Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Adem Artan Tarafından Yapılan Yorumlar
Her bir makale kendi çapında kapsamlı, sürükleyici ve ilginç bilgilerle dolu olmakla birlikte sadece önsözü ve sonundaki röportaj için bile okunmaya değer bir kitap. Osmanlı'dan başlayarak 1985 Türkiye'sine kadar asker-sivil ilişkileri özelinde geçmişten günümüze siyasî ve sosyo-ekonomik bir ufuk turu atıyor, bildiğinizi sandığınız gerçeklere farklı açılardan bakma fırsatı yakalıyorsunuz Kemal Karpat'la. Son iki yüz yılın meşrutuiyetten başlayarak demokrasiye, Jön Türkler'den İttihat ve Terakki'ye, Cumhuriyet Halk Fırkası'ndan Demokrat Parti'ye, AP'den ANAP'a uzanan merkez-çevre mücadelesinin bitmeyen öyküsü. Altı çizilecek bir çok satırla dolu kitaptaki kelime; ama özellikle de imlâ yanlışları kitabın şanını gölgeliyor. Meraklısının elinden bırakamayacağı bir başucu kitabı.
Mimar Sinan'ı yaşadığı dönem ve eserleriyle anlatan hoş ve sürükleyici bir eser. Aslında bir senaryo olan eseri okuduğunuzda merhum Halit Refiğ'in bu senaryoyu filmleştirememiş olmasına üzülüyorsunuz ki hem de o biçim. "Koca Sinan" sadece Sinan'ı ve dönemini, eserlerini değil, aynı zamanda Sinan'ın yaşadığı bir asırlık döneme de siyasi ve sosyal açılardan da ışık tutuyor. Sinan'ın büyüklüğünün sadece eserlerinden değil, yetiştirdiği ve çalıştırdığı insanların hakkına gösterdiği titizlikten de kaynaklandığını merhum Refiğ, eserinde çarpıcı şekilde belirtmiş. Çekebilseydi acaba nasıl bir Sinan filmi izleyecektik, bilemeyiz; ama merhum Halit Refiğ'in en azından böyle bir senaryo yazması bizim açımızdan bir kazanç. Dönemi merak edenler ve mimarlar muhakkak okumalı. Eskiler ne güzel söylemişler: "İnsan ölür, eseri kalır."
Osmanlı denilince akla gelen ilk isim olan Halil İnalcık'tan derli toplu ve örnek bir eser. Akademik bir eseri sürükleyici uslübü ile rahat okunabilir bir hale getiren Halil İnalcık, olaylara ve dönemlere çok yönlü yaklaşması sayesinde tarihin başta ekonomi olmak üzere diğer beşerî bilimlerle olan ilişkisini çarpıcı şekilde ortaya koymuş. Özellikle "Devtel, Toplum, Ekonomi" bölümü sadece 1300-1600 arası döneme değil, aynı zamanda günümüze de nispeten ışık tutuyor. Osmanlı'nın büyüklüğü yanında bu büyüklüğün kendi içinde taşıdığı zaafları okumak için de gerçekten başucu bir eser. Tarih meraklılarının kütüphanelerinde kesinlikle bulunmalı. 2. cildini merakla bekliyorum.
Milli Mücadele'nin en ateşli yıllarından olan 1921'de Nazım Hikmet ve arkadaşı Vâlâ Nurettin'in İnebolu'ya gelmesiyle başlayıp Mustafa Kemal Paşa'nın Lâtife Hanım ile evlilik kararını açıkladığı 1923'e kadar uzanan bir dönem romanı Gazi Paşa.
Attila İlhan, en uzunu on sayfalık bölümler halinde yazdığı bu romanında bölüm aralarında dönemle ilgili gazete haberleri, mektuplar, raporlar gibi birinci elden kaynakları kullanarak romanına bir nevi yazılı bir belgesel havası vermiş. Dönemin dilini kullanmaya gayret etmesi dönemin havasını daha iyi teneffüs etmenizi sağlıyor. Millî Mücadele'nin hemen hemen bütün önemli isimleri romanda yer alıyor ve dönemi daha yakından ve sıcağı sıcağına yaşayarak kavrıyorsunuz.
Mustafa Kemal'in Fikriye ve Lâtife Hanım ile olan ilişkisi de romana ayrı bir hava katıyor. Milli Mücadele'yi olayların ve insanların üzerinden çok da derinliğine inmeden aktaran hoş bir eser. Sürükleyiciliği de cabası.
Mustafa Kutlu malum; farklı sıcaklıkta bir sohbet uslübü var. Sanki yazmıyor da sizinle konuşuyor. Öncelikle kitabın isminden başlayalım. Sadece ismi için bile okunması gereken bir kitap.
İlk hikaye, mektubun nelere kadir olduğunu çok güzel ortaya koymuş. Ya "Hacca Gidebilmek". İçinizde muhakkak bir şeyler kabaracak, belki gözleriniz dolacak. "Kar Üstüne Kan Damlar"da aşk ile tarih iç içe. Hepsinin de ortak özelliği insanı sarıp sarmalayan bir sıcaklık, bir samimiyet, sıradan insanların derin dünyalarına kısa; ama çarpıcı bir yolculuk.