Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

04.09.2020

İnadına diyoruz. Evet inadına aşkı yazacak Attila İlhan. Hep yaptığını bu defa inadına. Yağmur Kaçağı diyecek, üçüncü şahsın şiiri diyecek. Yine yeniden okunmalı elbette.
03.09.2020

Eserin çevirmeni Yiğit Yavuz söylemiyle bu kitap London’un ‘hayatı, sanatı ve dünya görüşüne’ derleme bir şekilde eğilen kısa bir bakış.

Gemicilik, altın arayıcılığı, boksörlük, maden işçiliği, gazetecilik, sosyalist eylemler ve yazarlık. Neler neler. Ve hepsinde gözettiği bir nokta vardı. Emek:

“Emeğin itibarı, benim için dünyadaki en etkileyici şeydi.” (s.40)

‘İşçi sınıfının içinde doğmuş ve en alt tabakadaydım’ diyor. Yine devam ediyor ‘yükselmem gerekliydi, oyunu kuralına göre oynamak’

Peki şu cümleleri:

“Sonraları, beynin de para eden bir şey olduğunu öğrendim. O da kaslardan farklıydı. Beynini satan bir insan, elli ya da altmış yaşında en iyi dönemini yaşıyor ve fiyatı her zamankinden daha yüksek oluyordu.”(s.25)

Galiba yazarlığa tam anlamıyla odaklanması da bu yıllarda olmuştu.

“Zaman! Zamanın yokluğundan söz ettiğiniz zaman, onu müsrifçe kullandığınızdan söz ediyorsunuz demektir.”(s.103)

Muazzam bir derleme var elinizde.
31.08.2020

“İmzalarda, sizi ilk kez okuyacağım hangi kitaptan başlamalıyım diye soran okurlarım oluyor.
Diyorum ki onlara Bin Hüzünlü Haz’dan başlamayın da hangi kitaptan başlarsanız başlayın.
Çünkü Bin Hüzünlü Haz, benim metinlerim arasında en deneysel olanı. Onunla başlamaları doğru değil.”

Doğan Hızlan’ın sunduğu Karalama Defteri’nde eseri için bunları söylüyordu Hasan Ali Toptaş. Böyle bir eser.

1999 yılında yayımlıyor. Aynı yıl Cevdet Kudret Edebiyat Ödülünü kazanıyor eseri.

yayımlanışı ardından verdiği ‘ilk’ röportajda ‘kendi kahramanını arayan bir roman’ olarak tanımlıyordu onu.

masallardan kopup gelmiş bir Alaaddin karşılıyor satırlar arasında; fakat arıyor Alaaddin. Bulamıyor Alaaddin.

Böyle değil midir zaten hep?

Hasan Ali’nin ilerleyen yıllarda kaleme alacağı eserlerde de olduğu gibi ‘şiirsel bir tını’ yakaladığını tekrar tekrar belirtmeye gerek var mı bilemiyorum. İkilemeler, tamlamalar, iç kafiyeler ve diğerleri.
29.08.2020

1957 yılında yayımlıyor eserini Orhan Kemal. 1958’de Sait Faik Hikaye Armağını’nı getiriyor ona. Haklı bir başarı elbette.

Her daim işçi-emekçi insanı ve hayatları kaleme aldı. Buradaki 18 kısacık hikayesinde de bu geleneğini devam ettirecek.

Kardeş Payı’nda hakkı, Kuduz’da evladı, Büyükbaba’da sağlığı, Korku’da bir devlet memurunu ve İstidacı’da iyiliği aktaracak mesela bizlere.

Bu hikayeleri aktarırken onlarca karakter, onlarca unutulmaz portre de sunacak Orhan Kemal.

Su gibi akan, bir dakika dahi sıkılmanıza izin vermeyen, dolu dolu bir hikaye serüveni sunduğuna şahitlik edeceksiniz. Buyurun.
29.08.2020

Modern tiyatroya karşı geleneksel tiyatroyu savunan Nahit’in acıklı mücadelesi ve aşkını konu ediniyor Tarık Buğra. Ünlü tuluat sanatçısı Naşit Özcan’a saygı niteliğinde yazılıp onun hayatından izler de taşıyan bir eser elinizde.