Ben, BAŞGİL Hocamızın bu kitabını lise çağlarında okumuş ve ziyadesiyle istifade etmiştim. Şimdi 12 yaşındaki kızıma tavsiye ettim. Yayınevi, eserin hem aslını hem de sadeleştirilmiş baskısını yayımlamış. Ben ce keşke böyle yapmasalardı. Çocuklarımız daha onbeş yirmi sene önce yazılmış eserleri asıl nüshalarından okuyamayacaklar ise, önceki yüzyıllarda meydana getirilmiş olan klasik eserlerimizi nasıl okuyacaklar? Şayet, tarihimize ve kültürümüze dair eserleri asıllarından okuyamazlarsa, kültürde devamlılık nasıl sağlanacak? Kanaatimce, bu husus Türk Milli Eğitiminin en önemli meselelerinden birisi. Ben, kızımdan, önce sadeleştirilmiş nüshasını, daha sonra da aslını okumasını istedim. Kızım, kitabın yarısına geldiğinde "baba, bundan sonra beni kimse tutamaz. Başarılı olmanın yollarını artık öğrendim" dedi. Ben de "acele etmemesini, ve bu kitabı özümseyebilmek için bir kaç defa okumasını" önerdim. Şimdi başucu kitaplarından birisi oldu. Eserin asıl nüshasını okuduktan sonra ise "biraz zorlandım, fakat daha çok hoşuma gitti" dedi. Başlangıçta da söylediğim gibi, eserleri asıl hali ile okumak, bizim ve çocuklarımızın kültürümüze yabancılaşmayı önleyecektir. Kitabı herkese tavsiye ediyorum. Diğer yorumlarda da değinildiği gibi, bilhassa orta öğrenim seviyesinde olan gençlerimizin mutlaka okuması gereken eserlerden birisi. Bu vesile ile kıymetli BAŞGİL Hocamıza da Cenab-ı Hakk'tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. O'nun gibi muhterem rehberleri oldukça, bu aziz millet daha büyük işler yapmaya ve cihana kök salmaya devam edecektir.
05.12.2007