Moğol-Batı Avrupa İlişkileri ve İslam Dünyasına Etkileri Hakkındaki Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
zafer saraç
19.03.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Siyaset, Din ve Ticaret Ekseninde Moğollar, İslam ve Batı Avrupa
Moğolların 13. yüzyılda giriştikleri büyük kapsamlı istila ve işgal hareketleri doğudan batıya doğru tüm dünyada geniş çaplı kaotik bir durum yaratmıştır. Moğollardan önce namları duyulmuş, ortaya çıkan psikolojik savaş unsurları sansasyonel bir etkiyle halkların ve yöneticilerin kâbusu olmuştur. Ardı ardına ele geçirilen topraklarda dünyanın o güne dek görmediği bir vahşet, duyanları yeni çareler bulmaya itmiştir. Özellikle Batı Avrupa, Moğol ordularının Doğu Avrupa’da görülmesinden sonra ülkelerin başına gelecek meşum akıbetin önüne geçmek istemiştir. Moğol duyumlarının efsaneye dönüşmesi sonrası nerdeyse o günlerde bilinen dünyanın bir ucundan diğer ucuna diplomatik ilişki ağı oluşmaya başlamıştır.

Moğol, İslam ve Avrupa tarihi hakkında kapsamlı çalışmaları bulunan Adil Hilal de Moğol intişarını izleyen süreç içinde Moğol- Batı Avrupa ilişkilerini İslam dünyasına etkileri kapsamında incelemiştir. Aslında coğrafyaya bakıldığında Çin’in yamacında zuhur etmiş bir imparatorlukla Batı Avrupa arasında devasa bir mesafenin olduğu dikkat çeker. Fakat Moğolların Asya’da sağladıkları Pax Mongolica (Moğol Barışı) dönemi, Haçlı Seferlerinin sağladığı Doğu ile Batı’nın temas hali, artan ticari münasebetler sayesinde ilk ilişkiler başlar.

Cengiz Han dönemi ve onun vefatını izleyen dönem arasında belirgin farkların olduğu malumdur. Büyük cihangirin ölümü sonrası Moğol topraklarının Cengiz’in dört çocuğu arasında pay edildiği devirde dünyanın istikrarında da dalgalanmalar görülür. Adil Hilal de işte bu dönemde 1237-1255 yılları arasındaki ilişkileri kaleme alarak eserine başlar (Birinci Bölüm). İlk temasların vuku bulduğu bu dönemlerin belirgin özelliği Moğolların şartsız biat istemeleridir. İlk giden heyetler hakkında bahseden Hilal toplumların birbirlerini tanımalarının aşamalarını detaylı bir şekilde satırlara döker.

Türk akademik literatüründe de karşılığı bulunan Carpini, Lombard, Rubruck gibi diplomat seyyahların yapmış olduğu seyahatleri iyi bir şekilde özetleyen Hilal ilk ilişkilere kadar olan siyasi tarihe güçlü göndermeler yapar. Aslında güç dengesinin bu kadar iyi gösterilmesi, Avrupa cephesinin durumunu da aşikar kılar. İlk olarak Moğol fırtınasına karşı aranan çareler ve yürütülen projeler; silaha dokunmadan kalemle Moğolların Hristiyan olması hedefine binaen hareket eder. Bu nedenle Batı’nın muktedir imparatorları kolay olana yönelerek, dini bir misyonun tahakkuku için çaba sarf eder.

Eserin ikinci bölümünde; Hilal, tarihçi perspektifinden olaya bakmaya ve çoklu uluslararası ilişkiler kapsamında ele aldığı olayları detaylandırmaya başlar. Aslında burada Cengiz’in ölümünden sonra dörde bölünen Moğol imparatorluğunun İlhanlılar cephesi anlatılır. Emsali olan özel konulara yoğunlaşmış eserlerin aksine İlhanlıların siyasi tarihi ilgi çekici şekilde detaylandırılır. Böylelikle Ortadoğu- Türkistan- Kafkaslar arasında zuhur eden siyasi tablo ana hatlarıyla okurun önünde arzı endam eder. Bölgede büyük bir güç olarak sivrilen Memluklara mağlup olan Moğolların artık gardı düşer ve Latinlerle anlaşmaya yaklaşırlar.

Eser sadece siyasi tarihi detaylandırmakla kalmaz. Bu dönemde diplomatik ilişkiler ve özel önemi haiz birçok elçilik heyetinin diplomatik çabaları da satırlara yansır. Misal İlhanlı Hanı Argun dönemindeki Moğollar tarafından yollanan dört elçilik heyeti hakkına bilgi verilir. İlişkilerin İlhanlı hanlarının dönemlerine müstakil başlıklarla sunulması, eserin aslında Moğol-Latin ilişkilerinden ziyade İlhanlı-Batı Avrupa ilişkilerine yoğunlaştığının kanıtı gibidir. İlk bölümü sonuç kısmıyla bitiren müellif ikinci bölümü de ilişkilerin beklentilerin aksine sonuçlanmasının nedenleri üzerinde durarak bitirir. Bu şekildeki metodolojik tercihten anlaşıldığı üzere, müellifin kitabını farklı makalelerin birleşiminden oluşturduğu fikri okurda hasıl olur.

Eserin üçüncü bölümü; din ilişkilerine ayrılır. Avrupa ve Moğolların din siyasetinin tam manasıyla anlaşılması için iki tarafın dine karşı tutumlarının deşifre edilmesi gerekliliğinden hareket eden Hilal gerek Avrupa’nın gerekse de İlhanlılar üzerinden Moğolların dini siyasetleri doğrultusunda nasıl hareket ettiklerini tüm yönleriyle ortaya koyar. Mesele esasında basittir. Batı Avrupa Moğolları Hristiyanlaştırarak onların sayesinde Asya’nın bütününü dinen fethetmek istemektedir. İlhanlılar ise Memluklara karşı bir müttefik bulmak istemektedir. Ama iki tarafında beklentisinin dışına çıkan bir sonuç iki tarafı tatmin etmezken, yaşananların din siyasetinin çetrefilli yönlerini aşikar etmesi bakımından okuru memnun eder.

Dördüncü bölümde ise; ilişkilerin ticari yönü üzerinde durulur. Her ne kadar ilişkiler kapsamında Moğollar adı altında İlhanlılar ön plana çıkıyorsa, ticaret bağlamında da Venedik ve Cenevizliler baş rol mevkiine yükselirler. Akdeniz ticaretinin nabzının nasıl attığı, İtalyan şehir devletlerinin dinden bigane şekilde Asya’ya uzanma çabaları, verilen imtiyazlar, ambargolar, kutsal savaşların gölgesinde filizlenen pazarlar, büyük ticaret yollarının seyri vs. gibi birçok malumat bu kısımda çok rafine biçimde dile getirilir.

Siyaset, din ve ticaret merkezli takip edilen ilişkiler izah edilirken hem Batılı kaynaklar hem de yazarın mensubu olduğu millete ait Arapça kaynaklar çok iyi takip edilir. Yer yer karşılıklı şekilde değerlendirilen kaynakların birbirlerini doğruladıkları yerler üzerinde özellikle durulur. Yazarın anlatısında Arap mensubiyeti bağlamında taraflı yorum yapması beklenirken salt durumu ortaya koyan yorumları yaparak objektiflik koruduğu fark edilir.

Eserin iyi bir çevirisi olmasına karşın, imla açısından tekrar elden geçirilmesi gerekmektedir. Bu arada dilimize onlarca eser kazandıran Merhum Ahsen Batur’un notlandırmalarla esere diğer çevirilerine nazaran daha az müdahale ettiği görülmektedir. Bu nedenle yazarın bazen bozkır kültürüne ilişkin değerlendirmelerde sathi yorumlar yaptığı gözden kaçmamaktadır. Örnek verilirse Asya kültüründe “gök” figürü fazlasıyla önemlidir. İlhanlı hanlarının mektuplarındaki “gök” merkezli yeminlerinin inanç gizleme çabası olarak nitelendirilmesi ve Şamanizm’in bir din olarak kabul edilmesi yazarın direkt kabulünden ziyade tartışmaya açıktır. Bununla birlikte elçiler vasıtasıyla ulaştırılan mektupların detaylı tahlil ve tenkit edildiği söylenebilir. Hatta mektuplardaki ifadelerden yola çıkılarak yapılan fikir jimnastiklerinin ufuk açıcı olduğunu belirtmekte fayda vardır.

Sonuçta, milletler arası ilişkilerin günümüzdeki gibi olmadığı bir dönemi anlatmanın kendi içinde zorlukları mevcuttur. Özellikle tarafları birbirlerinin gözünden anlatmak insanlar arası ilişkilerden daha karmaşık olan devletlerarası bir tabloyu layıkıyla çözümlemeyi zaruri kılar. Moğol- Avrupa arasında ikbal dönemlerini yaşayan İslam’ın durumunu izah etmek, bölgeye damgasını vuran Müslümanların tarihi için önemlidir. Yine bir Türk devleti olan Memlukların bölge siyasetindeki üstünlükleri daha fazla incelemeyi hak etmektedir. Zira Türklerin Mısır merkezli tarihleri İran merkezli tarihlerinden geri kalmaz. Her ne kadar İslam ilintisi gereğince İlhanlılar merkeze alınsa da Altınorda, Çağatay ve Kubilay hanlıkları uluslararası ilişkiler bağlamında incelenmeyi hak ederler. Dileriz ki Moğol mirası ve Türklere etkileri, yazılacak yeni eserler nispetince kütüphane raflarını zenginleştirir.

Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
UMUT GÜNER
05.05.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Akademik ve Özgün Bir Eser
Moğol İmparatorluğu, 13. ve 14. yüzyıllarda geniş bir coğrafyayı kapsayan ve Batı Avrupa'dan Çin'e kadar uzanan büyük bir imparatorluktu. Moğol İmparatorluğu'nun Batı Avrupa ve İslam dünyasıyla olan ilişkileri, bu coğrafyalarda birçok etki yarattı.

Kitap, Moğol İmparatorluğu'nun Batı Avrupa'daki etkilerini, özellikle Moğolların Avrupa'nın doğusunda ve Orta Avrupa'da etkili oldukları dönemleri inceler. Moğolların Avrupa'yı istila etmeleri ve farklı kültürlerin bir araya gelmesi, Batı Avrupa'da yeni sanat, mimari ve teknolojilerin ortaya çıkmasına neden oldu.

Ayrıca kitap, Moğol İmparatorluğu'nun İslam dünyasına etkilerini de ele alır. Moğolların İslam dünyasını istila etmeleri, bu coğrafyadaki sosyal, siyasi ve kültürel yapıları değiştirdi. Moğollar, İslam dünyasında yeni bir düzen kurarak, ticaret yollarını açtılar ve bilim ve teknoloji alanında gelişmelere katkıda bulundular.

Kitap, Moğol İmparatorluğu'nun Batı Avrupa ve İslam dünyasıyla olan ilişkilerini, tarihi bir bakış açısıyla ele alarak, bu ilişkilerin sosyal, siyasi ve kültürel etkilerini inceler.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
10*
09.04.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kıymetli bir eser. Yazar ve yayınevini tebrik ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Yorgun Okuryazar
17.03.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Selenge'nin her kitabı muhteşem.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Gamze Esma
15.10.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Moğollar için faydalı bir çalışmadır
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
SuleymanAydin
15.02.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ağırlıklı olarak İlhanlı dünyasını ele alan, ancak Moğol, İslam ve Batı arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyen nadir eserlerden birisi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
kırmızı35
06.01.2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ahsen ağabey yine dokturmusl
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
neoland
14.11.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Moğol Tarihi alanıyla ilgili harika bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
yabgu03
19.10.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alanında boşluğu dolduracak bilimsel bir eserdir. Hristiyanların Moğollarla siyasi, dini ve ekonomik açıdan ilişkilerine değinilmiştir. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Elbirce
10.10.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Moğollar'ın Batı Avrupa ilişkilerini enine boyuna incelemek isteyenlere...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kursad53
05.10.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap bir yazar, Mısırlı. Dikkat çekici bir çalışma.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Urukagina07
09.09.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güzel bir kitap, özellikle Moğolların birbirine düştükten özellikle İlhanlıların Irak'a ilk geldikleri o eski ihtişamları ve karizmalarını kaybetmeleri, Memlüklere karşı tek başlarına mücadele edemeyecek duruma düşüp bir zamanlar küçük gördükleri Avrupalılardan medet ummaları güzel bir şekilde ele alınmış. Aşağı yukarı Moğollar üzerine okuma yapan biri için güzel bir kısa tarih çalışması. İçerisinde güzel tesbitler yer almakta. Okumakta fayda var.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Biblomanic
01.09.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahsen Batur'un çevirmeyi tercih ettiği her kitap çok güzel ve alanında önde gelen eserler... Moğol ve Avrupa tarihi açışından önemli bir eser. tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-302053
25.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
inceledim mükemmel olmuş.moğoları anllamak için en kısa sürde okunmalı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
AtsızAta14
19.08.2019
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bence çok başarılı unutulan doğu tarihimize ışık olan bir eser...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Mehmet Poyraz
07.02.2022
Moğolların özellikle Haçlılarla olan münasebetleri ve Memlük-Moğol karşılaşmasında Haçlıların buna bakışı hayli ilginç. Müellifi bunlarla ilgili hayli doyurucu malumatlar vermektedir. Memlüklerin Moğollarla savaşmak için yola çıkmasına Haçlılar hayli sevinir. Bu uğurda sefere çıkan Memlükler Haçlı topraklarından geçer hatta buralardan alışveriş dahi yaparlar. Şövalyeler müdahale etmezse Haçlıların ileri gelenleri Memlüklere askeri lojistik sağlayacak gibidir. Moğolların Müslüman oluşları da anlatılırken Papalığın gayreti de işlenmiş. Çalışma bizlere konuyla alakalı hayli detaylar sunmaktadır. Meraklıların alıp okuduğuna değecek bir kitap çalışması. Araştırmacılar içinde oldukça faydalı olacaktır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir