Siyün Bike/Moskova Önlerinde Talihsiz Bir Türk Sultanı Hakkındaki Yorumlar


12.11.2018
Ben adını severek aldığım bu kitaptan kesinlikle pişman olmadım. Tavsiye ederim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
21.04.2018
Vatan millet aşkıyla bu kadar yanan bir kızın nasıl bu kadar korkak ve ağlak birine dönüştüğünü anlamak mümkün değil?
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (1) Hayır (0) Yanıtla
27.09.2017
Severek okunan,tarihimize ait bir roman. Geçlere tavsiye ederim.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
Milliyetçi,vatansever bir Türk-Nogay prensesi olan Siyünbike'nin Kazan Hanlığını kurtarmak için verdiği çaba,yapmış olduğu mücadele,urus yanlıları ve yerli işbirlikçileriyle giriştiği amansız mücadeye rağmen başarılı olamayışı,Moskof ellerine esir düşüşü,oğlu Ötemiş Giray'dan bir daha kavuşmamacasına ayrılışı,Ötemiş Giray'ın uruslaştırılıp,vaftiz edilmesi ve bakımsız şartlarda yaşama gözlerini yumması ve bir dizi yürek burkan hikaye.Neticesinde yaşamı zorluklar,acı ve gözyaşı içerisinde geçen Siyünbike'nin hazin dolu hikayesi.Bir solukta okuyup bitirebileceğiniz,elinizden bırakamayacağınız,akıcı bir roman.Tarihi roman meraklılarına duyrulur,salık veririm.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (13) Hayır (1) Yanıtla
"rusların bilmedikleri bir şey vardı;karşılarındaki ordunun rastgele bir ordu olmayıp;at sırtında doğup at sırtında ölen, dünyaya defalarca ün salmış, çok güçlü orduları di
ze getirmiş,defalarca büyük devletler kurmuş TÜRK MİLLETİ'nin bir parçası olduğunu unutuyorlardı." kitapta da yer alan bu cümle aslında her şeyi aşikar bir şekilde anlatmaya yetiyorda artıyor bile.Biz Türkler'in asla ve asla savaş meydanında yenilmeyeceğini bu yüzden diğer devletlerin yürüyeceği politikalar izleyecekleri siyasetler neticesinde milletin arasına nifak tohumları ekip onların kendi aralarında birbirlerini halletmelerini sağlamayı , devletin ileri gelenlerini karalayarak onların milletle aralarının açılmasını sağlamayı amaçlamaktadır.Bu sayede gayritürk ve gayrimüslim olan bu devletler arzu ettikleri başarıyı kahpece kazanmayı planlamaktadırlar.
Eserimizin de konusu işte bu durumla alakalı.Zamanın güçlü devletlerinden birisi olan Altınordu Devleti'nin yıkılmasının ardından bu devletin yerine küçük hanlıklar kurulmuştur. İşle bu hanlıklardan birisi olan Nogay hanlığının başında Mirza Yusuf isimli bir Han ve Ayhanım isimli bir sultan bulunmaktadır.Siyün Bike'nin anne ve babasıda bunlardır. Siyün Bike doğacağı zaman onun bir erkek olmasını dilemişler ancak takdir-i ilahi onun dünyaya gözlerini kız olarak açmasını uygun görmüştür. Buna o kadar aldırış etmeyen Mirza Yusuf ve Ayhanım kızlarını tam bir erkek gibi yetiştirmişerdir.Bu sıralarda Kazan Hanlığıda(Altınordu Devleti'nin yıkılmasından sonra kurulan Hanlıklardan birisi) fokur fokur kaynamaktadır.Bunun sebebide rusların savaş meydanında yapamadıklarını,Hanlığın önde gelen beğlerini satın alarak(ne kadar Türk oldukları tartışılır),rus sarayında yetiştirdikleri Kazan Hanlarını hanlığın başına geçirerek, hanlığın her noktasına çaşıtlar salarak,her şeyden önemlisi meyhanelerde çalıştırdıkları birbirinde güzel rus yosmaları(Türk erkeklerinin aklını karıştırmak ve bulandırmak amaçlı çalıştırılıyor bu yosmalar)sayesinde ruslar izledikleri bu politikayla devleti güçsüz düşürüyor ve istediği gibi at koşturuyordu.Babası Mirza Yusuf'tan bu üzücü haberleri öğrendikçe içi içine sığmayan ve hergün Allah'a dua eden ve Türkler'in rus boyunduruğundan kurtulması için bir kurtarıcı göndermesi için Allah'a dua eden Siyün Bike bu dualarının kabul olduğunu çok kısa bi
r süre sonra öğrenir. kazan Hanlığının ileri gelen vatanperver Türk Beğleri ona bu fırsatı verirler. Kazan'a giden Siyün Bike'nin başından geçen birbirinden üzücü hadiselerle sizde kahrolacaksınız. en sonunda Kazanlıların Siyün'e yaptıkları ihanet ve onu ruslara oğlu Ötemiş Giray'la birlikte vermeleri.Vatan aşkıyla yanıp kavrulan,güzel,akıllı,yiğit ve vatanperver bir Sultan'ın başından geçen üzücü hikaye.
