Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

20.08.2020

Türk Edebiyatının en üretken ve güçlü kalemlerinden Refik Halid. Birkaç hikayesi dışında okunmuyor ne yazık ki. Ne yazık ki.

Onlarca eseri var ve bunların bir kısmı da ‘Kirpi’ imzasını taşıyan Mizahi yazılar. Öyle ‘hahara kikiri’ mizahı değil bunlar. Aklın süzgecinden geçmiş mizah.

İki kısım karşılayacak sizleri:

İlk kısım 1.Dünya Harbinin son senesinde yazılmış olanlar. ‘Üşüme, kılık-kıyafet, alışveriş, para ve tembellik’ gibi başlıklar üzerinden savaşı ve savaşın etkilerini anlatacak.

İkinci kısım ise Mütareke Başı diyebileceğimiz 1918 sonrası kaleme alınanlar. Burada da ‘siyasilere inanç, Hatay, Nasrettin Hoca fıkraları ve atasözlerimiz’ gibi başlıklar üzerinden insanlık halleri ele alınacak.

O güzel Türkçesi ve etkileyici üslubu ve yine ‘uslanmaz eleştirel halleriyle’ fazlasıyla içine çekecektir sizleri.

Buyurun.
20.08.2020

“.. yetmiyor zaman dağınık düşleri
köreltilmiş gözleri sahiplenmeye

ve devam ediyor hayat
en lazım yerinden hızla incelmeye” (s.71)

Geçtiğimiz yıl kaybettik küçük İSKENDER’i. Kimselere görünmeden, ‘güvenmeden’ sessizce çekip gitti bu dünyadan.

Elinizdeki eser onun 1988 yılında yayımladığı ilk şiir kitabı.

Riskli bir durum şairlere ilk ürettikleriyle başlamak. Edip Cansever başta olmak üzere ‘ilk’ yazdıklarını kitaplarına almak istemeyenler dahi varken.

Bir de üstüne bu küçük İskender gibi zor bir kalem olunca.

Çok fazla yere götürüp orada düşüreceğini düşünüyorum sizleri.

“neden sana ihtiyacım var sevgilim
neden korku demokrasinin lideri..” (s.20)

İki satırda verecek mesela sevgiyi-sevgiliyi, demokrasiyi-korkuyu.

Onun şiir dünyasına buradan mı girmelisiniz? Pek emin değilim. Ama bir şekilde başlamak isteyenlere...
16.08.2020

1966-1983 yılları arasına odaklanıp 17 yıllık bir zamana şahitlik edeceğiz.

“Hiçbiriniz beni tam olarak anlamıyorsunuz. Yaşamamı istiyorsan anlamağa çalış beni. Ve bütünümle sev. Hasretle.” (s.141)

diyordu Lamia Hanım’a yazdığı bir mektubunda. Anlamağa çalış.

İki bölüm karşılayacak sizleri. İlk bölümde Cemil Meriç’in Antakya’da İngilizce Öğretmenliği yapan Lamia Hanım’a yazdığı 56 mektup yer alacak.

Yaklaşık 6 ay kadar süren bu mektuplaşmada kalemiyle tam anlamıyla soyunacak Lamia Hanım önünde, Cemil Meriç. Çok şey anlatacak.

İkinci bölümde ise diğer eserlerinde de olduğu gibi onun ‘edebiyat ve düşün’ dünyasına şahitlik edeceğiz.

Edebiyattan tarihe, psikolojiden sosyolojiye, inançlardan felsefeye dek birçok şey yazacak bizlere.

“Yazarın tek düşmanı vardır: bağnazlık. Düşüncenin bütün huysuzluklarına, bütün hoyratlıklarına, bütün çılgınlıklarına selam.” (s.190)

diyerek,

Salah Birsel, Oktay Akbal, Sait Faik, Behçet Necatigil ve daha nicesini nasiplendirecek kaleminden.
13.08.2020

Uzun bir dönem tıp doktorluğu da yapan Tess bir zaman sonra kendini tamamen kitaplarının yazımına bırakıyor.

Birçok polisiye yazar da olduğu gibi onda da bir seri mevcut:

Dedektif Jane Rizzoli ve adli tabip Maura Isles.

Şu an için bu seriden Türkçe’ye çevrilmiş 11 kitap mevcut. Elinizdeki, serinin 2003 yılında yayımlanmış üçüncü kitabı.

Bu defa bir manastıra götürecek bizleri Tess. Genç rahibe Camille’nin öldürülmesi, 68 yaşındaki rahibe Ursula’nın ise ağır yaralı olarak bulunması olayların başlangıç noktası olacaktır.

Temel ve dini ihtiyaçlar dışında dış dünyaya kapalı olan bu manastırdaki katliam, devamında karşılaşılan cinayetlerle gün yüzüne çıkacaktır.

Gerilim ögesinin bir nebze düşük, cinayetten ziyade Maura ve Rizzoli’nin ‘özel yaşamlarına’ odaklanan bir Tess romanı karşılayacak sizleri.
09.08.2020

İnsanın bilimle, insanın insanla ve insanın çevresiyle iletişimi hakkında genel olarak Jung ve Freud temelli birçok hikaye, roman kaleme alıyor.

1961 tarihli Solaris elinizde.

Bir gezegen Solaris. Ufak bir kara parçasına sahip ve ‘jöle’ kıvamında okyanus ile kaplı bir gezegen.

İki bilim adamı. Snow ve Sartorius. Dünya’dan Solaris için gelmişlerdir.

Kris Kalvin. O da bir ruh bilim uzmanı olarak iki bilim adamına yardımcı olarak gönderilecektir.

Gezegene iner inmez bir şeylerin normal gitmediğini farketmek de geç kalmayacaktır Kalvin. Kendinden önceki bilim insanlarının bir şeyleri gizlerken bir şeylerden de etkilendiği çok açıktır.

Solaris ‘kendine zarar verenlere’ onların bilinçdışı düşüncelerini açığa çıkararak da karşılık veren bir gezegendir.

Kalvin’in sevdiği kadın Rheya’yı karşısına çıkardığı gibi.

Teknoloji ve insan.
Yeni atılan adımlar ve iç dünyamız.
Anlaşmazlıklar ve etkileri.

Buyurun.