Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

irfanyalçınkaya Tarafından Yapılan Yorumlar

22.12.2024

Yazarın ikinci kitabını eşimin önerisi ve biraz da ısrarı üzerine okudum. Bu yaşıma kadar kendi yağıyla kavrulan ve "azıcık aşım, kaygısız başım" felsefesine bağlı kalmış, memur zihniyetine sahip, garantici, mümkün mertebe risk almayan, mesleğini, konumunu fazla kazanmak için kullanmayan, kimine göre işini bilmeyen, kimine göre enayi, kimine göre helal ve temiz rızıktan şaşmayan biri olarak çok para kazanmakla, yatırımla fazla işim olmadı. Ekonomi pratiğim; geçinmek, zaruri ihtiyaçları karşılamak ve merde namerde muhtaç olmamanın ötesine pek geçmedi. Daha çok bu dünyaya değil öte dünyaya, ahirete yatırım yapmaya özen gösterdim. Kitapta anlatılanların çoğunu biliyordum fakat derli toplu ve anlaşılır bir şekilde ele alınması hoşuma gitti. Bilinçli bir tüketici ve elinizdeki ihtiyaçtan fazlasını hayır hasenat dışında ne yapalım nasıl yapalım diyorsanız çok basit ama önemli tüyolar veren bu kitabı mutlaka okuyun derim. Para, yatırım, ekonomi konusunda beyin jimnastiği açısından iyi oldu.
09.12.2024

Kitapta biri hariç 17 hikaye, 1908 ile 1919 yılları arasında kaleme alınmış olup yazar fikirleri nedeniyle cumhuriyet döneminde yurtdışına sürgüne gönderildiği gibi (gurbet hikayeleri) birinci emperyalistlerarası paylaşım kavgasında da ittihat ve terakki tarafından Anadolu’ya sürgüne gönderilmiş ve beş yıl farklı illerde görev yapmıştır. Her bir hikayesi biribirinden ayrı güzel hikayelerini topladığı bu kitapta en beğendiğim” yatık emine, cer hocası ve bir saldırı”yı zikretmiş olayım. Dili, anlatımı, hikaye kurgusu çok sağlam olan yazarın hikayeleri o dönem Anadolu’yu ve insanını psikolojik ve sosyolıjik açılardan çok iyi ve derinden tahlil etmiştir. Çoğu hüzünlü ve yürek yakıcı olan bu enfes hikayeleri mutlaka okumanızı öneririm. Türk hikayeciliğinin ustalarının en önde gelenlerinden biri olan yazarın cumhuriyet öncesi ve sonrası müesses nizama eyvallah etmeyen ve insanımızı eğrisi doğrusu, varlığı yokluğu, günahı sevabı ile çözümleyişi bu gün bile geçerliliğini korumaktadır.
08.12.2024

Bu kitap yazarın "Aile" ve "Aptallar Erken Ölür" kitaplarından sonra okuduğum 3. kitabı. Bu kitabında kurgu da olsa Beyaz Saray'ın etrafında geçen iktidar oyunlarından bahsetmiş. Sürükleyici ve öğretici bir kitap ama yine de beni çok sarmadı, dilerseniz okuyabilirsiniz. Kitapta en ilginç bölüm Başkan Kenedy'nin uçak kaçırıp kızını öldüren Filistinli eylemci (onlara göre emperyalizm ve siyonizme karşı direnen herkes teröristtir) Yabril ile geçen bir diyalog.
23.11.2024

Cep telefonu, bilgisayar, TV, otomobil gibi teknolojik aletleri kullanmayan kişilerden (ki Abdurrahman Arslan, Atasoy Müftüoğlu da öyle) biri olan yazar, bu son denemesindeki yazılarda ağırlıklı olarak modern hayatın insana, topluma ve çevreye yaptığı olumsuz etkilerden bahsedip teknolojinin verdiği zararlardan bahsediyor. Günümüzde ülkemizin ve dünyanın haline bakarsanız haksız da sayılmaz. Bir tüketim çılgınlığı, bir haz ve hız peşinde koşturmadır gidiyor. Bu durum insanı ve tabiatı kirletiyor, bozuyor, tüketiyor. Geleneksel değerlerin ve toplumların hızla tükendiğini, kapitalizmin hayatın her alanını kaplayıp bizi esir alıp bağımlı kıldığını yazılarında edebi bir dille eleştiren yazar, çözüm olarak da geleneksel değerlere ve 'kanaat ekonomisi'ne dönmeyi öneriyor. Ütopik gelse de ilerde bu gidişle duvara toslayıp kıyametimizi (sonumuzu) kendi ellerimizle hazırladığımızı söyleyebilirim. Bu kitabı okuyup yazarla birlikte teşhis ve tedavi noktasında birlikte kafa yormaya ne dersiniz?
15.11.2024

Kitabı bu aybaşında katıldığım TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı'nda almıştım. Elimdeki kitap bitince hemen okumaya başladım ve üç beş gün içinde bitirdim. Yazarın hemen tüm kitaplarını okudum sayılır. Bu kitap, ele aldığı konular, olay örgüsü ve sonuna kadar merak saikini koruması gibi yönlerden belki de en iyisi. Dil, kurgu fevkalade. Ahmet Ümit ve baş kahramanı Başkomiser Nevzat bizi bir cinayetten yola çıkarak ülkemizin son 20 yılında bir yolculuğa çıkarıyor. Ve Başkomiser bu olayla ilintili olarak hayatındaki en acı olayı da bu arada çözüyor. Nefes nefese bir koşturmaca. Polisiye roman sevenler için türünde en iyisi olan yazarın bu son son romanını mutlaka alıp okuyun derim. Ahmet Ümit artık benim gözümde bir klasikler arasına girmiş bir numaralı polisiye roman yazarıdır ve Başkomiser Nevzat karakteri de bir efsanedir.