Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

Kışın Leylası Tarafından Yapılan Yorumlar

20.07.2025

Kitabı alıp okuma sebebim, kapağında yazan "rüyâ" ifadesiydi. "Acaba nasıl olabilir rüyâlarla yapılan bir terapi?" diye merak ederek okudum.

Önsözü okuyunca rüyâ ve kurgu kısmının ayırt edilmesi ne kadar memnun ettiyse, dil konusundaki peşin hoşgörü talebi o kadar düşündürdü. Bu yüzden kitabın sayfalarına çizdigim soru işaretlerini saymam gerekiyor (Bu soru işaretlerini konuşma imkânı olsa keşke!)

İlk bölümlerde Ahu'nun ailesi, özellikle annesiyle ilgili yazılanlara/anlatılanlara, hakikaten, kızdım. Gelinen noktada hiçbir şeyin sorumluluğunu üstlenmeyip her şeyi ebeveyne fatura etmek, tek kelimeyle, çocukça bir tavır. Oysa bizim artık gerçekten (!) yetişkin olmamız gerekiyor.

...

Rüyâlarla ilgili kısımlarda özellikle her bir karakterin, kişiliğimizin gölgeleri olması ve alt-üst kimlik vurgusu önemliydi.
20.07.2025

"İşte hac tam da böyle bir ibâdettir. Tefekkür, tahayyül ve dikkatle ifâ edildiği takdirde hac, insanların farklı, zamanlar ötesi bir boyuta geçmesini mümkün kılan bir ameldir. Bizi yüzeysel bir hayat yaşamaktan kurtararak özgürleştirir."

...

26 Ocak-15 Nisan 2012 tarihleri arasında British Museum'da gerçekleştirilmiş olan Hajj: Journey to the Heart of Islam [Hac: İslam'ın Kalbine Yolculuk] isimli sergi vesilesi ile hazırlanmış bu eseri, Haremeyn kitaplığım için, metninden ziyâde görselleri için almıştım. Ama metnin de (tercümedeki zaafiyetleri bir kenara bırakırsak) beklediğimden daha kaliteli ve kapsayıcı olduğunu belirtmek isterim.
...

- Hac Neden Edâ Edilir?
- Haccın Önemi: Rûh ve Ritüeller
- Mekke'ye Yolculuğun Tarihi
- 1950 Sonrası Hac
- Modern Hac Sanatı
- Mekke ve Medine Örtüleri

bölümlerinden oluşan kitapta dünyanın farklı kitaplarından, muhtelif tarihlerde yapılan hac yolculuklarına dâir detaylar da yer alıyor.
20.07.2025

"Çünkü bu şehirde yaşamak heyecan ve hayreti hazırda tutmayı gerektiriyordu. Tarihi, insanlık tarihi kadar eski; sahâbenin fethettiği, peygamberler diyarı, mirâc yurdu bir şehirdi içinde yaşadıkları Kudüs ..."

Hocaları Meryem'in vasiyetini yerine getirmek için her cuma gecesi Âsım, Âsaf, Ahmed, Âgah ve Ârif gizlice Mescid-i Aksâ'ya girip geceyi hatmederek orada tamamlıyorlar. Fakat o gece bambaşka şeyler oluyor.

"Taşlara dahi durup selam verirler, incitmemek için neredeyse parmak uçlarında yürürlerdi. Sayısız peygamberin ayak izleri ve hatırası bu taşların, toprağın binlerce yıllık zeytin ağaçlarının arasında gizliydi. Onlar yüzlerce yıllık Müslüman hakimiyetinden sonra bu şehirde kalan ve şehri korumaya çalışan son Müslümanlardı."

...

Rüyâlarla süslü bir yer Mescid-i Aksâ. Marifet o rüyâlara muhâtab olabilecek kadar dertlenmek ...

...

Bayram hediyesi olsun diye okudum. Gurbette bayramı yaşamak, hatıralara sarılmak demek ...

Aksâ! Uzak değilsin, hiç olmadın. Sadece mahzûnsun ...
20.07.2025

"Edebiyatın bir vazifesi de rûhlarımıza teselli vermek değil midir?"

Ben teselli niyetiyle okudum.

...

Özlemişim Tarık Tufan'ın hem dilini hem kurgusunu. Handan'ı Hâlide'yi, Zeliha'yı ve Nihal'i nasıl bu kadar derin yazabildi, kitabın arka kapağına bakarken düşündüm.

Parmaklarımda renkleri kıskandıran izlerle düşünüyorum şimdi, Derviş Ali'nin çizdiği portreyi ??

...

️Kader bazen insana bir kitapla, bir sahafın ânî suskunluğuyla konuşur; ama o sesi duymak yıllarımızı alır.

️Bazı şarkıların notaları, insanın çektiği acılardır.

️Hayâl bir denize bakmaksa, rüyâ o denize girmektir.

️Rüyâ hayat kadar gerçek olduğundan rüyâlarını yitirmek rûhunun bir parçasının öldüğüne işarettir.

️İnsan birini sevmeye başladığında, onu hatıralarının bir parçası yapabilmek hevesiyle, hayatının geçtiği mekânlara çağırmak için dayanılmaz bir arzu duyar.

️Sessizlik her şeyi görünür kılacağından sözcüklerin kalabalığı içinde gizlenmeyi seçti.

️Rûhlarımız birbirine ayna oluyor.
20.07.2025

Şehitlik için yola çıkarken yanımda bu kitap vardı. Cenâze namazını kılarken de. Dönüş yolunda yağan yağmurun camdaki izlerini takip ettim bir süre. Her bir damlaya eşlik eden melekleri.

Sanki başka bir zamanı yaşadım ben şehitlikte. Sesler, kokular ve izler. Gönlüm genişledi sanki orada.

Ben hangi şehitliğe yol tutsam Bedir'i de, Uhud'u da, Çanakkale'yi de, Sarıkamış'ı da, Filistin'i de, Bosna'yı da, Endülüs'ü de yanımda buluyorum bir ânda.

Gazze'yi anlatabilecek kalem kaldı mı? Kim yazacak o destanı ...

Bosnalı Müslümanlar için, Allah'tan gelen ecel zor gelmez ama işkenceyle ve hiçbir sebebi olmadan gelen ecel çok acıdır.

Duyarlı olmak, hepimizin aynı haklara sahip olması, dinine veya ırkına bakmadan hayatını sürdürebilmesi demektir.

Artık sadece oturuyor ve kocamı gömecek birilerinin çıkagelmesi için Allah'a dua ediyordum.

Srebrenitsa bugünlerde üstü açık bir mezara benziyor.

Ölüler, kılınmayacak olan cenaze namazlarının beklentisindeler.