Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

06.08.2020

Sanıyorum Galeano ülkemizde fazlasıyla bilinmesine rağmen okunmayan, okunsa da anlaşılamayan isimlerden.

Ne yazıyor ki sanki diye tepki koyduğunu sananların önemli olanın ‘az sözle çok şey’ anlatmak olduğunu zamanla anlayacağını düşünüyorum.

Peki bir insan olarak siz! Neye, ne kadar yetişebiliyorsunuz?

Kanlı Kapitalizm, emperyalist ülkeler, emekçiler, insanca yaşamaya çalışanlar, artık nefes almak isteyenler ve hayvanlar.

Hangisi ilginizi çekiyor, hangisinin sıkıntısı sıkıntınız oluyor?

İşte tam da burada çıkıyor karşımıza Galeano. Hatırlıyor, O. Unutmuyor. Hafızası oluyor tüm insanların yazdıkları ve söyledikleriyle.

Hayır hayır!
Salt insanın değil insanlığın hafızası O.

Ve bunu yaparken ‘kelime israfını’ kapı dışarı ediyor. Almıyor içeriye.

Arka kapağında da yazıldığı üzere:

“... etten kemikten ve sesinden yoksun bırakılmış bir dünyanın sessizliklerini parçalıyor...”

Parçalıyor ve fırlatıp atıyor ‘eli kanlıların önüne’

Buyurun.
05.08.2020

Henry David Thoreau’nun esere ismini veren Yürümek adlı denemesinin de yer aldığı üç eser mevcut kitapta. Yürüme ve doğaya dair ürünler bunlar. Beklentim açıkçası daha fazlaydı. Karşılamadı o beklentimi maalesef.
03.08.2020

Her ne kadar bazı okurlar bunu yanlış bulsa da belirtmek istiyorum yine de. Calvino ‘zor’ okumaların yazarı.

Roman, hikaye, deneme ve inceleme. Hangi tür olursa olsun emek isteyen bir yazar. Değerli kılıyor onu bu durum.

Denemelerinin yer aldığı dört ana kısım var burada. İlk üç kısım bir İtalyan gazetesinde 1980-1984 yıllarında yayımlanıyor.

- Birinci kısımda özellikle sergi ve müze gezilerinden gözlemlediklerine değinecek.

- İkinci kısmı Roland Barthes’e saygı niteliğinde bir yazıyla açıp ‘gözün görebildiklerine’ odaklanacak.

- Üçüncü kısımda ise ‘fantastik’ diyecek.

Son kısım ise onun Japonya, Meksika ve İran’a yaptığı yolculukları sonrası kaleme alıp 1975-1976 yıllarında yayımladığı yazılar.
Ama ne yazılar, ama ne gözlemler.

Onu okuduklarını yazdıklarıyla tanıyoruz sanırım; ama bu defa ‘imgelemine’ şahit olduklarını yazdığını göreceksiniz, görmeye çalışacaksınız.
02.08.2020

Ocak - Mart 1925 tarihlerinde kaleme alıyor eserini. Yayımlayamıyor.

Edebiyatın ‘siyasi’ otoriteden olumlu veya olumsuz etkilenmeme ihtimali yok. Etkileniyor da. Belki de bu yüzden ‘imgelerle’ yazıyor Bulgakov.

Bir sokak köpeği yaratıyor. Şarik:

“Her türlüsünü çektim, yazgımı kabullendim; şimdi ağlıyorsam sadece fiziksel açıdan ve açlıktan. Zira ruhum henüz ferini yitirmedi...
Dayanıklıdır köpek ruhu.”

Peki ya o beklenen karşılaşma? Gerçekleşiyor.

Profesör Filip Filipoviç. Kendi halinde. Onca fakirliğe rağmen ‘yedi’ odalı evinde bilimsel çalışmalarına odaklanmış ünlü bir doktor.

Yardım etmek istiyor Şarik’e.

28 yaşındaki bir erkeğin testislerini yerleştiriyor ona. Ve 25 yaşında bir azılı suçlunun da hipofizlerini. Gün gün gözlemliyor. Değişiyor, gelişiyor, kötüleşiyor ve bürokraside yer ediniyor Şarik. Poligraf Poligrafoviç Şarikov oluyor.

Evet sizler bu satırları okurken alttan alta
‘sol ideoloji ile küçük burjuva’ eleştirisi alıyorsunuz.

Satirik bir eser bu yönüyle.
01.08.2020

1890 yılında yayımlıyor.

Tam anlamıyla karşılıyor ismini.
Hayvanlaşan İnsan veya İçimizdeki Hayvan.

Öyle yüzlerce karakterle vermiyor vermek istediğini Emile Zola.

Bizleri Paris - Le Havre arasındaki bir demiryolu hattına götürüyor.

Devamında okuyucusunu ‘Roubaud, Pecqueux, Severine, Jacques, Mösyö Deniset ve Cabuche’nin’ de dahil olduğu kişilerle tanıştırıyor.

Bir cinayetle açıyor aslında kapılarını. Spoiler değil rahat olun ilk sayfalarda okuyacaksınız bunu. Ve bu cinayete tanık olan bir adam.

Yine sayfalar aktıkça cinayeti işleyenlerle bir araya gelenler, onları dinleyenler, belki de anlamaya çalışanlar bir bir çıkacak karşımıza.

Polisiye hissi veren bir eserken ilerleyen sayfalarda ‘insanın doğasındaki vahşiye’ değinecek Zola.

Yine ilerleyen sayfalarda ‘sisteme’ dokunacak Zola.

Ve yine ‘aşka’ değinecek Zola.

Onun kaleminden çıkacak her ürün okunmaya değerdir bence. Buyurun.