Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Adem Artan Tarafından Yapılan Yorumlar

03.01.2010

Bitmeyen bir aşkın bitmeyen hikayesini bu defa, günümüzde Dîvan edebiyatını en iyi anlayıp yorumlayan kişiden, İskender Pala'dan okumak başlı başına ayrı bir zevk. Bu hikayeyi şiirselliği içinde ama düzyazı olarak aktarmak ancak onun başarabileceği bir işti. İskender Pala, Leylâ ile Mecnun'u başarılı bir şekilde günümüz diline uyarlamış. Ne zaman okuyup bitirdiğinizi fark edemeyeceğiniz kadar sürükleyici olmasının yanında kitabın minyatür ve beyitlerle süslenmesi de kitaba ayrı bir güzellik katmış. Hikâyenin eskiliğine kitabın eski kitapları da hatırlatması çok güzel eşlik etmiş.
27.12.2009

Edebiyatın toplumun tarihi üzerinden siyasî ve sosyal okuması. Türk dilinin siyaset ve sosyoloji arasındaki etkileşimini tarih aracılığıyla dile getiren eser, Türk dilinin macerası olarak da okunabilir.
Kemal Karpat'ın doymak bilmeyen okuma azmi ve hırsı, çocukluğundan başlayarak bütün Batı ve Türk klasiklerini okuması, ona bu iki büyük edebiyat ekolü arasında karşılaştırma yapma imkânı vermiş. Buna Karpat'ın sosyal tarihçi kişiliği, merakı ve çok yönlülüğü de eklenince ortaya güzel bir eser çıkmış.
Romanın orta sınıfın gelişimiyle ortaya çıkıp yaygınlaşması, bu sınıfın dilin sadeleştirilmesindeki başat rolü, dilin sadeleştirilmesinin siyasi kimliğe, özellikle de milliyetçiliğe etkisi, Ömer Seyfeddin özelinde yazarın ailesi, çevresi ve dönemiyle nasıl bir etkileşime girdiği ve son olarak Türk dilinin milattan önceden başlayarak günümüze kadar geçirdiği evrim (ve devrimler) bu kitapta.
Dil ile siyaset ve sosyoloji arasındaki derin ilişkiyi tarihin tanıklığıyla okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye edilecek bir kitap.
26.12.2009

Ayşe Şasa aslında sadece kendisinin değil, bir neslin de değil, birkaç neslin dramını anlatıyor kendi otobiyografisinde. Dışarıdan bakılınca özenilen ışıltılı ve cafcaflı hayatların aslında ne kadar da kof ve sığ olduğunu onun otobiyografisini okuyunca daha iyi anlıyor insan. Bir taraftan Batı'ya körü körüne gönül veren, diğer taraftan geleneğe ait son kırıntılarla Batılı gibi davranmaya müthiş tepki veren bir neslin evladı Ayşe Şasa.
Kitapta daha doğduğu andan itibaren gelenekten kopartılmaya başlanan, anadilinden önce "dadıdili"ni öğrenen, anlaşılmayan, anlaşılmak da istenmeyen; terkin, ikiyüzlülüğün en koyusunu yaşayıp bir uçtan başka bir uca savrulan, ağır mı ağır bedeller ödeyen; ama en sonunda huzura kavuşan bir hayat Ayşe Şasa'nınki. Yaşadıklarını bu kadar açık yüreklilikle ifade etmesinden çıkartılacak çok sonuç var aslında. Batılılaşma maceramızın çıkmazlarını bir insanın hayatı üzerinden çok çarpıcı olarak yansıtmış Ayşe Şasa. Kitabın inceliğinde onun yaşadıklarının, macerasının derinliği var. Birkaç saatte rahatlıkla okuyabileceğiniz bu kitapta pek çok satırın altını çizme ihtiyacı hissedeceksiniz. Bir nevi bireysel üzerinden sosyal ve kültürel bir tarih okuması. Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.
17.12.2009

Türkistan'dan Türkiye'ye uzanan ilişkileri İran'ı merkeze alarak inceleyen, Türk ve İran medeniyetleri arasındaki alışverişi çok çarpıcı; ama sade ve bir o kadar da sürükleyici bir şekilde ele alan hoş bir kültürel inceleme.
Türk ve İran medeniyetleri/tarihleri arasındaki ilişkileri, geçişkenlilikleri merak edenler için tavsiye edilir.
14.12.2009

Serbest Fırka'nın kuruluşu ve bu esnada yaşananlar özelinde bir devrin, hatta koca bir tarihin muhasebesinin yapıldığı kitap, her ne kadar "Esir Şehrin İnsanları" serisinin son kitabı ise de bence tek başına okunabilecek kadar da kendine özgü. Kitabın sondan bir önceki bölümünü ve burada yapılan tarih muhasebesini, daha doğrusu hesaplaşmasını okuyunca kitabın adının ne kadar yerinde seçildiğini anlıyorsunuz. Dönemin aydınlarından siyasetine, matbuatından toplumuna kadar ışık tutmakla kalmayıp geleceğe dair tutarlı tahminlerde de bulunan kitabı okuduğunuzda rahmetli Kemal Tahir'in büyüklüğünü bir kere daha teslim ediyorsunuz. Tek parti döneminin devlet ve demokrasi anlayışı, o dönem dönen ayak oyunlarıyla çok çarpıcı şeklide anlatılmış ki ancak bu kadar olur herhalde. Tam bir edebiyat ve tarih şöleni.