. Türk Genel karargahının temsilcisi Amiral Metren de Çanakkale muharebeleri öncesinde Çanakkale'de bulunmaktadır.

Anılar arasında, Osmanlıların savaştığı diğer cepheler hakkında da detaylı bilgiler var.
Bence mutlaka okunması gereken bir kitap niteliğinde.



05.03.2008

Şirket yönetmek, rekabet kurallarına ayak uydurmak, ayakta kalmak ve hatta büyümek; rakiplerinin arasından sıyrılarak zirveye ulaşmak, apayrı beceri, öngörü, risk yönetimi gibi becerilere sahip olmayı gerektiriyor. Sıradan yöneticilere sahip olan şirketler de sıradanlıktan kurtulamıyor.
Bu kitap, değişik sektörlerde yöneticilik yapmış olan bir CEO'nun yönetici adaylarına, ya da halihazırdaki yöneticilere, tavsiyelerinden ibaret olan bir kitap.
Tecrübeler elbetteki önemli. Her yönetici kendi çalışma alanında farklı tecrübeler yaşayabilir. Bunları paylaşmak, başka yöneticilere de zebginlik katacaktır.
Kitapta bir şirket yöneticisininin bankacılarla ilişkilerinden, muhasebe, personel, pazarlama, reklam ve diğer şirketlerle olan ilişkilere kadar pek çok konuda yaşadığı tecrübeleri ve tavsiyeleri görebilmek mümkün.
04.03.2008

Murad Bey, Mizan Gazetesinin sahibi olan ve Mizancı Murad diye bilinen ilginç bir kişilik.
Hem Abdülhamit ile, hem de Abdulhamit'i tahttan indiren İttihat Terakki ile ters düşebilmiş, her ikisi tarafından da sürgüne gönderilmiş ilginç bir kişilik.
Mizancı Murad özgürlük peşinde olan bir gazeteci. Abdülhamit'in baskıcı tutumlarına karşı çıkarak muhalefet etmiş, bu yüzden hapislere girip, sürgünlere gönderilmiş. Sonra Abdülhamit'in baskıcı tutumuna son vermek için yönetimi ele geçirerek Abdülhamit'i tahttan indiren İttihat Terakki de bir süre sonra Abdülhamit'ten daha baskıcı bir yönetim sergilemeye başlamış.
Mizancı Murad bunun üzerine İttihat Terakki uygulamalarına da karşı çıkarak muhalefet etmiş ve yine hapislere girmiş, sürgünlere gönderilmiş.
Bu kitapta Mizancı Murat'ı tanırken, dönemin ilginç gelişmelerine ve bir kesitine de şahit olabiliyoruz.