Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Turhan Yıldırım
1983 yılında İstanbul’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öyküleri Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Altıyedi, Kirpi, Edebiyatist, Trendeki Yabancı, Parşömen Edebiyat, Litera Edebiyat, Oggito, İshak Edebiyat, Edebiyat Burada, Yazı-Yorum, Mahal Edebiyat ve Martı dergilerinde yayımlandı. Son olarak H2O Kitap tarafından yayımlanan Öteki Sesler seçkisinde bir öyküsüyle yer almış, ayrıca çeşitli antolojilere de öyküleriyle katkı sağlamıştır.
Eserleri
Kara Gergedan (Öykü), 2021
Modern Soslu Postmodern Makarna (Öykü), 2023
Turhan Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar
Fatma Nur Uysal Pınar'ın ilk kitabı Miyase Çıkmazı, tıpkı esere adını veren öyküde olduğu gibi insana dair çıkmazların anlatıldığı metinlerin yer aldığı bir yapıt. Bundan dolayı kitaba bu öykünün adını verilmesini gayet yerinde olmuş. Dili temiz, daha ilk sayfadan okurunu yakalayan, birinci şahıs anlatımı yoğun, aile ya da gönül ilişkilerindeki kırıklıkları, ölümü ve daha pek çok insana dair çıkmazları anlatan metinlerin bulunduğu bir kitap. Örneğin, travmatik geçmişini sevdiğine ancak bir mektup vasıtasıyla anlatabilen karakter de yer alıyor öyküde. Yani esasen karakterler ya bir nedenden dolayı suskun ya da "Miyase Çıkmazı" öyküsünde olduğu gibi susmak zorunda. Sadece kadın karakterleri değil erkek karakterlerin birinci şahıs anlatımı da gayet başarılı. Ayrıca yaşlıya da çocuğa da iyi anlattırmış yazar. Öykülerin kurguları genel olarak başarılı ve inandırıcı.
Gösteri Peygamberi başta medya olmak üzere sistemsel eleştirinin çokça yapıldığı bir eserdir. Literatürde "transgressive fiction" (transgresyonel kurgu) olarak geçen, bizde de yeraltı edebiyatı adıyla isimlendirilen türde yer alan postmodernist bir romandır.
Ana karakter Tender Branson'ın Boeing uçağının kokpitinde anlatmaya başladığı kendi hikayesi, pek çok olayı ve ironik eleştiriyi içinde barındırmaktadır. ABD'de yaşan Amish tarikatına benzeyen Tender'ın da içinde yer aldığı Creedish tarikatı, isimleri yalnızca Tender olan erkek çocuklarını ve Biddy olan kız çocuklarını barındırmaktadır. Bu tarikatın tıpkı 1978 yılında Guyana'da topluca intihar eden Halklar Tapınağı üyeleri gibi topluca intiharı ve kalan üyelerin de teker teker ölmesi metni postmodern polisiyeye dönüştürmektedir.
Bu roman hem transgresyonel kurgu hem de postmodernist bir roman olarak çok özel bir eser. Palahniuk'i daha çok Dövüş Kulübü romanıyla bilsek de bu kitabı da çok başarılı.
Modern edebiyatımızın ilk metinlerinden biri olan Saatleri Ayarlama Enstitüsü,ben anlatıcı kullanımı,metnin başından sonuna kadar ironik anlatımı,geriye dönüş tekniğinin kullanılması ve dönemin mizahi bir dille eleştirisi bir roman olarak özel kılmaktadır.
Hikayemizin anlatıcısı Hayri İrdal,iradesiz biridir.Çocukluğundan beri başta Seyit Lütfullah olmak üzere sırasıyla Abdüsselam Bey, Doktor Ramiz,Cemal Bey ve Halit Ayarcı tarafından sürüklenen bir karakterdir.Kendine göre bir hakikat algısı olan İrdal'ın en büyük problemi değişen zamana ayak uyduramayışı ve iradesizliği yüzünden sürekli kendi üzerine bindirdiği yüklerle yaşamasıdır.
Yirmi üzerinde karakterin geçtiği bu metin,pek çok konuyu ironik bir dille eleştirmiş ve toplumdaki çeşitli insan yapılarının aksaklıklarını bize göstermiştir.Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi absürt bir kurumla bürokrasinin eleştirisi yapılmış ve değişen zamanın var olan değerleri nasıl da kendine göre biçimlendirdiğini okura göstermiştir.
Seksek, deneysel romanın Dünya edebiyatındaki en önemli örneklerinden biridir. Metin üç ana kısımdan oluşmaktadır: Öte yakadan, bu yakadan, her iki yakadan. İlk iki kısım 56 bölüm, 478 sayfa sürmektedir. Bu iki bölümlük kısımda metinde düz okuma yapılmakta ve klasik roman örgüsüne uygun bir anlatıma yer verilmektedir. İlk bölümde ana karakterimiz Horacia Oliveira'nın Paris'te yaşadığı bohem hayat ve iç hesaplaşmasını görmekteyiz. İkinci bölümdeyse onun sınır dışı edilmesini ve Arjantin'e döndüğünde arkadaşı Traveler ile eşi Talita'yla olan ilişkisi ve olaylar yer almaktadır. Özellikle ilk kısmın 34. bölümü önemlidir. Burada aynı metin içinde iki ayrı okuma şekli sunulmaktadır.
Yazarın kitabın başında "hiç pişmanlığa kapılmadan geri kalan bölümler bırakılabilir" dediği üçüncü bölümse 57. kısımdan başlayarak 99 kısımdan oluşmakta ve 73. bölümden başlayarak seksekli okuma başlamaktadır. Zaten bu metni edebiyat tarihinin en özel romanlarından biri yapan da bu sıçramalı okuma şeklidir.
Bir kitaba denk gelirsiniz ve metindeki olağanüstü anlatımla sayfalara çakılıp kalırsınız. Demet Fünf'ün sadece 60 sayfalık Selki'si de böyle bir eser. Yoğun bakımdaki Sevim'le ablasının ikili anlatımıyla kurulan eser, birbirine iki zıt dilin buluşmasıyla meydana gelmiş. Sevim'in anlatımı daha çok şiirde gördüğümüz "sapma" üzerinden kurgulanmış. Bunun "deliryum" yaşayan hastanın zihnini algılayabilmemiz için çok iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum. Geçirdiği kaza sonrasında düştüğü marazlı hâli aşıp oğluna ulaşma çabasını görüyoruz. Onun geçmişini ve yaşadığı şu anki durumu da ablasının anlatımından okuyoruz. Daha önce denk gelmemiş olmama çok üzüldüğüm bir kitap oldu Selki. Son sayfalarına bir damla gözyaşı da döktüm. Bu metinden bana kalan Sevim'in ürettiği kimi sapma sözcükleri kaldı: akılbaş, yazvaz, terkbırakmış, düğümce, seçebenek, rengâhenk.