Veda Etmiyorum
Of beni -bir kez daha- mahvettin Han Kang. Güney Koreli yazar son kitabı Veda Etmiyorum’da tıpkı Çocuk Geliyor’daki gibi ülkesinin karanlık bir dönemine bakıyor, hatta bence bu kitabı Çocuk Geliyor’un üstüne okumalı; zira metin, o kitabı yazdığı dönemde yaşadıklarını anlatmasıyla başlıyor.
İnsanı okurken tüketen, içinden canını çeken bu kitapları yazarken Kang ne hale geliyor acaba diye düşünüyordum, sorunun cevabını da alıyoruz bu kitapla. Yaşanmış onca vahşeti, dökülen onca kanı, ölen çocukları, katledilen insanları yazmak için araştırma yapar ve sonra onlardan edebiyat devşirirken sahiden sağlığından feragat ediyor, ruhunun bir kısmını teslim ediyormuş.
Bu kitapta da benzer bir şey yaşanmış olmalı, zira olağanüstü acıklı bir hikâye okuyoruz. Yazar bu kez bizi 1948’e, Jeju ayaklanmasına götürüyor. 14 ila 60 bin kişinin Komünist olmak suçlamasıyla öldürüldüğü bir ayaklanma bu, kitabı okuyana kadar bilmiyordum, öğrenmiş oldum.
Günümüzde başlayan hikâye, anlatıcımızın yakın arkadaşı İnson’un kendi anne ve babasının geçmişini araştırırken memleketi Jeju Adası’nın tarihini kazımaya başlaması ve bizzat kendi ebeveynlerinin bu kanlı katliamdan paylarına düşeni aldıklarını öğrenmesiyle geçmişe uzanıyor. Anlatıcımız, İnson ve onun annesinin, üç kadının gözünden bakıyoruz tarihe ve zamanın dibine, dibine, dibine doğru iniyoruz Han Kang’ın rehberliğinde. Geçmişle bugünü öyle bir birbirine ilmekliyor ki, üzerinden geçen 80 senede olayın dehşetinin bir gram azalmadığını iliklerinde hissediyor insan okurken. İlmeklediği şey sadece geçmişle bugün değil; rüyayla gerçek, hafızayla unutulma, travmayla sevgi. Bir arada var olabilen, birbirini yanlışlamayan aksine mümkün kılan şeyler. Ölü çocukların yerine inadına yaşatılan çocuklar. Zayıf, yenik gözüken insanların sabırlı mücadeleleri. Ne çok, ne çok şey var bu romanda.
Ve tabii kar… Bu romanı kışın karlar altında okumalıydım belki ama Han Kang öyle atmosferik yazıyor ki, nerede, ne koşulda okursanız okuyun içinde bulunduğunuz odaya zaten yağacak o kar, tenimde hissettim resmen o bitmeyen kar tanelerini.
Çok, çok, çok iyi bir roman Veda Etmiyorum. Han Kang da çağımızın en büyük yazarlarından biri bence.