Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Siddhartha’yı okurken en çok, insanın kendini bulmasının başkasından öğrenilebilecek bir şey olmadığını düşündüm. Siddhartha birçok insanla karşılaşıyor, farklı hayatlar deniyor, yanılıyor ve hatta bir dönem kendinden oldukça uzaklaşıyor. Ama sanırım kitabın anlatmak istediği de tam olarak bu: Bazen doğru yolu bulmak için yanlış yollardan da geçmek gerekiyor.

Kitapta en sevdiğim şey, mutluluğu ya da bilgeliği tek bir yerde aramaması oldu. Ne yalnızca öğretilerde ne de dünyadan tamamen uzaklaşmakta bir cevap var. Siddhartha’nın sonunda hayatı bir nehir gibi görmeye başlaması ve geçmiş, şimdi, gelecek arasındaki ayrımın giderek kaybolması özellikle etkileyiciydi. Kitabı bitirdiğimde bana “Hayatın anlamı nedir?” sorusundan çok, “Kendi hayatımı gerçekten yaşayarak mı öğreniyorum, yoksa başkalarının doğrularını mı takip ediyorum?” sorusunu bıraktı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugüne kadar bin kitap okudum mu bilmiyorum ama yüzlerce kitap okuduğumdan eminim. Okuduğum kitaplar arasında gözüm kapalı önerebileceğim kitaplardan biri, hatta belki de en önemlilerinden biri.

Bizler Müslüman olduğumuz için Hz. Muhammed'in (sav) peygamber olup olmadığına dair bugüne kadar bir kanıt veya ispat arayışı içerisine girme ihtiyacı duymadık. Aslında hiç şüphe etmeden Efendimiz'in (sav) peygamberliğini kabul etmiş olmamız elbette çok güzel. Ancak bir sohbet esnasında ya da karşıt bir düşünceyle karşılaştığımızda, inancımızı temellendirecek derli toplu bir cevabımızın olmaması da mümkün.

Bu kitap sayesinde hem Efendimiz'in (sav) peygamberliğine dair imanımızın gerçekten sağlam bir zemine oturduğunu hissediyor hem de konu hakkında konuşulduğunda verebileceğimiz güçlü ve derli toplu cevaplara sahip oluyoruz.

Kalın bir kitap olmasına rağmen daha sonra kesinlikle tekrar tekrar okumak istediğim ve insanlara önermekten bıkmayacağım bir kitap.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken, Tolstoy'un Çocukluk romanı geldi aklıma. Yazar hem bir çocuğun bakış açısını hem bir yetişkini hem de insanların iç dünyasında ki karışıklıkları çok güzel aktarmış.
Yaşam koşulları ve Buddha dininin kültürü nasıl etkilediğinden bile bahsetmiş. Japon ataerkil toplumunu ve kadının yerini de çok güzel anlatıyor. Kadın, ikinci plandadır. Ama eve gelen aile reisi, önce anneyi karşılar önünde diz çöker eğilir ve saygılarını sunar.
Bana göre çok katı olmasalar ve dinle kirlenmemiş olsalarmış mükemmel toplumu kurabilirlermiş. Bugün bile Japon hayranlığım vardır. Hala en harika toplum olarak bilinirler, dünyada. Belli ki geçmişlerinden geliyor.
Yazarın dili çok akıcı, sade ve içinde yargılama yok. Sadece anılar ve güzel yanlarıyla düşündürüyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakup Kadri'nin mensubu olduğu Kadro Hareketi'nin fikirlerini yansıtan, Milli Mücadele döneminde ki idealist duruş ile Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bu duruştan vazgeçip taklitçiliği ilerleme, medenileşme olarak görülmesini eleştiren, bunu yaparken de aydın kesimi ile halk arasındaki uçurumu ele almayı ihmal etmeyen, sembolik bir dille kaleme alınmış bir eser. Karakterlerin alafranga tavırlarını okurken ister istemez dudağınızda küçümseyici bir sırıtış beliriyor. Yazarın kalemi de bunda bir hayli etkili tabi. Öyle ki, satırlar arasına yerleştirdiği yabancı kelimeler bu karakterlerin durumunu gayet güzel gösteriyor.
Tüm bunlar bir yana M. Kemal'in tanrısal bir konuma yerleştirilmesini kitabın içerdiği fikirle son derece tezat buluyorum. Bu bakış açısı bir yana ''Yaban'' romanı ile kıyasla daha az sürükleyici olması benim nazarımda kitabın olumsuz yönlerinden. Yine de siyasi tarihimizde önemli bir yeri olan yazarın bu eseri okunabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1919’dan Bugüne: Değişen Ne?

1919’da yayımlanan Hakka Sığındık, Türk edebiyatından toplumsal hiciv ve polisiye unsurlar taşıyan bir roman.

İspanyol gribinin (H1N1) kasıp kavurduğu İstanbul’da halk yoksullukla mücadele ederken, Hacı Ferhat ve Hafız İshak’ın aileleri bolluk içinde yaşamaktadır. Ancak bence romanın asıl gücü konusundan çok dönem eleştirisinde. Hüseyin Rahmi; gelir adaletsizliğini, nepotizmi, din sömürüsünü ve sorgulamadan inanmayı hiç lafını esirgemeden, oldukça cesur biçimde eleştiriyor.

Dili yer yer döneminin kelimelerini taşısa da anlaşılır; özellikle ikinci yarısından sonra olaylar hızlanıyor ve kitap akıp gidiyor. Toplumsal hiciv, dönem romanları ve Gürpınar’ın kalemini sevenlerin keyif alacağını düşünüyorum.

