Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
irfanyalçınkaya Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazar, hem akademisyen hem de siyasetçi olarak adeta Sultan'ın ve Saltanatının röntgenini çekmiş, soru cevap şeklinde konuya dair tartışmaları adeta bir cerrah titizliği ile teşrih (anatomi) masasına yatırmış. Bazı tespitleri var ki çok beğendim ve altını çizmeden edemedim. O döneme ait olayları ve analizleri okurken bugünü de düşündüm, bazı yönlerden ne kadar benzeştiğine hayret ettim, adeta sanki bir 'dejavu' yaşadığım zannına kapıldım. Dizi, haber, söylem olarak tarihin bu döneminin niye bu kadar öne çıkarılıp gündem edildiğini de bir kere daha anladım. Tarihi kişi, olay ve dönemleri ifrat ve tefritten uzak, o günün şartlarında okumak gerektiğini ve ilkesel, özgür ve bağımsız düşünce ve eleştiri hürriyetinin önemini bir kere daha kavradım. Kitabı tarihimizin bu dönemini merak edenler için okunması gerekli kaynaklar arasında belki de ilk sırada tavsiye ederim. Her güzelin bir kusuru olurmuş. Sultan Abdülhamid ve Said Nursi ile ilgili bölüm çok uzun tutulmuş.
Kitabı Üsküdar Kitap Fuarı'nda yazarı ile tanıştıktan sonra aldım. İki kitabını okumadan söyleşi yapmak istemedim. Kısa sohbetimizde bir tarihçi olarak bilgi ve bakışı ile ilgimi çekti. Sultan II. Abdülhamid hayatı ve saltanatı ile ilgi çeken ve tartışmaların odağında bir isimdir. Kitabın kapağındaki iki nitelemeye de katılmıyorum. Zaten yazar da kitabında onu ve dönemini kaynaklar eşliğinde ilmi ve insaflı bir şekilde irdelemeye çalışmış. Tarihin bu dönemini anlamak için farklı bir kaynak okumayı düşünenlere tavsiye ederim.
Ermeni soykırımı, Raymond Kevorkian (Taşkent Ekmekçi), İletişim yayınları
Kitabı eşim okumak istediği için sipariş etmiştim. O okudu, sonra ben de okudum. Kitabın ismi bana yıllar önce seyrettiğim 'Hakkari'de dört mevsim' belgeselini hatırlattı (yazar kitapta ısrarla anımsamak, hatırlamak yerine ansımak diyor, gıcık kaptım doğrusu). Van'da 11 yıl kaldım, doğrusu bir kere bile ne Yüksekova ne de Hakkari'ye gitmedim. Hem bir vesile olmadı, hem de o yıllarda (90'lı yıllar) ürktüm doğrusu. Yazar, bir öğretmen olarak Hakkari'nin bir köyünde 70'li yıllarda görev yaptığı bir yıl içinde görüp yaşayıp hissettiklerini anlatmaya, hissettirmeye çalışmış. Gerçek kurgu, düş gerçek birbirine karışmış ama ortaya ilginç bir hikaye çıkmış. Elime almamla bitmesi bir günde oldu. Bu öyküyü, romanı okuyun derim.
Kitabı en son kitap siparişimde almıştım. Yazarıyla 13 Ekim'de Sultanbeyli kitap fuarında tanışıp imzalattım. Üç gün sonra da okumaya başladım, oldukça hacimli -büyük ebat 400 sh- bir kitap, iki haftada bitirdim. Yazarın özellikle 7 Ekim 2023 sonrası çeşitli platformlarda yaptığı konuşmalar ve yazdığı yazılardan oluşuyor. Kitabın basım tarihi olan Haziran 2025'de genel bir değerlendirme ile bitiyor. Filistin ve Gazze ile ilgili Türkçe kaynaklar içinde mutlaka okunması gerekli bir çalışma olduğu düşüncesindeyim. Zira yazar konusunda yetkin ve hakim bir akademisyen, bakışı da isabetli ve sağlıklı. Kanaatime göre kitabın tek eksiği her ne kadar değişik tarihlerdeki konuşma ve yazılar eksiltme ve çıkarma ile güncellenmiş olsa bile tekrarlar yine var ve konuşma&yazı toplamı olması kitap havasına pek uymuyor. Kitap söyleşi ve yazıların toplamından öte bir şey olmalı idi. Filistin Gazze konusunda okuma yapmak isteyenlere hararetle öneririm.