Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Auschwitz'in Dövmecisini okuduktan sonra bu kitabı almamam mümkün değildi. Toplama kamplarında yaşananları her ne kadar bilsem de kitabı çok çarpıcı buldum. Savaş bittikten sonra işbirlikçilikle suçlanan Cilka Sibirya'ya Gulag çalışma kampına ( Aleksander Soljenitsin'in Gulag Takımadaları kitabını da alacağım ) gönderilir. Yeniden kendini hayatta kalma mücadelesinin içinde bulur. Kitap insanların ne kadar acımasız olabileceğini, ne kadar kötülük yapabileceğini çok güzel anlatmış. Zaman zaman gözyaşlarımı tutamadım. Kesinlikle çok güzel bir kitap tavsiye ederim. O zaman gelsin 3. kitap...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeşim Yörük'ün kalemiyle ilk tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Polisiye okumayı zaten çok seviyorum ama bu kitap sadece cinayetlerin peşinden koşturan bir kurgu sunmuyor; suçun arkasındaki psikolojik nedenlere de odaklanarak hikâyeleri daha etkileyici hâle getiriyor. Bu yönüyle okurken sadece "katil kim?" sorusunu değil, "neden yaptı?" sorusunu da merak ettim.
Kitap birbirinden bağımsız gibi görünen birkaç polisiye öyküden oluşuyor. İçlerinde beni en çok etkileyen ve kitaba da adını veren Yüz Yüze öyküsü oldu. İkiz kardeşler Leyla ve Hülya'nın hikâyesi oldukça çarpıcı. Hülya'nın işlediği cinayetlerin ardından akıl hastanesine yatırılması, Leyla'nın gazeteci kimliğiyle kardeşiyle röportaj yapmak zorunda kalması ve iki kardeş arasındaki gerilim, hikâyeyi baştan sona ilgiyle okumamı sağladı. Finalde ortaya çıkan gerçek ise gerçekten şaşırtıcı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba ismini veren başkarakter Oblomov, ona açılan iki kapıdan birincisini açtığımızda iyi yürekli, dürüst ve yardımsever bir kişilikle karşımıza çıkıyor. Diğer kapıyı açtığımızda ise kararsızlıkları, kaygıları ve endişeleriyle kendini tembelliğe sürükleyen bir Oblomov’la karşılaşıyoruz.

Tabii ki zengin bir ailede doğması ve rahat bir yaşam sürmesi, onu tembelliğe iten yardımcı koşullar arasında. Ama kitapta beni en çok etkileyen şey, hayatta bazen her şey yolunda gibi ilerlese de bizi var eden ışığımızın sönmesi ve her şeyin tepetaklak olması. Oblomov’un başına gelenler de böyle.

Sadece bir kişinin değil, birçok karakterin duygusal geçişlerine tanık oldum.

Son olarak da yaşamımızın uzun bir süresine yayılmamak şartıyla Oblomovluk, bana göre bir ihtiyaç molası. Çünkü bazen durmak da gerekiyor; yeter ki durmak, hayattan kopuşa dönüşmesin.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında dünyaya gelen, doğduğu çevre itibariyle ve doğduğu zamanın da etkisiyle manevî bir terbiye alamayan, ancak yine de şeyhim dediği Çanakkale gazisi babasından insanlığı öğrendik diyen, dolu dolu ve bir çok halden hale geçen bir hayatın ardından asıl yuvasını bulan, bulduktan sonra da çok büyük hizmetleri olan, İslam'ın insanı nasıl dönüştürdüğüne şahitlik edebileceğimiz, güzel bir insanın hayatına dair otobiyografik bir eser. Okuyanlar İslam'ın ve tasavvufun köşeye çekilip sadece kendini kurtarma yolu olmadığını, asıl hünerin kendi eksikliğini gidererek insana, insanlığa faydalı olmakta olduğunu görecekler. Ayrıca kazanılmış bir kişinin tek başına nice hayırlara vesile olabileceğine de güzel bir örnek.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Efsanevi bir araştırma kitabı! Hayatımızın her alanında, günlük rutinlerimizin içinde yer alan vazgeçilmez içeceklerin tarih boyunca nasıl şekillendiğini; dünya üzerindeki siyasi ve sosyokültürel etkilerini anlatan harika bir eser.

Kitabı okuduktan sonra içtiğiniz her yudumda, sıradan bir içeceğin çok ötesinde neleri değiştirebildiğini, tarihin akışına nasıl yön verebildiğini ve nelere kadir olduğunu düşünüyorsunuz.

Bu kitabı okumakta biraz geç kalmışım ama iyi ki okumuşum! Tarihi seven, farklı bilgiler öğrenmekten ve gündelik hayatın sıradan görünen ayrıntılarının ardındaki hikâyeleri keşfetmekten hoşlanan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Asya Hun İmparatorluğu'nu kapsamlı şekilde anlatan değerli bir eser.Hunların devletleşme olmadan önceki durumları hakkında da bilgiler mevcut.Bütün hükümdarlar hakkında bilgilere yer verilmesi Çin Devletleriyle mücadeleleri hepsi anlatılıyor.Daha sonra Hun devletinin bölünmesi.Önce Doğu ve Batı şeklinde bölünme gerçekleşiyor.Doğu Hunlarından da Kuzey ve Güney olmak üzere ikinci kez bölünme gerçekleşiyor.M.S 216 yılı Hun devletininin yıkılışı olarak kabul edilir.Ancak enterasan bir durum var.Hunlar hemen akabinde Çin topraklarında devlet kurarlar.İlk Chao Son Chao Hsia ve Kuzey Liang Devletleri.Ve dahi Tabgaç devleti.Hun kurganları hakkında da detaylı bilgiler mevcut.Ayrıca Çin de Budizm'in yayılması Hunlar tarafından oluyor.Budizmin yayılması geniş kitlelerce sahiplenilmesi Konfüçyüslük öğretisinin zayıflamasına sebep oluyor. Bu zaman diliminde ismi geçen boy ve devlet isimleri Yüeçiler Wusunlar Wuhunlar Hsiepinliler Tibet vd.Ayrıca 19 Hun boyunun isimleri eserde var. Tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın anlatım dilini oldukça basit buldum. Ancak narsisizm üzerine verdiği bilgiler açısından faydalı bir okuma olduğunu düşünüyorum. Özellikle narsistik kişilik özellikleri, bu kişilerin ilişkilerde sergileyebildiği davranışlar ve karşılarındaki kişiler üzerinde yaratabildikleri etkiler hakkında dikkat çekici bilgiler içeriyor. Hikayenin kendisinden ziyade, anlatı arasına serpiştirilen bu bilgilendirici kısımları daha değerli buldum. Daha derinlikli bir anlatımla çok daha etkileyici olabileceğini düşünüyorum. Yine de narsisizm konusunda farkındalık kazanmak ve bazı davranışları daha iyi anlamlandırmak isteyenler için okunabilecek bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum her an zamanı ve mekânı unuttum resmen; kendimi kâh Phthia’da kâh Troya’nın kumsallarında, savaşın tam ortasında gezinirken buldum. Sonunu, olacakları, hatta nasıl biteceğini çok iyi bilmeme rağmen her sayfayı yine aynı heyecanla çevirdim.

Bence bir yazarın başarısı tam da burada ortaya çıkıyor: Sonunu bildiğimiz, yüzyıllardır anlatılan bir efsaneyi alıp bize hiç bilmediğimiz bir hikâyeymiş gibi okutabilmek… Üstelik bunu yaparken karakterlere bambaşka bir derinlik kazandırmak, bildiklerimizi sorgulatmak ve bizi onların dünyasına böylesine güçlü bir şekilde çekebilmek.
Akhilleus’u, Patroklos’u ve Troya’yı bu kez başka gözlerle görmek…
Kısacası, çok beğendim. Şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba, kitap insan vücudunun gelişme süreçlerini, koku, duyma gibi eylemlerle birlikte ele alıyor. Bu süreci paleontoloji ve diğer bilimsel disiplinlerin desteğiyle, örneğin genetik gibi, açıklıyor. Hastalıkların da köklerine ve kişisel yorumlara dayanarakta kitabı bitiriyor.

Yazar alanında uzman bir paleontolog. Ayrıca tiktaalik isimli geçiş fosili bulan bilim insanlarından da birisi. Kitap 2009'da yazılmış fakat bilgiler hâlen güncel bilim camiasında ve yazar konu ile alakalı hâlen seminer vermektedir. Bu açıdan fikriniz değişmesin yani eski olarak düşünmeyin kitabı. Dili son derece nüktedan, akıcı ve anlaşılır. Kitabın çevirisini de gayet başarılı buldum ben. Öğretici ve çok aydınlatıcı bir içeriğe de sahip. Kesinlikle tavsiye ediyorum
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim için sadece bir kimlik arayışını anlatan bir roman olmadı; aynı zamanda insanın geçmişiyle, korkularıyla ve kendisiyle hesaplaşmasının hikâyesiydi. İlk sayfalardan itibaren ana karakterin yaşadığı belirsizlik hissi beni de içine çekti. Onun hem hayata tutunma çabasını hem de geçmişinin gölgesinden kurtulmaya çalışmasını ilgiyle takip ettim.
Romanın en sevdiğim yanı, olayların yalnızca bugünde ilerlememesi oldu. Kahramanın gördüğü kabuslar, zamanla sıradan rüyalar olmaktan çıkıp hikâyenin en önemli parçalarından biri hâline geliyor. Her yeni bölümde gerçek ile bilinçaltı arasındaki sınır biraz daha bulanıklaşıyor ve ben de parçaları birleştirmeye çalışırken merak duygumu hiç kaybetmedim.
Can Dikmenli'nin dili oldukça akıcı ve sade. Gereksiz ayrıntılarla okuyucuyu yormadan, duyguyu doğrudan hissettirmeyi başarıyor. Özellikle ana karakterin yaşadığı yalnızlık, çaresizlik ve buna rağmen içindeki umudu kaybetmemesi bana geçti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir