Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Melisa Parlak
Melisa Parlak
1991 yılında İzmir'de doğdu. Yazar. Yoga ve meditasyon rehberi. Amatör fotoğrafçı.
Antalya Lisesi mezunu. Lisansını Denizcilik alanında tamamladı. Yüksek lisansı yarım bıraktı. “Kefenin İçindeki” adlı öyküsü Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN International), PEN Norveç ve PEN Türkiye’nin desteğiyle oluşturulan genç yazarlar platformu İlkyaz’ın Kalemdaş köşesinde yer almaya hak kazandı. İlk öykü kitabı Asparagas KDY etiketiyle 2020 yılında çıktı. Yine aynı sene çıkan Tepetaklak Öyküler’de “Balkonda” isimli öyküsüyle yer aldı.
Melisa Parlak Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir Peren Ercan çevirisi ile Japon kültürüne yaklaşırken hüzünlü bir hikâyeye tanıklık ediyoruz. Anlatıcının çocukluğuyla açılıyor kitap. Çocukluk yıllarından beri yüzüne taktığı görünmez “soytarı” maskesiyle insanları güldüren bir karakter olduğunu anlatıyor. Elbette, aslında içinde kopan fırtınaları da. Perdenin arkasındaki hüznü ve yalnızlığı sadece bir kişi görüyor. Bir başka çocuk. Kahramanımızın anlattığı hikâye boyunca ara sıra geçmişe dönüp o çocuğun adını anması bundandır belki de.
Daha sonra liseye gidiyor. Artık evinden uzakta. Büyükşehirde tek başınalığının ve savrulmuşluğunun daha çok farkına varıyor. Sanatın ve siyasetin içine giriyor. O günlerde edineceği bir başka arkadaş, ona hikâyesinin sonuna kadar eşlik etmeyi başarıyor. Yaşamına giren kadınlarla, aile bireyleriyle, diğer insanlarla olan ilişkileri ve yetişkinlik dönemi de hep sancı dolu. Sevilmekten ötürü ızdırap çekiyor. Başarısız olmak ve oradan oraya savrulmak için yemin etmiş bir karakter. Dünyayı görme biçimi oldukça hüzünlü. Bu bakımdan çok enteresan bir anlatı. Yer yer sinir bozucu olsa da zamanı ve farklı kültürleri tanımak ve anlamak açısından okunmalı.
Osamu Dazai, melankolik yanıyla farklı coğrafyalarda Sâdık Hidâyet ile benzer bir dili konuşan bir yazar bana kalırsa. Bir de Mark Gibeau tarafından yazılmış ve Elif Kılıç tarafından dilimize çevrilmiş olan sonsözde de bahsedileceği üzere, “İnsanlığımı Yitirirken” pek çok kısımda yer alan gerçekçi ve etkileyici detaylarla, otokurguya göz kırpan tirajikomik bir anlatı.
belirli bir tema etrafında toplanmış öyküler okumak ve farklı yazarlarla tanışmak adına alınabilir. bazı öyküler gerçekten de çok iyi. fakat ne yazık ki bir kısmı da beklentilerimin çok çok altında kaldı.
stefan zweigvari etkileyici bir anlatımı var. yazıldığı dönem göz önünde bulundurulursa oldukça cesur bir hikaye. merak ediyorsanız okuyun, içinizde kalmasın.
11 yazar, 22 öykü. Kadınların yaşamlarından yalın anlatımlarla etkileyici kesitler. Kitabın geliriyle kız çocuklarının okumasına katkı sağlanıyor.
Büyük patlama, en sade izahıyla evrenin oluşumuna dair kabul edilen bir başlangıç durumudur. Kitapta da buna dair etraflıca bilgi ediniyoruz. Ayrıca kitapta, evrenin yaşı konusunda 14 milyar civarı yıldan bahsediliyor. Muazzam. Elbette kitap konuya yalnızca bir giriş niteliği sunabilir. Denklemler, modeller, teoriler ve bol kavram içeren bu kitabın bilgi anlamında giriş seviyesinde doyurucu olduğunu ve fazlasını da içerdiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Büyük Patlama, evrenin oluşumuna ve felsefesine değinerek bizi kozmik maddelerin yapısıyla tanıştırmakta ve devamında da uzay ve zamanı detaylı bir biçimde incelemekte. Evrenin tarihi ve devamında çeşitli şüpheleri ele alan ve sorgulayan bölümlerle devam ediyor. Evrenin başlangıcından geleceğine, bizim kainattaki yerimize ve zamanımıza değinerek uzaya farklı bir perspektiften bakmamızı sağlayan ve bilgiye doyacağınız bir okuma yolculuğu. Bir de okurken bilimsel niteliği yüksek, kurgu dışı bir çalışma olduğunu unutmamak gerekiyor.
Sırf kainattaki varlığımızın anlamını yeniden gözden geçirebilmek adına bile okunması gereken bu bilgi seli hakkındaki düşüncelerimi Belçikalı astrofizikçi ve katolik rahip Georges Lemaitre’den dikkate değer bir alıntıyla bitirmek istiyorum: “Biz sahneye çok geç çıktık, bu nedenle yaradılışın görkemli doğumuna (matematiksel) kıyafetler giydirmekten başka şansımız yok.”