Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

Sahilde Defne Tarafından Yapılan Yorumlar

28.05.2025

Osmanlı'nın hangi dönemi olduğunu belirtmeden bir hadımağasının Afrika'dan getirilişini ve sarayda başına gelenleri anlatıyor. Tarih bilgisi olan birisi hangi padişah dönemi olduğunu hemen anlar.

Olaylar çok çarpıcı ve duygusal açıdan rahatsız edici, yazar bu konuda çok başarılı, hepsini okura geçiriyor. Konu o kadar zengin ve ilgi çekici ki Livaneli neden usturuplu bir kurgu yapmamış da hadımağasının anılarını anlatır gibi parça parça işleyip bitirmiş anlayamadım.

Sonuç olarak doya doya okunması gereken bir konu kısa bölümlerle geçiştirilmiş. Kitabın son sayfasını eksiklik duygusuyla kapattım. Buna rağmen unutulmayacak bir eser olarak hafızamda yer etti.
28.05.2025

Üç farklı zamanda yaşayan kişilerinin yaptıklarının en sonunda bir noktada kesişmesi olarak adlandırabileceğim bir eser. Kurguyu ve anlatımı biraz dağınık bulsam da derli toplu cümleler okumayı kolaylaştırıyor.

Bunun yanında yazarın eser boyunca o kesişmeyi sağlayan kişilerin içine odaklanacağına yan karakterlerle gereksiz yan konular oluşturmasını pek sevemedim. Hele 1868 de yaşanan olayların kitabın bütünlüğüne bir katkısı olmadı sadece A.Vefik Paşa ve Zor Nikah adlı tiyatro oyununu yazma sürecini okumuş olduk.

Şu da bir gerçek ki ilk roman olması itibariyle yazar takdir edilmeye layık, gerçekten başarılı bir ilk roman, bu noktada hemfikirim, en iyi ilk roman ödülü alma konusunda da bu çerçevede itirazım yok fakat 2024 Orhan Kemal Ödülü eğer bu esere verildiyse ben orada oturur düşünürüm. Hayır kötü bir eser olduğundan değil, Orhan Kemal adının ve onu Orhan Kemal yapan eserleriyle kıyaslanacak beklentilerden dolayı.
18.03.2025

Sıradan bir polisiye okudum, ne heyecanlandırdı ne de sıktı.
Yazarı Ahmet Ümit olduğu için anlatımı, kurgusu derli topluydu.
Bunun yaında sürükleyici bir konu yoktu, ilginç bir karakter yoktu, şaşırtıcı bir olay yoktu, okuyanı içine çeken bir atmosfer yoktu. Onca olmayanın yanında yalın, sıkmayan, temiz bir anlatım vardı bunu inkar edemem.
Özetle, öyle çok merak ettirici bir yanı olmadığından bir an evvel sonu gelsin de olaylar açığa çıksın beklentisine kapılmadım, dümdüz okudum ve bitti, rafa kalktı, birkaç ay sonra hatırlamam herhalde.
15.02.2025

1870 yılındaki büyük Pera yangını ve yangının ardından değişen hayatların üzerine kurgulanmış bir roman.Bir Türk ve bir Rum aile olayların merkezine alınmış ve bu iki ailenin yangından önce arkadaş olmuş kızları Şefika ve Panayota’nın yangından sonra devam eden arkadaşlıkları ve ayrı ayrı özel hayatları hikâyenin iskeletini oluşturmuş.

Baştan sona sıkılmadan okunabilecek bir dili ve kurgusu var. Panayota,Şefika’ya göre hırslı ve gözü kara bir kız,Şefika daha sakin; iki kızın karakterinin irdelenmesi ve duygularının aktarılması noktasında romanı biraz eksik buldum.Fazlaca olay eksenli bir anlatım tercih edilmiş,haliyle zaman zaman ‘Panayota neden durduk yere böyle yaptı ki?’ türünden sorular ortaya çıktı hatta bazı bölümler eksiklik duygusuyla kapandı.

Bunun yanında atmosfer iyi canlandırılmış,1870’lerin İstanbul sosyal yaşamı inandırıcıydı,hatta yazarın dönemle ilgili epey araştırma yaptığını da her satırda hissetmek mümkündü,bu açıdan romanın amacına ulaştığı söylenebilir.
26.01.2025

Ortaçağ Avrupa'sındaki garip hatta korkunç olayları anlatan bir kitap. İşin en ilginç yanı yazarın 1930'lu yıllarda eseri kaleme alması ve olaylara o yılların değer yargılarıyla bakıyor olması. Yani günümüzde kitabı okuyan biri 1930'da Ortaçağ Avrupası'nın nasıl göründüğünü anlayacak, bu esnada 30'lu yılların fikir yapısı hakkında kanaat sahibi olacak. Günümüzü de işin içine katarsak okurun üç katmanlı bir toplumsal değişimin evrelerini düşünüp sorgulayabileceği gayet açık.
Ortaçağda insanları diri diri yaktıran bir anlayıştan, bugünkü medeniyete ulaşan toplum psikolojisini iyi anlatan bir eser. Üstelik kısa pasajlar, kolay anlaşılan cümlelerle yormadan okutuyor.
Kuşkusuz çevirinin Sabahattin Ali tarafından yapılmış olması da işin bonusu.