Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Peemee Tarafından Yapılan Yorumlar

12.07.2008

Türkiye'de Osmanlı merkezli bir tarih anlayışı hakimdir. İslamcı kesim Türk tarihini Osmanlı'dan en fazla da Selçuklu'dan başlatır. Devletin resmi tarih anlayışı da bu çizgidedir. Bu ders kitaplarına kadar yansımıştır. Timur ders kitaplarında öğretilmemiş, aksine Moğol, yağmacı, aksak gibi etiketlerle yaftalanmıştır.

Timur dünyadaki en büyük başbuğlardan birisidir. Hayatında bir kez bile savaş kaybetmemiştir. Ulu Başbuğumuz Atatürk onun hakkında :"Timur benim zamanımda yaşasaydı benim yaptıklarımı yapabilirdi ama ben onun zamanında yaşasaydım onun yaptıklarını yapamazdım.

Melez Bayezid ve Türk oğlu Türk Temir'i karşılaştırmak bile büyük hatadır. Yıldırım savaşta yenilmeyi hak etmiştir. Gönderdiği hakaret dolu mektuplar Timur'u deli etmeye yetmiştir. Zaten sonunda da güçlü olan kazanmıştır.

Türkiye'de Türk-İslamcı ve İslamcı çizgideki tarih anlayışları hakim olduğu sürece dünyanın en büyük komutanlarından biri olan Timur'un hakkı teslim edilemez. Tanrı uçmağa vardırsın.
04.07.2008

Cemal Şener Alevilik üzerinde kale alınanacak araştırmalar yapmıştır. Kitabı son derece önemli tarihi bilgilerle dolu. Osmanlı-Türkmen ve Osmanlı-Kürt ilişkilerini çok iyi analiz ettiği için birçok kişinin düştüğü yanlışlara düşmemiş. Alevi olan Türkmenler bu ülkenin kurucusudur, bu toprakların Türkleşmesinde en başta yer almışlardır. Bu tarihi bir gerçektir. Cumhuriyetin kurulmasında da Kuvay-ı Milliye hareketinin içerisinde Alevilerin Mustafa Kemal Atatürk'e destek verdiğini biliyoruz. Osmanlı'nın Aleviler üzerindeki baskıcı politikası Türkmen Alevilerin Doğu Ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde dağlara çekilmesine yol açmış ve çekilme sonucu Kürtçe ya da Zazaca konuşan ama Türk soylu Aleviler ortaya çıkmıştır.
Cemal Şener yapmış olduğu alan araştırmalarında ve bire bir görüşmelerde belli bir yaş ortalamasının üstünde olan Zaza ya da Kürt Alevilerin Türk olduklarını söylemektedir. Zaten bu araştırmayı yapmasının en önemli nedeni de Türkiye'deki belli yaşın üstündeki Zaza ya da Kürt Alevilerin ısrarla Türk olduklarını haykırmasıdır.

Burada önemli olan Türkmen Alevilerin Kürtleşmesidir. Bu tarihsel ve sosyolojik bir gerçektir. Ortada Türklerin lehine olmayan bir asimilasyon söz konusudur. Sosyolojide azınlık-çoğunluk ilişkilerine bakıldığında her hangi bir kural ortada yoktur. Çoğunluk azınlığı asimile edebilir, normal olan budur, ancak azınlık da çoğunluğu asimile edebilir. Osmanlı'yı bilmek bu noktada devreye girer. Osmanlı zamanında bölgede, özellikle Yavuz devrinden sonra, Kürtler büyük nüfuz elde etmişler, Şah ismail'in Yavuz'a yenilmesiyle Doğu Anadolu'da Kürtler yerlerini sağlamlaştırmışlardır.

Bir de Kürtlerin çoğunluğu zaten Şafiidir ve daha ılımlı olan Hanefiliği bile benimsememişlerdir. Kaldı ki Aleviliği benimsesinler.

Alevilik Türk kültürüdür ve bunu söylemek bazı çevrelerin söylediği gibi Alevilerin Türkleştirilmesi değildir. Aleviler zaten Türktür ve yıllardır kapalı olarak gelişim gösterdikleri için en az karışma Alevilerin içerisinde olmuştur. Alevilerin Laik Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkmasında da Osmanlı'dan kalan zulmün etkisi çok büyük olmuştur. Osmanlı Emevi ve Arapçı zihniyetini Türkmenlerin üzerinde baskı unsuru olarak kullanmıştır. Askeriyenin ve bürokrasinin de devşirmelerin elinde bulunması bile bu devletin Türk olmadığını gösterir. Padişahların bir tanesinin bile annesi Türk değildir ve hiçbiri hacca gitmediği halde Osmanlı en büyük Müslüman devleti gösterilir. Osmanlı ümmet toplumunu yarattığı için bugün bu sancıları çekmekteyiz.

O yüzden Türk kültürünün bir parçası olan Alevileri dışlamak Türklüğe yapaılabilecek en büyük kötülüktür, ihanettir. Cemal Şener'in kitabını da bu paralelde okumak gerekir.
01.07.2008

Doğu Türkistan, Türk Çin ilişkilerinde belirleyici bir sorundur. Doğu Türkistan Türklerinin yüz yıllardır süren mücadelesinde Türkiye bugün kardeşlerine sırtını çevirmiş gözükmektedir. En eski Türk yurtlarından biri olan Doğu Türkistan'da insan hakları ihlallerinin alası yapılırken basın tüm olan bitenlere gözünü kapatmış kültürel olarak hiçbir yakınlığımız olmayan Filistin sorunu ile ilgilenmektedir. Soybağı ile bağlı olduğumuz ve bizden kilometrelerce uzaklıkta Çin'in baskısı altında yaşayan kardeşlerimiz ise sözde doğum kontrolü altında kısırlaştırılmakta, nükleer denemelere maruz bırakılmakta, nedensiz bir şekilde hapse atılmaktadır. İnsan hakları Türk söz konusu olduğunda Türkiye'de işlememektedir. Gerek Irak Türkmenleri gerek Karabağ Türkleri gerekse de Doğu Türkistan Türkleri bunun en açık örneğidir. Bu ideolojik bir tercih değildir. Türk olmamızın doğal bir sonucudur. Doğu Türkistan bilinmeyen bir konudur ve yolda çevirip birine sorsanız neresidir diye büyük olasılıkla bilemeyecektir. Bu bilinmeyen ülkemizi uluslararası ilişkiler bağlamında okumak isteyenler bu kitaba başvurabilir.
01.07.2008

Tarihçi olmanın getirdiği geniş bakış açısıyla olaylara farklı açılardan bakabilen önemli bir tarihçimizdir İlber Ortaylı. Ancak tüm değerlendirmelerine katılmakta tereddüt ediyorum. Tarih anlayışının merkezine Osmanlı'yı model olarak koymak günümüzdeki sıkıntıları çözme noktasında bir işleve sahip olmayacaktır. Bu merkeziyet bazı noktalarda hayranlığa kadar varmakta. Ne kadar bilgi birikimi yüksek ve kültürlü birisi karşımızda olsa da bazı olaylar bu esneklik ve rahatlık içinde değerlendirilmemelidir. Elbette ki birçok önemli noktayı tespit etmiştir ve bunların dikkate alınması gerekir.
03.03.2008

Atsız Beğ gerçekten çok güzel yazmış. En az diğerleri kadar güzel bir kitap. İlk bölümde Atatürk'ün çevresindeki yalakalar analtılıyor. İkincisinde ise İnönü hazretleri tiye alınıyor. çok eğlenceli bir kitap. İkinci bölümü İnönücülerin okumasını isterdim.