Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Gündüz vakti elinde fenerle “bir adam arıyorum” diye dolaşan Sinop doğumlu Dünya Vatandaşı Diyojen’in felsefesi umursamazlık veya kiniklik değil ÖZGÜRLÜK’tür. Nasıl ki Upaşinadlar’da Hz.İbrahim’den duyulan sözlerle yazılı olarak başlayan Allah’ın Varlığı ve Birliği, Kuran’la son noktasına ulaştıysa, Diyojen’in özgürlük felsefesi de Sokrates, Stoa (Epiktetos/Aurelius), Farabi/İbni Rüşt, Diderot/Rousseau, Kant, Nietzsche’yi takip ederek Erich Fromm’un Kendini Savunan İnsan’ına ve Sponville’nin Büyük Erdemler Risalesi’ne gelmiştir. İnsan özgür doğmuş ama her yerde zincire vurulmuştur’a tekrar iman etmek isterseniz, amacınız bu fani dünyada fırıldaklık/hırsızlık/zulüm yapmadan onurlu, erdemli, özgür ve gerçek mutlu bir hayat, yani “insani” bir hayat sürmekse, belirttiğim kitaplarla birlikte Diyojen üzerine bu küçük kitabı da öneririm. Sizce, İnsan, zincirlerinden nasıl kurtulur?
Spinoza’nın (Etika’da yazdığı iman/ahlak/erdemler/duyguların en kritik uygulama yeri) devlet yönetimi üzerine kitabıdır. Kitapta, bir erdem olarak özgürlük, egemen ve yurttaş görevleri ve ilişkisi, devletin amacı, demokrasi/aristokrasi/monarşi tanımları, karşılaştırması ve ilkeleri, en iyi sistem olarak Demokratik Aristokrasi, ilkeli yönetim, aklın klavuzluğu, liyakat, şeffaflık, şura ile karar almak, üniversitelerin misyonu, tek kişi iktidarının yıkıma yol açacağı gibi (Kuran’la da uyuşan) devlet yönetimi görüşünü anlatır. İnsani duygulardan hareketle devlet yönetimi için pratikler önerir, örneğin, insanlar ahlaksız olduğu için kamu işlerini çok iyi düzenlemek gerektiğini söyler, mesela hakimler hırsız/ahlaksız olabilecekleri için çözümü sayılarını artırmaktır. Hobbes’un materyalist Leviathan’ına insani ve ahlaki bir cevap gibidir. Devlet (Platon)’dan başlayan tarihi yönetim okumasında olması gereken bu kitabı bütün kamu/özel sektör YÖNETİM okuyucularına tavsiye ederim.
Leviathan (1651), Politik İnceleme (1675), İkinci İnceleme (1690)’dan sonra 1748’de yazılan bu önemli kitabın öncekilerden farkları: 1.Yasama/Yürütme/Yargı Kuvvetler Ayrılığı’nın ilk çıkışı, 2.Hukukun katmanları (Milletlerarası/Siyasi/Medeni), 3.Cumhuriyet/Monarşi/Despotizm (tanımı, erdem/onur/korku ilkeleri, eğitim felsefesi, yasaları, sonuçları) ve makroekonomi (ticaret, altın, kambiyo) incelemesi, 4.Despotizm detayları (dalkavukluk/biat/zulüm/bağnazlık/hırsızlık/muhbirler), 5.İbni Haldun’un iklim/karakter teorisinin hukukla birleşimi, 6.Dini kanunların incelemesi, 7.Fransız kanunlarının tarihidir. Kanun bir memleketin aklını gösterir, öyle kanunlar yapılmalı ki güç istismar edilmesin diyen ve ABD Anayasası’nın (ve federal sisteminin/ hatta stratejisinin) kaynağı olan, Rum/42’yi Herodot/Tacitus/Ksenophon vd. kitaplarının tarih okuması üzerinden yaşatan bu muhteşem YÖNETİM EĞİTİMİ kitabını bütün özel/kamu yöneticilerine şiddetle tavsiye ederim.
Makyavelli’nin (Prens) feodal kraliyetinden, materyalist ulus-devlete geçişin ana kitaplarından birisi olan, İngiliz iç savaşından Paris’e kaçan kraliyetçilerin etkisiyle Thomas Hobbes’un 1651’de yazdığı kritik kitaptır. 1.bölümde, insanın akli süreçleri/duygularıyla ve “insan eşittir, eşitlikten güvensizlik, güvensizlikten savaş doğar, bunu engellemek için devlet lazımdır” çıkarımı yapar. 2.Bölümde, kralın ve kamusal kuruluşların görevleri, ekonomi/paylaşım, yargı sistemi konularını ve 3.Bölümde (Hz.İsa’nın değil) Pavlus’un Hristiyanlığını incelerken, seçtiği bazı (Tevrat ve İncil’den) ayetleri kullanarak “herşeyin sahibi” kralı vaftiz ederken, Tanrı’yı dışarı atıverir. (4.Bölümde Pavlus’un üstüne daha da uydurulmuş dini eleştirir). En hızlı cevap Spinoza’dan, en serti de Rousseau’dan gelir. Batı’nın bugünkü devlet yapısına ulaşmasındaki ana taşlardan birisi olan bu kitabı (takip eden kitaplarla birlikte), kamu/özel sektör YÖNETİM okuyucularına kesinlikle öneririm.
Fransız diplomatı/tarihçisi Tocqueville’nin, 1831’de (42.senesindeki) ABD gezisi sonrası kitabıdır. ABDlilerin paraya taptığını, ruh özgürlüğü olmadığı için entelektüelliğe (felsefe/sanat/edebiyat vd.) değer veremediğini, ana ilkenin bireysel menfaat olduğunu, Montesquieu etkisiyle tasarlanan ABD sistemini, halkın egemenliği/demokrasi, federal/eyalet/bölge/kent yapısı, Senato/Temsilciler Meclisi ile güç dağıtımı, yargı/anayasa/seçim ve denetleme, haklar/maaşlar/yozlaşma, basın özgürlüğü, erdemler/duygular/kazanma hırsı/övgü isteği, din inançları/yönetimi, koşul/yasa/teamüller, güney-kuzey farkları/kölelik/kızılderililer, ticaret/endüstri/tarım sektörleri, Fransız/İngiliz (aristokrasi) karşılaştırma eksenlerinde gözlemlerini yazmıştır. Amerikan İç Savaşı (1861), beğendirme kültürü, ve pazarlamacı tüccar kişilik, kapitalizmin bugününü gösterir adeta. Öncesinde “Kanunların Ruhu Üzerine” okumasıyla birlikte YÖNETİM okuyucularına tavsiye ederim.