Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar

04.12.2025

Avrupa Aydınlanması’nın mimarı, tüm Batı`yı (Fichte/Hegel/Weber/Jung’dan bugüne) etkilemiş Kant’ın en önemli 3 eserinden birisidir. Doğru çevirisi: “Estetik İncelemesi”dir. İlk bölümünde felsefenin alanını çizen, mantıkla ahlak arasında estetik duygusunun olması gerektiğini açıklayan, (hoş ve iyi’nin değil) güzel’in evrenselliğini, doğadaki yüce’yi ve “hiçbir şey boşuna yaratılmamıştır” amaçlılığını, doğanın son amacının insanın mutluluğu ve ahlakı olduğunu, Tanrı’nın varlığının bunlarla tam örtüştüğünü açıkladığı ve güzel sanatlar incelemesini de eklediği bu Estetik İncelemesi’nin kaynağı ise İbn Tufeyl’in “Hay bin Yakzan”ıdır. Hay’ın kainatı ve yıldızları hayranlıkla tefekkür edip “bu dehşet ihtişam amaçsız ve sahipsiz olamaz” diyerek Tanrı’nın birliğine ve varlığına iman ettiği ikinci aşamaya karşılık gelir. Kant, bu ikinci aşamayı felsefi felsefi terimlerle detaylandırarak sunmuştur. Orjinaliyle beraber okunması dehşet keyifli olan bu eseri düşünmeyi seven herkese tavsiye ederim.
04.12.2025

Avrupa Aydınlanması’nın mimarı, tüm Batı`yı (Fichte/Hegel/Weber/Jung’dan bugüne) etkilemiş Kant’ın en önemli 3 eserinden birisidir. Doğru çevirisi: “Mantık İncelemesi”dir. “Neyi bilebiliriz?” üzerine, aşkınsal mantıkla a-priori bilgi, saf-mantık kavramları, kategoriler, ilkeler, fenomen/numenler, derin-düşünce/tefekkürle saf-mantığın son amacının “istenç özgürlüğü, ruhun ölümsüzlüğü ve Tanrı’nın varoluşu” olarak açıkladığı bu Mantık İncelemesi’nin kaynağı ise İbn Tufeyl’in “Hay bin Yakzan”ıdır. Hay’ın adadaki yalnız yaşamında, çevresini gözlemleyerek farklı bir canlı (insan) olduğunun ve istediğini yapabildiğinin farkına vardığı, gökyüzüne bakıp tefekkür ederek “bütün bu kainatı yaratan bir Zat vardır, O varsa ruh ölümsüzdür”e iman ettiği birinci aşamaya karşılık gelir. Kant, bu birinci aşamayı felsefi terimlerle detaylandırarak sunmuştur. Orjinaliyle beraber okunması dehşet keyifli olan bu eseri düşünmeyi seven herkese tavsiye ederim.
03.12.2025

Hollandalı filozof Erasmus tarafından 1509’da yazılmış “etkili” metinlerden birisidir. Kitabın başında bilgeliğin yerine deliliğin tüm Avrupa’da hüküm sürdüğünü “Hangi ahali bilge bir hükümdarı arzular?” gibi ifadeler ve soytarıların hep elde tutulması gibi dellileriyle birlikte anlatır. Deliliğin dünya üzerinde temsilcileri olarak sırasıyla hukukçular, filozoflar, ilahiyatçılar, hükümdar ve dibindeki dalkavuk takımının delilik pratiklerini anlattıktan sonra, bu kitabın yazılmasının ana nedeni olan, papa, kardinal ve psikoposların ve Pavlus’un uydurduğu Hristiyanlık anlayışının pratiklerini masaya yatırır. Metnin etkisi de budur: Protestanlığın çıkışını tetikleyen görüşleri içerir. (Bugünlerde Papa, Hz.İsa (AS)’ın -ölümünden 300 sene sonra- Pavlus’un uydurduğu tanrının oğlu olduğu yönündeki anlayışın oy birliğiyle kabul edildiği İznik Konsili’ni ziyarete geldi.) Bu kitap, bir hicivden öte, bir eleştirel düşünme kitabıdır, Yunus/100’ün tefsiri gibidir. Akil herkese şiddetle öneririm.
03.12.2025

20.yy Amerikan Eğitim Profesörü Kincheloe, eleştirel pedagoji konusunu sahiplenmiş, lisansüstü tezlerinin derlendiği çok sayıda kitap yazmış ve Paulo Freire Uluslararası Eleştirel Pedagoji Projesi’ni kurmuştur. Bu kitap, eleştirel pedagojinin tanımı, köken olarak Franfurt okulu iddiası, Freire ve Vygotsky gibi üstatların yanında onlarca (çoğu öğrencisi) Amerikalı’nın tanıtımı, eleştirel pedagojinin okulla ve bilinçle olan ilişkisi ve postformalizm dahil Kincheloe’nin görüşlerinin bir özetidir. Öğretmenlere, “Critical Thinking and Learning” adındaki ansiklopedik derlemesiyle birlikte tavsiye ederim. Bu yorumu yazmak benim için bir borçtur: Erich Fromm (Dinleme Sanatı) “eleştirel düşünme insana özgü bir yetenektir”, Paulo Freire (Ezilenlerin/Özgürlüğün Pedagojisi) “kritik bakış bir duruştur” der. Gelmiş geçmiş en büyük kritik düşünme kitabı Kuran’dır, üstadı Farabi’dir. Amerikalılara bırakılmayacak kadar önemlidir “eleştirel/kritik duruş”, bizimdir, bizim olmalıdır, bizim olacaktır.
02.12.2025

Kant’ın kitaplarından bazı önemli parçaların olduğu muhteşem bir derlemedir. Bu kitap, neyi bilebiliriz (Akılla kainatı, insanı, kendimizi ve Tanrıyı bulmak), o zaman nasıl davranmalıyız (ahlak, ödev bilinci, kul hakkı) ve neleri (bütün insanlık olarak) beğenebiliriz (kainatın ihtişamı, yücelik, amaçlılık) gibi çıkarımlar üzerine Kant’ın yazdığı (Saf Aklın/Pratik Aklın/Yargı Gücünün Eleştirisi olarak isimlendirilen Mantık/Ahlak/Estetik İncelemesi olan) üç büyük eserdeki bazı parçaların derlenmesiyle oluşturulmuştur. Dehşetengiz derecede imani (hatta Kurani) olan bu derlemenin (ve Kant’ın 3 büyük eserinin) kaynağı, büyük üstat İbn Tufeyl’in “Hay Bin Yakzan”ıdır. Sponville’nin “Büyük Erdemler Risalesi”nin erdemliyi, Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” anlam arayanı mutlu ettiği gibi, bu derleme de imanlı bir kişiyi mutlu eder. Dünya derdi tasasıyla canı sıkılan gerçek bir insanın, (Kuran gibi) rastgele açıp okuyup rahatlayabileceği bu derlemeyi herkese tavsiye ederim.