Bu konuya da değinmeden geçemeyeceğim; Karadenizde ki Türk hanlıkları ruslarla benlik mücadelesi verirken Osmanlı İmparatorluğu en haşmetli yıllarını yaşıyordu.(Bana göre Osmanlı Devleti Cennet Mekan Yavuz Sultan Selim Han'ın vefatıyla çöküşe geçmiştir).Ama devletin başında bulunan Kanuni Sultan Süleyman Han devlete haseki yaptığı roksalan(nam-ı diyar hürrem) denilen bir rusla günü gün ederken onun oyununa ve Osmanlı'nın hristiyan rusya elçisinin yalan yanlış haberlerine inanarak Karadenizde ki Türkleri kendi kadaerlerine bırakması gerçekten içler acısıdır.
Bu kitapta yaşananların günümüzde de ülkemize iç ve dış unsurlar tarafından oynandığını görmek bu kitabın önemini bir kat daha arttırmaya yetiyor. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (18) Hayır (1) Yanıtla
MİLLİYETÇİ VATANPERVER BİR KAZAN SULTANI OLAN SİYÜN BİKE'NİN ÇİLELİ GEÇEN ÖMRÜ ROMAN HALİNE GETİRİLMİŞ. TRİHİMİZDEKİ PEK ÇOK KAHRAMANDAN SADECE BİR TANESİ SİYÜN BİKE. BİR MİLLETİN KENDİ ÖZ BENLİĞİNİ KAYBETMEYE BAŞLADIĞI ANDAN İTİBAREN BAŞINA NELER GELEBİLİR ONLARI BU ROMANDAN ÇOK DAHA İYİ ANLIYORUZ. BU SADECE BİR ROMAN DEĞİL TABİ TARİH OKUYANLAR BİLİRLER BU BİR NOGAY PRENSESİ'NİN GERÇEK HAYAT HİKAYESİDİR.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (9) Hayır (4) Yanıtla
28.09.2018
çocukluğumda okuduğum ilk romandı. Okurken hissettiğim duyguları, adını görünce hala hissediyorum. Muhteşem değildi ama hala aynı duyguları hissettirebildiğine göre etkileyici bir romanmış.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (0) Hayır (0) Yanıtla
13.08.2011
Hep erkek hükümdarların erkek kahramanların hikayelerini okuduk bu güne kadar. Kahraman bir kadının neler yapabileceğinin en güzel örneği belkide bu kitap. Dili sade akıcı severek okunabilecek bir kitap
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (0) Yanıtla
07.02.2008
türk kızının türkler için savaşmasını anlatan bir kitap bence herkesin okuması gerekli.tarihimizi öğrenmek ve bilmek adına yapabileceğimiz en güzel şey; onların hatırına...
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (2) Hayır (2) Yanıtla
12.11.2007
Kitabın tanıtım yazısında Siyün Bike'nin Kırım prensesi olduğu yazıyor ki bu yanlıştır. Kendisi Kazan Hanlığında yaşamış olup , her ikisi de Tatar devleti olmakla birlikte , Kırım ve Kazan hanlıkları arasında doğrudan bir ilişki mevcut değildir. Kırım hanlıkları kısmen Osmanlı'nın desteğini alarak daha uzun bir süre ayakta kalmayı başarmışlar , ancak Kazan hanlığı Rusya steplerinin ortasında yapayalnız bir durumda kalmış ve 1552 yılında bağımsızlığını kaybetmiştir.
Bu yoruma katılıyor musunuz?
Evet (3) Hayır (1) Yanıtla