Okuduğum üçüncü Hüseyin Rahmi romanı ve şimdilik açık ara favorim. En çarpıcı tarafıysa şu: Yüz yıldan fazla zaman geçmiş ama eleştirdiği bazı şeyler insana hâlâ fazlasıyla tanıdık geliyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkiye'deki laik ve dindar kesimlerin arasında sıkışmış bir kurum olan Diyanet'in ne olduğuna dair bilgilendirici bir kitap. Diyanet'in varlığının Cumhuriyet öncesi dini makamlara göre aynı olup olmadığı, Diyanet'in Cumhuriyet Türkiyesi için ne anlama geldiği, Diyanet'in siyasi olaylara bakış açışını görebileceğiniz detaylı bir anlatım eşliğinde yazılmıştır. Türkiye tarihinde bir şekilde iz bırakmış birçok isim üzerinden Diyanet'i ve Cumhuriyet'in kuruluş, gelişme ve güncel tarihini gözlemleme imkanına sahip olmaktasınız. Bir tarafı haklı göstermeye çalışıp tek yanlı bilgi vermekten kaçınması kitabın takdir edilesi yanlarındandır. Kitap içerisinde verilen Ek'ler ise dikkatle okunması gereken bölümlerdir, tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Değerli büyüğüm Şükran Günay'ın kaleminden anne baba sevgisi, vatan özlemi, aşkın büyüsü temalarının ağırlıklı olarak işlendiği, kısaca insana dair ne varsa kimi zaman hece ölçüsüyle, kimi zaman serbest ölçüyle damlayan dizeler okurun hem ufkunu açıyor hem de hayatı sorgulamaya sürüklüyor hem de olgunluk kazandırıyor. Yunus Emre'nin asırlardan bu yana tükenmeyen nefesini Günay'ın samimi dizelerinde duyumsuyorsunuz. İçten, yaşamın içinden, sıcak, hayat dolu, ama bazen de "sır"ra vâkıf olamamanın çaresizliğini dışavuran, hem akılcı, mantıklı çizgide ilerleyen hem de yürek yakıcı, hüzünlendirici bir mayaya sahip bu şiirleri; her daim kendini geliştiren, yaşına rağmen öğrenmekten ve öğretmekten hiçbir zaman kopmayan, bilimin ve Atatürk'ün çizdiği yoldan ayrılmayan, Yaradan'la olan bağını güçlü tutan bir öğretmen olan Günay'ın hayatın kabuğuna aldanmayıp çekirdeğin içindeki öze ulaşma çabasının birer olgunluk meyvesi olarak yorumlanabilir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabı elinize aldığınızda hacimce çok gelebilir, fakat eğer ihtida hikayeleri ilginizi çekiyorsa gayet akıcı, keyifli bir şekilde ilerliyor. Allahın nezdinde her kulun nasıl da biricik olduğunu hissettiğim bir kitap oldu. kalpler O'nun elinde. ne kadar batmış olursan ol, kitapta her türlü günahın kıyısında dolaşan insanlar var, O seni görüyor ve sana fırsatlar sunuyor mesajlar gönderiyor eğer görmek istersen peşinden gidersen.. ve bir hakikati daha fark ediyorsunuz bulunduğu yerden dolayı bir insanı hakir görmek, günahkâr görüp ondan umut kesmek bizim haddimiz değil. onun Rabbi var ondan ümit kesmeyen. SubhanAllah.

kitapta sadece islam'a dönen muhtediler değil, onların tasavvufi yola girişleri de anlatılıyor ve bu tek bir coğrafyaya bağlı değil dünya genelinde bir yolculuğa çıkıyorsunuz, Türkiye durağında tanıdık isimler görmek de memnun ediyor açıkçası.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir ailenin geçmişi üzerinden hafıza, kimlik, göç ve aidiyet meselelerini anlatan etkileyici bir roman. Anlatıcının anne ve babasının geçmişini araştırması, özellikle evlat edinilmiş kardeşinin hikayesiyle birleşerek aile olmanın anlamını sorgulatıyor. Coğrafyanın politik geçmişine de uzanan roman, suskunlukların ve unutulanların peşine düşüyor.

Kolay okunan bir kitap değil; ancak bittikten sonra zihinde kalmayı başaran, insanı geçmişin ve kimliğin anlamı üzerine düşündüren bir roman. Buradaki direniş yalnızca politik baskıya karşı değil, aynı zamanda unutmaya, sessizliğe ve geçmişin silinmesine karşı verilen bir mücadele.
İyi okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okurken sürekli,üç yıl önce kaybettiğm babamla ilgili anılarımı düşündüm.Belki de bu nedenle beni çok daha fazla etkiledi.Herkes gibi ben de bir çocuğun babasını hiç kaybetmeyeceğni düşünerek yaşadm.Babalar,çocukları için hep ölümsüzdür,hayatımızda sessiz ama güçlü bir dayanak,bir güç gibi dururlar.Fakat insan,onlar yanındayken bunun değerini çoğu zaman anlayamıyor.Yaşarken kırgınlıklara ve olumsuzluklara odaklanıyor,gerçekten görülmesi gereken güzellikleri kaçırıyorz.Ta ki kaybedene kadar..Kaybedince bazı gerçekler ortaya çıkıyor ve insan neyin değerli olduğunu o zaman anlıyor.Kitap bende böyle bir his bıraktı.Edward'ın hikayelerinin ardındaki anlamı çözmeye çalışan William'ı okurken,sevdiğimz insanları hayattayken gerçekten görmenin ne kadar kıymetli olduğunu düşündüm.Keşke herkes bir babanın anlattıklarının ve göstermeye çalıştıklarının anlamını zamanında kavrayabilse.Keşke daha çok sarılsak,konuşsak,dinlesek.Bazı şeylerin değerini anlamak için onları kaybetmesek.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir