Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük bir Agatha Christie hayranı olarak Beş Küçük Domuz kitabına da bayıldım. Baştan sona oldukça akıcı ilerleyen ve merak duygusunu sürekli canlı tutan bir kitaptı. 16 yıl önce işlenmiş bir cinayetin çözülmeye çalışılması, olayın farklı kişilerin gözünden anlatılması ve şüphelilerin sırayla yaşananları aktararak yazılar yazması kitaba çok farklı ve etkileyici bir hava katmış.

Kitap boyunca aklımda sürekli şüphelendiğim biri vardı fakat klasik Agatha Christie kitaplarında olduğu gibi “en çok dikkat çeken kişi katil değildir” düşüncesi yüzünden bir yandan da yanılıyor olabileceğimi düşündüm. Bu yüzden büyük bir merakla sayfaları çevirdim ve sonuna kadar ilgim hiç azalmadı.

Agatha Christie’nin kitaplarında en sevdiğim şeylerden biri, merak duygusunu her zaman diri tutabilmesi. Polisiye sevenlere ve akıcı bir kitap arayanlara kesinlikle şans vermelerini tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdülhak Şinasi Hisar'ı geç tanımak bir yana Türk Edebiyatında bu eserin hak ettiği değeri hiç göremediğini fark ettim okurken. Bir karakterin duygusal analizinin bu kadar başarılı olduğu kaç eser vardır Türk Edebiyatında? Oldukça basit ve doğal bir anlatımla bu denli güzel bir olay örgüsü kurmak çok etkileyiciydi. Okurken karakterin en yakın arkadaşı oluyorsunuz ve çocukluktan itibaren yaşadıklarının ölene kadar karakterinde nasıl sirayet ettiğine şahit oluyorsunuz. Zamanına göre çok çok başarılı bir eser. Özellikle psikolojik altyapısının çok sağlam olduğunu düşünüyorum. Bir karakter ve yaşadıkları üzerine veya yaşamı üzerine bir roman yazmak kolay gibi görünse de karakterin yıllar içerisinde geçirdiği değişim ve dönüşümün psikolojik ve sosyolojik altyapısının bu kadar başarılı bir şekilde romana ve gelişim aşamalarına paralel ilerlemesi çok zor bir işçilik ister. Yazar övgüyü sonuna kadar hak ediyor. Umarım daha yakından bilinir ve daha çok okunur.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek hayat hikayeleriyle şekillenen verilen örnekleriyle zenginleşen, yazarın kendi deneyimlerine ve şahit olduklarına da yer verdiği insanda farkındalık yaratan güzel bir kitap, kendine notlar kısmı, düşünürlerin sözleri de dikkat çeken kısımlar.

Okumaktan keyif aldığım bölümler: Kırık kurabiye sendromu, avakado çiçeğinin gizemli hikayesi ve iyileşme sürecimiz, dünyayı değiştirmek istiyorsan önce yatağını topla, yirmi bir günde hayatını değiştirmen mümkün mü?, özel değilsin, değerli değilsin, aşırı psikoloji ve kişisel gelişim sana zarar verebilir, hayatın bir matematiği var mı? ( Ömer'in hikayesi beni etkiledi)

Yazara teşekkür ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Varoluş", sade kapağının ardında derin, entrikalı ve mistik bir epik fantezi sunuyor. Tarihi dokuyu fantastik unsurlarla kusursuzca harmanlayan eser; kralların, casusların ve kadim varlıkların kader birliğini konu alıyor.

​Burkan’ın mitolojik yardımıyla inşa edilen kalenin görkemi, taş ustası Arame ve Eritia’nın trajik aşk hikayesiyle hüzünlü bir gölgeye bürünüyor. Eritia’nın ihanetle gelen ölümü ve Arame’nin yıkılışı, hikayeyi unutulmaz bir dramaya dönüştürüyor. Diğer yanda; Palu kuşatmasının "Tuşba'nın Efendisi" Rusa’nın savaşçı ruhu, Talina’nın içten çökertme planları ve ters köşeler tempoyu hep yüksek tutuyor. Özellikle dürüstlüğü yüzünden ağır bedeller ödeyen, kesik parmaklı Kahin Maxillus gibi karakterler seriye eşsiz bir derinlik katıyor.

​Urartu dünyasının gizemli perdesini aralayan, aşk, ihanet ve kehanetlerle örülü bu etkileyici başlangıçtan sonra, serinin ikinci kitabına büyük bir heyecanla başlıyorum!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sultan Abdulhamit Han'ı hep Hükümdar olarak okumuştum. Devrik hakanın son dönemini de merak ederdim. İktidarda olduğu dönemin eleştirisiyle yoğrulan resmi tarihimize inat hayranlığım da vardı. Kaplanın sırtında eleştirilebilecek birkaç husus haricinde hayranlığımı pekiştirdi. Öncelikle roman olay örgüsü içinde devrik hakanın psikolojisi oldukça güzel işlenmiş, aile fertlerinin yeni dönemi de başarıyla anlatılmış. Bu hususlar eserin pozitif yönleri. Ancak; birinin ruh halini tasvir ederken içinde bulunduğunuz kimlikten çıkıp tepeden bakmayı başaramazsanız veya tasvir edeceğiniz şahsı özümsememiş olursanız yapacağınız tasvir değil tahmin olacaktır. Abdulhamit Han'ın ruh hali tasviri bazı noktalarda tahminden öteye geçememiş. Ayrıca Türk yazarlarda kısmen Osmanlı haremine ve yatak odasına ön yargılı bakışı bu eserde de görüyoruz. Mevcut hukuk sistemimiz ve mevcut ön yargılarımızla padişahların yatak odasına girmeye çalışmak ne kadar doğru bilemiyorum. Yine de tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapağındaki o soğuk ve karanlık atmosferi daha ilk sayfadan hissettiren polisiyelerden biri oldu benim için. Kitabı elime aldığımda klasik bir cinayet hikâyesi okuyacağımı düşünmüştüm ama ilerledikçe olayların arkasındaki psikolojik gerilim ve karakterlerin iç dünyası hikâyeyi çok daha etkileyici bir yere taşıdı.
En sevdiğim şeylerden biri, kitabın atmosferiydi. Sürekli hissedilen bir soğukluk, yalnızlık ve tedirginlik var. Sanki her sayfada buzların altında saklanan başka bir sır ortaya çıkacakmış gibi bir his bırakıyor. Özellikle mekan tasvirleri o kadar başarılıydı ki kendimi olayların geçtiği yerde dolaşıyormuş gibi hissettim. Polisiye romanlarda atmosfer benim için çok önemli ve bu kitap bunu gerçekten iyi başarmış.
Kurgunun temposu da oldukça iyiydi. Olaylar ağır ilerlemiyor ama gereksiz bir hız da yok. Yazar, merakı diri tutmayı biliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İskender Pala, Fuzûlî’nin Leylâ ile Mecnun’unu anlatıcı yaparak adeta yaşayan bir mesnevi yaratmış. Babil’in kadim lanetleri, murassa hançerin yedi sırrı ve İstanbul’un ezeli aşkı, 450 yılı kapsayan epik bir yolculukta ustalıkla buluşuyor.
Divan şiirinin zarafeti, tasavvufun derinliği, tarihin görkemi ve gizli cemiyetlerin karanlık oyunları, akıcı ve şiirsel bir üslupla iç içe örülüyor. İstanbul burada dekor olmanın ötesinde, âşık ve yaşayan bir varlık olarak soluk alıyor. Pala, engin birikimiyle romancı duyarlılığını mükemmel harmanlayarak okuru hem aydınlatıyor hem büyülüyor.
Edebiyat severler için gerçek bir başyapıt. Hem zihni hem kalbi fetheden, unutulmaz bir eser. Kalemine, kurgusuna ve ruhuna hayran kaldım. Kesinlikle okunmalı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İyi bir kitap okumak, güzel bir film izlemekten çok daha fazlasıdır bana göre. Bu seri de bu fikrini fazlasıyla pekiştirdi. Uykusuz kalacağım ve elimden bırakamayacağım kadar merak uyandıran bir yapısı var. Ama kitabın teması da sanki kapağının renginde gibi. Yapay zekayla ilgili gelişmeler, dünyadaki güç dengeleri vs. biraz karamsar hissetmeye sebep olabiliyor. Konu nereye varacağı belli olmayan yapay zeka olunca tartışılabilir şeyler var. Ama kitap hem güncel gelişmeleri anekdotlarla sunması hem de sürükleyici güzel bir hikaye anlatması açısından okuduğuna pişman olunmayacak türden.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk sayfalardan itibaren belirgin gerilim yaratan, okurun içine yavaşça yerleşen bir tedirginlik hissi kuruyor kitap. Bu yönüyle özellikle Kafka’nın atmosferini seven okurlara hitap edeceğini düşünüyorum, Kafkaesk mi bilemem ama bazı ögeler Kafka'yı anımsattı bana.

Hikâye ilerledikçe anlatıcının aktardığı olayların güvenilirliğini sorguladım, tüm yaşananların zihinsel bir kırılma ihtimali aklımdan geçti. Özellikle sürekli peşinde olduğu profesör figürü bu şüpheyi besledi. Ancak roman, beklediğim yönde ilerlemek yerine çok daha insani bir yalnızlık duygusuna odaklanıyor. Anlatıcının asıl aradığı şey bir kişi değil, kendisini gerçekten anlayabilecek bir bilinç. Ki bunu anlamak son sayfalara tekabül ediyor uyarayım.

Rahatsız edici ama düşündürücü bir okuma deneyimi sunuyor. Biraz sabırlı ve içine girince keyif veren bir metin olmuş. Okurken ara ara ne okuyorum diyebilirsiniz ama devam edin en azından son 4 - 5 sayfa da her şey daha açıklayıcı görünür olacak güvenin bana.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tunçer'in bu novellası aslında yaşanmışlıklar üzerinden, Melanie Klein'ın kim olduğuna ve Nesne İlişkileri Kuramı'nın ne anlama geldiğine dair bize müthiş bir pratik sunuyor. Kurama göre; yetişkinlikteki tüm ilişki dinamiklerimiz, hasetlerimiz, bağlanma biçimlerimiz ve kaygılarımız, bebekliğimizin ilk aylarında dünyayı algılama biçimimizle şekillenir. Dünyaya gözümüzü açtığımız zamanlarda tüm eksikliklerimizi tamamlayan anneyi bir kurtarıcı olarak görürüz. Ta ki ilk hayal kırıklığına kadar.

Tunçer, kitabında bu kuramı, karakterlerinin kentli ve nevrotik hayatlarının içine ustalıkla yerleştiriyor. Çocuk'un inandığı "kusursuz biriyle tanışma" kehaneti, aslında kendi içindeki o ideal "iyi nesne"yi bulma arzusundan başka bir şey değil. Kadın ise her ne kadar o kusursuzluk zırhını kuşanmış görünse de, kendi iç dünyasında bağlanma kaygılarıyla ve içsel yıkıcılığıyla savaşmakta.

Bir kahve ile okunası güzel bir novella. Tavsiye olunur.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir