Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Mutlu ADAK

Tarihçi ve tarihî coğrafyacı bir akademisyen olarak düzenli yeni çıkan kitapları takip eden ve alanındaki kitaplar hakkında kaynak bilgisi ve kritiğine sahip biri. Alanım Orta Çağ tarihidir. Özellikle yerel tarih, Beylikler Dönemi Anadolu Tarihi, Çaka Bey, Aydınoğulları, Batı Anadolu Beylikleri, Anadolu Selçukluları gibi konularda çalışmakta ve yazmakta. Okumak vazgeçilmezleri arasındadır.

Mutlu ADAK Tarafından Yapılan Yorumlar

28.01.2023

Bu çalışma kolektif bir emeğin ürünüdür. Alanında otorite olan akademisyenler tarafından birçok ülkenin iktisadi gelişmeleri konu edinilmiştir. Kitap okunduğunda ekonomi tarihinde genellemeler yapmanın hatalar doğuracağını göstermektedir. Tarihi açıdan değişik mekânlarda aynı zamanda farklı gelişmelerin yaşandığını gösteren örnekleri kitapta bolca görmekteyiz. Örneğin Coğrafi keşifler sonucunda Portekiz’in aksine Kastilya, bir rant ekonomisine dönüşmemiştir.

Kısaca bu eserde “merkezi hükümetlerin vergilendirmeyi tekeline aldığı, imtiyazların sona erdiği, vergi tahsilatının temelini artık bireylerin oluşturduğu vergi devletlerinin tarihini” okuyacaksınız.
09.01.2023

Murat Hanilçe tarafından kaleme alınan bu eser, dünya tarihini şekillendiren önemli gelişmelerden biri olan “Coğrafi Keşifler”i ele almaktadır. Bu keşiflerle Avrupa devletleri, özellikle Portekiz, İspanya ve daha sonra Hollanda ile diğer devletler Yeni Dünya’ya ve diğer adalara, kıtalara ulaşarak zenginliklerini ele geçirdiler.

Selenge yayınevi tarafından hazırlanan Bilgi Serisi’nin son çalışmalarından biri olan bu çalışma İspanya ve Portekiz’in okyanuslara açılma nedenlerini ortaya koyarak, iki ülkenin rekabetinin de doğurduğu sonuçları irdelemektedir.

Tarihi arka plan aktarılarak, Venedik gibi Akdeniz ülkelerinin durumundan, Müslümanların, Çinlilerin ve Hintlilerin keşiflerde bulunamama nedenlerinden bahsedilen çalışma, okuyucuya Coğrafi Keşiflerin genel hatlarını doyurucu bir şekilde vermektedir.

Bu kitap 6. yüzyıldan 9. yüzyıla kadar Göktürkler hakkında Çin kaynaklarının değerlendirilmesini içermektedir. Çin kaynaklarındaki bilgiler 10. yüzyıla kadar Türkler hakkında önemli bilgiler vermektedir. Liu Mau-Tsai, çalışmada Çinlilere ait raporları yıllıkları ve biyografileri tarihi sırasına göre kronolojik olarak vererek Türklere ait kayıtları sıralamıştır.

Özellikle Türklerin siyasi hayatları, devletleri, kültürleri hakkında önemli tanıklıkları içeren ve günlük hayatları hakkında önemli bilgiler içeren kaynakları veren bu çalışma Selenge Yayınevi tarafından dilimize kazandırılmıştır. Türkistan tarihi ve Türk Tarihi çalışanlar için çok kıymetli bir klasik eserdir. Nitekim bu hacimli eser günümüzde 4. Baskısını yapmıştır.

Eseri incelediğimizde Türklerin Çin ile ilişkileri, ölüm adetleri, defin töreni, hayvancılık, ticaret ve tarım, aile yaşantıları gibi çok kıymetli bilgiler verilmektedir.

Kitaptan dikkatimizi çeken birkaç önemli alıntı şunlar:

“Adet ve töreleri şöyleydi çoğunlukla hayvan yetiştirmek ile uğraşıyorlardı nerede su ve otlak varsa oraya göç ediyorlar uzun zaman aynı yerde kalmıyorlardı. Keçeden yapılmış çadırlarda yaşıyorlardı, bellerine kadar uzun saçları vardı, cepkenlerini soldan ilikliyorlardı; etle besleniyorlar, mayalanmış süt içiyorlardı, giysileri kürk ve kaba yündendi.” (s. 63)

“Gökyüzünde nasıl iki güneş yoksa yeryüzünde de sadece bir hükümdarın hüküm sürmesi gerektiğine inanıyorum!” (s. 77).

“Cenaze merasiminin zamanı bitkilerin solmasına ya da açmasına göre belirlenir.” (s. 596)

Eserin sonunda da çalışmada kullanılan Çin kaynakları hakkında tanıtıcı bilgiler verilerek, karşılaştırmalar yapılmıştır.

Bu eserin E. Chavannes’in “Çin Kaynaklarına Göre Batı Türkleri” adlı çalışması ile birlikte okunması konu açısından birbirini tamamlayacaktır.

Fransız Türkolog Edouard Chavannes’ın bu eseri Göktürkleri konu edinmiştir. Türk adını taşıyan bu ilk devlet kendinden sonraki kurulan Türk devletlerini de teşkilat yapısı ile etkilemiştir. Merhum D. Ahsen Batur’un titiz çevirisi ile okuyucuyla buluşan bu eser, alanında çok önemli çalışmalar yapan bir Türkolog tarafından kaleme alınmıştır. Fransızcadan dilimize kazandırılan bu eserin başka bir çevirmen tarafından yapılan çevirisi maalesef yer, şahıs, unvan gibi Çince kaynaklardaki alıntılardan oluşan orijinal eserdeki sözcükleri çevirirken ciddi hatalara düşmüştür. Bu nedenle Ahsen Batur tarafından bu titiz çeviri ile hem akıcılık sağlanmış hem de hatalar giderilmiştir ve büyük emek verilerek hakkıyla dilimize kazandırılmıştır. Türk tarihi için önemli Türkologların eserlerini dilimize kazandıran Selenge Yayınevi, bu alanda titiz ve bilinçli çalışmaları ile tarihçilerin ve Türk tarihine ilgi duyanların yardımına yetişen önemli bir yardımcı konumundadır.

Bu eser dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm Göktürklerin menşei ve kronolojik tarihini içermektedir. Burada soyağacı ve ülkelerin güzergâhları (Çin kaynaklarına göre) verilmektedir. İkinci bölümde Batı Türklerin (Göktürkler) siyasi tarihi anlatılmaktadır.

Üçüncü bölüm Batı Türk halklarına ve topraklarına ayrılmıştır. Burada Uygurlar, Sir-Tarduşlar, Şa-tolar gibi çeşitli Türk halkları ve Kaşgar, Hotan ve Fergana gibi Türk yurtları hakkında bilgiler verilmektedir. Bu kısım tarihî coğrafya açısından önemli bilgiler barındırmaktadır. Adı geçen yerlerin iklimi, fizikî coğrafyası, bitki örtüsü, hayvan türleri ve nüfusları hakkında bilgiler verilmektedir. Dördüncü bölüm Budist Hacılar başlığı taşımaktadır. Bu bölümde Türkler hakkında bilgi veren Budist rahiplerinin hayatları ve seyahatleriyle ilgili yazılar bir araya toplanmıştır. Dördüncü bölümde ise “Batı Türkleri Tarihi Üzerine Bir Deneme” başlığı altında Çin kaynaklarından yola çıkan yazar Göktürklerin kısa tarihini burada özetlemeye çalışmıştır. Son bölüm olan Beşinci Bölüm adı altında sadece kısa kronolojik bilgiler verilmektedir.

Kitap batı gözüyle Çin kaynaklarına göre yazılmıştır. Bu nedenle Çinlilerin gözüyle Türklerin hayatının aktarıldığı dikkatlerden kaçmamalıdır. Ayrıca Çince unvan ve isimler verilmesinin nedeni de budur.



Rus Türkologlardan Lev N. Gumilev'in önemli bir eseri olan bu çalışma 1960 yılında yayınlanmış bir klasik eser mahiyetindedir. Rusçadan dilimize çevrilmesini merhum Ahsen Batur titiz bir şekilde gerçekleştirmiştir. Türkçeye çevrilen eser 5 baskı yaparak tarihçiler tarafından büyük ilgi görmüştür. Özellikle, Çin kaynaklarına ve arkeolojik kazı buluntularına dayanarak Hunların tarihini aydınlatmaya çalışan bu eser, Hun Türkleri hakkında kapsamlı bilgiler vermektedir. Bazı görüşleri eskise de, bazı bilgileri yanlış olarak öne sürse de Eski Türklerin tarihine dair yaptığı çalışmalarla her zaman eserlerinin dikkate alındığı yazar Gumilev, bu eserinde de Hunlar hakkında faydalı bilgiler sunmaktadır. Etno-sosyoloji açıdan temellendirdiği yaklaşımlarla Hunların karanlık dönemleri hakkında fikirler öne sürmektedir.

Hunların kültürü, aile yapısı, boy sistemleri, kabile yaşamları, Teoman, Mete Han, Islıklı Ok, Çin Seddinin inşası, Hunların kuruluşu ve yükselişi gibi siyasi tarihi ve kültür tarihi hakkında bilgiler sunmaktadır.

Farklı bir bakış açısı ile Hun tarihine merak duyanların ve bu alanda çalışanların okuması gereken eserlerden biridir.