Kitabı okudum,osmanlı sarayının içerisinde geçen olayları bir noktaya kadar açıklıyor.Aynı zamanda saray dışında olan bazı olaylarıda yansıtmış.Dikkat edilirse,yazar sultan mehmet reşadı çok seviyor.Tabi bu gayet mantıklı iyi geçinmişler,mehmet reşatın mazbut ve mazlum bir sultan olduğunda bütün tarihçiler ittifak etmiştir.Daha doğrusu onun ittihatçı sergerdelerin elinde bir oyuncak olduğunu herkes bilir.Zaten 60 yaşına kadar haremde yaşamış bir insanın,devleti yönetme noktasında bazı zaaflar göstermesi,ve ittihatçılar elinde oyuncak olması kaçınılmazdır.Tamda yazarın istediği bir meşrutiyet padişahıdır.
Fakat sultan vahdettin böylemi ? el cevap:tabiki hayır,onun padişahlığı abisi abdülhamidi andırdığından yazar için pek muteber değildir.Ayrıca vahdettinin yazarın işine son vermeside,sultana olan bakışını dahada negatif bir hale getirmiştir.Esasen yazar kendisi işi bırakacağını,açıklamayı düşündüğü bir sırada,görevden alınması gayet hoş olmuştur.Yazarın dediği gibi eğer ben işi bırakmazda kovulursam bu benim gururuma dokunur diyor.
Demekki sultan iyi yapmış,birde dikkat edilmesi gereken husus,kitab 1925 yılında yayınlanmış,yani mustafa kemalin tabiri caizse kuş uçurtmadığı bir dönem,dolayısıyle dalkavukluğunun neden böyle üst safhada olduğunu anlaya biliriz.Zaten o dönem bunun dışında bir yol tutan,kendini istiklal(kasap)mahkemesinde buluyordu.