Toplam yorum: 3.285.128
Bu ayki yorum: 6.654

E-Dergi

Sahilde Defne Tarafından Yapılan Yorumlar

16.06.2025

1900'lü yılların başında Sibirya Omsk şehrinden Türkiye'ye gelen göçmenler Konya Cihanbeyli'ye yerleşmişler ve Böğrüdelik köyünü oluşturmuşlar ve onlara o yörede Böğrüdelik Tatarları denmiş. İşte onların torunlarından olan yazar atalarının göç hikayelerini yaşayanların ağzından anlatmış.

Bence değerli bir kaynak eser. Hem sarsıcı anılar var, hem deTatarlarla ilgili tarihi bilgiler, Tatarca şarkılar, şiirler, özdeyişler var. Ayrıca yazarın atalarının yurduna yaptığı ziyaret ve oradaki anıları da yer alıyor.

Yazarın kalemi iyi, ya da çok iyi bir editörlük hizmeti almış, çok rahat okunuyor, neyi amaçladığını doyurucu bir şekilde izah edebilen bir eser. Konuya ilgi duyanlara tavsiye ederim.
14.06.2025

Biraz fantastik biraz da yeraltı edebiyatı esintileri taşıyan değişik bir roman. Anlatımı, diyalogları güzel. 70'li yıllarda yazılmış, 1988'i geleceğin fantastik dünyası olarak sunuyor, örneğin insanlar hızı saatte1900 km ye ulaşan hava taksileriyle bir yerden yere gidiyor ama hâlâ ahizeli telefon kullanıyorlar, kollarındaki saate bakıyorlar ya da pul koleksiyonu yapıyorlar. Olsun, 2025 yılında 1988 yılını geleceğin ütopik dünyası olarak kurgulayan bir romanı okurken yazarın gelecekle ilgili tahminlerinin ne derece tutarlı olduğunu izlemek hoştu. Edebi açıdan hakkını yememek lazım, bunu da eklemeliyim.
02.06.2025

Kırklarındaki Nathan'la yetmişlerindeki Cenavi'nin Paris'teki Küba Büyükelçiliği'nde başlayan hoş olmayan tanışmaları Nahan'ın hayatını değiştirecektir. Nathan'ın bütün hayali Fransa'yı ve kötü geçmişini terk edip Küba'ya yerleşmektir ama kötü sicili dolayısıyla Küba vizesi dahi alamamaktadır, Cenavi ise Portekizli bir gezgin.

Kötü başlangıç iyi bir dostluğa dönüşür. Roman Nathan ve Cenavi'nin felsefe, edebiyat dolu sohbetleriyle devam eder. Evet ikisinin farklı mekanlardaki sohbetleri romanın iskeletini oluşturuyor, aralarda da Nathan'ın iç hesaplaşmaları var, sonu sürpriz sayılabilir fakat bence okuru mutlu eden bir son, bu durum sürprizden daha önemli.

Yazarın kalemini çok beğendim, ikilinin sohbetleri ufuk açıcı ders vericiydi ve asla sıkmayan bir akışa sahipti. Edebi açıdan eleştirebileceğim tek bir aksaklık yoktu. Bu kitapla ilgili yazarı tebrik etmekten başka ne diyebilirim!
30.05.2025

Kızkardeşin ablasının kocasını ayartıp evlenmesi konusu medyada öyle işlendi ki,anı kitabı olmanın boyutunu aşıp sansasyon beklentisi doğdu,öyle başladım kitaba.Okuyunca beklenen aşk hikayesinin birkaç cümleye sıkıştırıldığını görüp şaşırdığımı inkar edemem.

Beklentileri bir tarafa bırakıp sağduyulu bakınca belki bu noktada Neşe Hanım'ı takdir etmek gerekir diye düşündüm,medyanın üstüne gittiği konu halkın ilgisini çekecek halen hafızalardan silinmemiş eski bir rezaletti ve herkes kendi doğrusunu arıyordu, Neşe Hanım'sa merak edilen bir konuyu 'kol kırılır yen içinde kalır' olgunluğuyla geçiştirmişti.

Kızkardeşi bir tarafa bırakırsak kitapta ilgi çekici pek çok olay var. Mesela oğlunun ölümüyle ilgili satırları okurken gözlerim doldu. Usta bir edebiyatçı duygusunu nasıl geçirirse Neşe Karaböcek de öyle geçirmiş, çok takdir ettim.

Kolayca diyebilirim ki, Neşe Karaböcek'in hayatı gerçekten bir romanmış.Kitabı okurken bunu çok iyi anlıyorsunuz, üstelik anlatımı da tertemiz.
28.05.2025

Osmanlı'nın hangi dönemi olduğunu belirtmeden bir hadımağasının Afrika'dan getirilişini ve sarayda başına gelenleri anlatıyor. Tarih bilgisi olan birisi hangi padişah dönemi olduğunu hemen anlar.

Olaylar çok çarpıcı ve duygusal açıdan rahatsız edici, yazar bu konuda çok başarılı, hepsini okura geçiriyor. Konu o kadar zengin ve ilgi çekici ki Livaneli neden usturuplu bir kurgu yapmamış da hadımağasının anılarını anlatır gibi parça parça işleyip bitirmiş anlayamadım.

Sonuç olarak doya doya okunması gereken bir konu kısa bölümlerle geçiştirilmiş. Kitabın son sayfasını eksiklik duygusuyla kapattım. Buna rağmen unutulmayacak bir eser olarak hafızamda yer etti.