Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Kışın Leylası Tarafından Yapılan Yorumlar

20.07.2025

2019 yılında Türkiye Millî Kültür Vakfı, kuruluşunun 50. yılı vesilesiyle "Veda Haccı ve Hutbeleri" konulu bir sempozyum tertip etmiş. Bu kitabın nüvesi o çalışma olmuş.

...

Giriş ve dört bölümden müteşekkil kitabın birinci bölümünde hac hakkında genel bilgiler yer alıyor. Kitabın en hacimli ikinci bölümünde veda haccı kronolojisi anlatılıyor. Veda hutbeleri hakkında bazı değerlendirmeler başlıklı üçüncü bölümden sonra genişletilmiş veda hutbesi metninin hem Türkçesi hem de Arapçasıyla kitap sırlanıyor.

...

Akademik titizliğin her harfte kendisini belli ettiği metni gözlerim takdirle okusa da gönlüm anlatılan her günü ve her mekânı orada yaşadı, yeniden ...

Hacla ilgili vârid olan her hadîs-i şerîfi sanki yüzlerce yıl önce ilk kez "oradaymışım" gibi okudum, dinlemeye çalıştım.

Neden?

Zilhicce günlerinde bedenen (!) "orada" olamamamın hasretini derinden hissedeyim diye.
Hasret ve hürmet, muhabbetimi beslesin diye ...
20.07.2025


mahmud__bnc
ve 26 diğer kişi beğendi
2016 yılında ilk kez hacca gidip (rûhumu olarak bırakarak) döndükten sonra okumuştum bu kitabı. Ayne'l-yakîn idrâk ettiklerimi okumak hasretimi ziyâdeleştirmişti.

Şimdi bugün 2024 yılında yeniden hacı olarak hasretle vardığım Zilhicce günlerinde teselli niyetiyle yeniden okudum.

"Çatısıyla gök kubbeyi, tabanıyla yeri, dört duvarıyla kozmik uzayın dört yanını simgeleyen kübik Kâbe, yuvarlak dünyaya mutlak bir zıtlıktır, öteye bakan aşkınlıktır; yuvarlağın sınırsız uzamında yuvarlağa karşıtlık, yuvarlak dışılıktır. Formunun matematiksel kesinliğiyle yuvarlaktaki sonsuzluğu (uzamsal konumuna göre) sınırlarken, kare yüzeyleriyle de o sonsuzluğu ayrı düzlemlerde çoğaltarak sürdürür. Kâbe'nin, yeryüzünü arşa bağlayan kozmik sütun oluşunun teorik karşılığı da tam buradadır: Yüzeylerinde sonsuzluğu kesintisiz olarak sürdüren formun ulaşacağı nokta, sonsuzluğun en sonunda, yani arşta ya da arşın maverasındadır."
20.07.2025

"Film izlemek insanın psikolojik yapısında birtakım değişikliklere yol açtığı gibi bireylerin gerçeklik algılarında da farklılaşmaya neden olabilmektedir. Bireyler izledikleri diziler sebebiyle salt bir gerçeklik algısından hareketle meselelere geniş pencereden bakma olanaklarını yitirebilmektedirler. Sergei Eisenstein'in da ifade ettiği gibi filmler, gerçekliği parçalayıp onu yeniden yapılandırır."

Zira bir dizi ya da film hiçbir zaman "sadece" bir dizi ya da film değildir !!!

Kitap Emine Batar'ın danışmanlığında hazırlanan bir yüksek lisans tezi. Kitapta 2015 yılı yapımı bir filmin tercih edilmesinin sebebi, tesadüf değil. Çünkü bu filmin gerek yapımcısı gerek yönetmeni gerek senaristi ve gerekse oyuncuları 7 Ekim'den sonra fiilî olarak işgale ve katliama destek vermişler.
20.07.2025

"O ölmüştü, ben yaşıyordum ve böyleyken bile bir anımız olmuştu." (Emine Batar)

...

Onun 1960'dan önce adım attığı yerlere ben 2000'den sonra varabilmişim. Çapa Tıp Fakültesi'nin dâhiliye koridorlarında korkudan titreyen bir bedenle geçtiğim vakitlerde onu tanımıyordum henüz. İlk görev yeri olan Sarıyer Verem Savaş Dispanseri'ne gitmek zorunda kaldığımda da ondan haberdâr değildim maalesef.

Ama şimdi ...

Bir insanı okuyorum. Sadece bir insan onlarca aynada bambaşka güzel sûretlere bürünmüş. Şimdi ben her bir aynanın karşısına geçip o sûretleri temâşâ ediyorum.

...

Bir mazlûm hastasının "Ayağın Kâbe'ye varsın." diye duâ etmesiyle değişken bir hayat seyri ...

...

Hayırla, güzellikle anılmaktan gayri bir pâye var mı bu dünyada!

...

Doğumunun sene-i devriyesinde ismini taşıyan mekânda anlatmıştım onu.

Teşyîsini izliyorum özledikçe. İmreniyorum ...
20.07.2025

Mahzûn gönlüme teselli oldu sesi, sözü ...

Çanakkale Şiiri'ni Anadolu topraklarında değilken ama hasret içreyken yazan merhûm Âkif'i düşündüm.

Mülteci kampında doğan, ömrünü kamplarda geçiren bir şâir İbrahim Nasrallah. İsmi ne güzel ...

Filistin direniş edebiyatını anlattı. Nekbe öncesinde başladığını ve Osmanlı bakiyesi olan tüm Arap coğrafyasında yankı bulduğunu.

Gazze'deki kültür katliamının ayrıntılarından bahsetti. Ve iki mektuptan. Biri Çin'de yaşayan bir Filistinliden. Diğeri elindeki parayla ekmek yerine şâirin romanını alan bir Gazzeli kızdan.

İbrahim Nasrallah Filistin'in son 250 yılını müstakil bölümler şeklinde roman formunda kaleme alan bir isim. Cümleleriyle, mürekkebiyle cihâd eden bir isim. O üzerine düşeni yapıyor. Ya biz?