Toplam yorum: 3.284.924
Bu ayki yorum: 6.430

E-Dergi

ilkay coşkun Tarafından Yapılan Yorumlar

24.06.2024

Yazar Halit Yıldırım hikâyelerinde merak duygusu hep diri tutulmakta ve enigmatik çağrışımlara sık sık başvurulmaktadır. Sonuçta ilginçliklerle, simgelerle mücehhez sırlı bir âlemde yaşıyoruz. Heyecanı, gizemi taşıyan bu güzel hikâyeler, kendi iç dünyasını onarmaya çalışan bir okur için yeni fikirler sunmaktadır. Hikâyelerde tezyinat, teşbih ve müteşabih hali kıvamında olduğunu söyleyebiliriz. Okur gönlünü zenginleştiren temler barındırmaktadır. Hikâyeyi hikâye yapan amil, okuru etkilemesinde, cezbetmesinde ve doyurmasında saklı değil midir? Nasıl ki her insan aynı zamanı farklı yaşasa da hayat her insana farklı farklı yüzünü göstermektedir. Öyle ki biz de savaşların ve hüzünlerin yaygın; rahatın ve huzurun mahdut olduğu bir coğrafya da yaşıyoruz maalesef. Bu hikâyelerde bütüncül olarak bakarsak, Anadolu’nun ve coğrafyamızın zorluklarına da şahit oluyoruz diyebiliriz. İlkay Coşkun
24.06.2024

Yazar Halit Yıldırım, İslamiyet'i, kadim değerlerimizi sabite yaparak, Müslüman bir aydın kimliğiyle hikâyelerini, şiirlerini ve diğer bütün edebi türdeki yazılarını yazmaktadır. Başka bir ifadeyle tasavvuf, ilahi aşk güzergâhı ve kadim değerlerimizin ışığında güzel hikâyelere kalem olmaktadır. Yazılanlar, ocakbaşı hatıralarının tesbihini çekme samimiyetinde ve güzelliğindedir. Bütün bu yazılanlar, dünyanın kirini yüreğe değdirmemenin çabalarından biri olsa gerek. Hal ve gönül iletişimi sağlam bu güzel hikâyeler zamana ve metalaşmamış okura, incilerini tezyinatla sunacaktır. Türk-İslam Medeniyetinin mührünün vurulduğu güneş ülkesi Anadolu'muzdan sımsıcak samimi güzel hikâyeler okuyacaksınız. Buyurunuz efendim. İyi okumalar. İlkay Coşkun
24.06.2024

Hikâyeler tema ve motif olarak maneviyat yüklü Anadolu'yu ve Anadoluluğu barındırmaktadır. Türk-İslam medeniyet olgusu ve kültürel sınırları (biyopolitiği) çerçevesinde anlatımlar şekillenmektedir. Hakikat, tarik ve marifet güzergâhındadır yazılanlar. Yaşadığımız bu fani hayatta, şeytan çevrintisi olmaktansa derviş ermişi olmak daha iyi değil mi sonuçta. Ahlak, vicdan ve irfan mektebi çerçevesinde yol alınmaktadır. Şuuru taşıyan hikâyeler de diyebiliriz bunlara. Kıssa ve menkıbeleri de içerisinde barındıran bir izleğe sahiptirler. Bu kıssalarda esrar çözen aşkınlıklar taşınmaktadır. Daha çok da kurgunun yanında yaşanmışlık eylemi taşınmaktadır diyebiliriz. Yer yer hikâye içinde, başka bir hikâye anlatımlarıyla da karşılaşmaktayız. Bu anlatımlarda konunun bir benzerinin, asıl hikâyeye rücu etmesi ayrı bir dikkati celp etmektedir. Bu bağlamda faydacı (pragmatik) bir bakış açısı kendisini hissettiriyor desek yeridir. İlkay Coşkun
12.06.2024

Eleştirilerde şiirin iyisi, en iyisi aranmaktadır adeta. Eleştiriler, sanat seviyesinde ve yenilikçi bir anlayışta yapılmaktadır. Bahusus, şiirde anlam arayışı esas alınmaktadır. Ali Celep’in kisve-i tab’a büründürdüğü son iki eleştiri kitabı, şiir eleştirilerine bir vakar ve yeni bir ses getirmiştir. Şiirler ve şairler noktasında her türden sınıflandırmalar, kategoriler şiiri itaatkâr bir disiplin halinde tutamayacaktır yine de. Son tahlilde şiirler ve şairler üzerine serdedilen olumlu olumsuz her türden değerlendirmelerden daha ziyade zaman ve iyi okur en adil hâkim olarak görevini yapacaktır. Ne olursa olsun, nereye gideceğini bilen bir şiir ve şair için dünya bir kenara çekilecektir. İyi ve kalıcı şiir, nokta mertebesinde de olsa Türk şiirinin belleğine katkısını sunacaktır. Bugün şiirler yazan şairlerinden yarına kalacak şair Prometheuslerinin kimlerden oluşacağını yaşadıkça göreceğiz bakalım. Tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim.
12.06.2024

Bu eleştirel yazılarda; “Şiir, geçmişe atıflarla ilerler” Behçet Necatigil sözünün fazlasıyla hakkının verildiğini düşünüyorum. Eleştiriye, tahlile aldığı ilgili şair şiirlerini, İkinci Yeni ve Modern Türk Şiiri temel taşları üzerinden ele aldığını söylemiştik. Bunu, daha çok etkilendiği tanınmış şair ve yazarlar üzerinden yapmaktadır. “Cahit Zarifoğlu, İsmet Özel, Sezai Karakoç, Ahmet Haşim, Turgut Uyar, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Edip Cansever, Behçet Necatigil, Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Ahmet Hamdi Tanpınar, İlhan Berk”, hatta ve hatta “Yunus Emre, Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Hüseyin Cöntürk” gibi kimi tanınmış isimler üzerinden yapmaktadır. Bunlarla birlikte hemen hemen her tahlil yazısında "T.S. Eliot, Ezra Pound, Arthur Rimbaud, Aragon, Boudelaire” gibi dünya şiirinin temel taşları üzerinden de şiire ve şaire bakış tüm boyutlarıyla ele alınıp işlenmektedir. Beğenerek okuduğum güzel bir eser. Tavsiye ederim.