Kitapyurdu’na teşekkür ederek başlamak istiyorum. Bu sitenin güzelliklerinden birisinden daha faydalanarak topladığım puanlarla aldığım ilk kitap budur.
Kanaatiacizemce romanın ortaya çıkışında İskender Pala’nın son zamanlarda makalelerinde çokça konu edindiği Endülüs ilgisinin ve tabii kendisinin denizcilik tarihi dersleri veren sabık bir bahriye subayı olmasının etkisi vardır.
Adının altına yazılmış sıfatına bakıp Hızır Reis nâmıdiğer Kaptân-ı Deryâ Barbaros Hayreddin Paşa’nın maceralarının anlatıldığı zehâbına kapılmayınız, bu roman onun değil! Mübalağa etmiyorum efendim. Şöyle ki, Barbaros’tan bahsedilen kısımlar var ama bunlar üçüncü, hatta dördüncü kademede kalıyor ki ancak bir fon teşkil eder. Öncelikle tasavvufî divan şiirinden esinlenerek düzenlenip iki tarafın dilinden ayrı ayrı anlatılan bir aşk hikâyesi var, arasında gerilim unsuru olarak kullanılan bir serî-katl hikâyesi, paralelinde heykellerin, haritaların dolaştığı bir gizem hikâyesi… Evet, İskender Hoca hayal gücünün şahikalarında dolaşıp hikâyeler arası örgülerle merakı diri tutuyor ama Babil’de Ölüm ya da Od romanlarının aksine kitaba ad olan isimleri bu sefer sahnenin kenarında figüran gibi bırakmış.
Barbaros’tan bahsedilen kısımlarda kanca, papağan, hayalet gemi gibi klasik korsan hikâyesi unsurlarına ufak dokunuşlar var. Sanırım, yazar eğreti durmasın diye bunları tadında bırakmış, bahsettiğim ana mihver hikâyelere katıp fanteziye girmemiş.
Yazar, kendisinin mâruf edebine pek uymayan bir rahatlıkla her romanında kullandığı iğrençlik ve şiddet içeren sahneleri; efendim kitâbî olmamakla beraber argo inceliğine ulaşmamış sevimsiz, hatta düpedüz kaba sözleri bunda da ihmal etmemiş.. Ezcümle, Akdenizliler arasındaki konuşmalarda, burada dilimin varmadığı, Kafkas ağzına benzer bir sövgüyü sıkça anıyor.
Nihayet şunu söyleyeyim, kitaba başladığınızda üzerinize denizcilik terimlerinin boca edildiğini görüp gözünüz korkmasın, son kısmına bir harita ile beraber küçük bir lügat eklenmiş –gerçi bir açıklama olmadığı için kardeşiniz, üşenmeyip not ettiği kelimelerin orada olduğunu çok geç fark etti..