Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

20.06.2020

İsminden anlaşılacağı üzere Endüstri Devrimi sonrası makineleşmeye bağlı olarak değişen ve değişmeyle birlikte alışılamayan ‘pamuk’ sektörü konu ediniliyor. Tabi bunu dönemin ufak bir ilçesine bağlı köyündeki olaylarla ifade ediyor Ertem. Okunabilir
18.06.2020

Birçok Aytmatov eserinin de çevirmeni durumunda olan Refik Özdek, Gün Olur Asra Bedel’e şu notu koymuştu:

“O dönemde, Cengiz Han’a Küsen Bulut’un yayımlanmasına izin verilmemiş ya da Aytmatov eseri ayrı bir roman olarak yayımlamayı uygun bulmuştur.”

Yani incelemelerde sürekli söylendiği üzere ‘yasaklama, yayımına izin verilmeme’ durumu net değil.

Esere gelelim:

Gün Olur Asra Bedel’de eğitimci Abutalip Kuttubayev’i okumuştuk. Orada yazmış olduklarından kaynaklı gözaltına alınıp tutsak edilmişti. Ve burada da Abutalip’in yaşadıklarına odaklanıyoruz.

Sovyet Rusya’nın ilk istihbarat örgütü ÇEKA ve kurucusu Dzerjinski ile kapılarını açıyor Aytmatov.

Günümüz KGB’nin temellerini atan bu örgütün eylemlerini ‘öğretmen Abutalip’ üzerinden anlatacak bizlere yazar.

Tabi bunu yaparken esere de ismini de veren bir efsaneye, Cengiz Han’a Küsen Bulut’a da, değinecek.

Gün Olur Asra Bedel, Cengiz Han’a Küsen Bulut ile okunduğunda daha da anlam kazanıyor elbette. Buyurun.
17.06.2020

Birçok Aytmatov eserinde olduğu gibi yine ‘doğa, mücadele, sabır’ üçgenindeki insanoğlunu okuyacaksınız aslında.

Yedigey ve Kazangap eşlik edecek bizlere burada. İki kadim dost.

Ve engin Sarı-Özek bozkırında bir tren istasyonu. Boranlı.

Yedigey, 1944 sonrası ordudan terhis edilip burada işe başlayan, Kazangap ise kırk yılın üstünde bu istasyonda emeği olan durumunda.

Lenin’in ölümü sonrası Rusya yönetimini ele geçiren ‘Stalin ve zulmü’ de yer alacak sayfalarda. Eserini 1955 sonlarına kadar götürecek Aytmatov.

Kazangap’ın ölümü sonrası vasiyetini yerine getirebilmek adına bir yolculuğa çıkacaktır Yedigey ve beraberindekiler.

Bölgede kutsal sayılan Nayman Ana efsanesine konu olmuş ‘Ana-Beyit’ mezarlığına gömülmektir vasiyeti ulu Kazangap’ın.

İşte o ‘günün asra bedel’ olduğu satırlarda tam da burada başlıyor.

‘Güne, düne, efsaneye ve bilimkurguya’ türlü ifadeler ve sanatlarla değinecek.

Günde acıyı, dünde dostluğu, efsanede inancı ve bilimkurguda planları okuyacaksınız.
15.06.2020

1982-1997 yılları arasında kaleme almış olduğu ve çeşitli ödüllere de layık görülmüş şiirlerini bulacaksınız bu kitapta.

Kapılarını elbette ‘yalnızlıkla’ açacaktı değil mi?

“kim erkenden yorulur yaşamaktan
kıyıda kalmış bir kent yalnızlığını
yakıştırır yüreğine” (s.16)

Peki şair olur da ‘gülüş ardına’ yazmaz mı hiç?

“ah çocuk ah kadın ah sevgili
sözlerin aşkı anımsatsa da
gülüşünde onmaz acılar gizli” (s.46)

Ya ‘düşler’ ?

“nicedir açık sular aradım sessizce boğulmaya
soldum ve sarardım ve kanayarak yanıldım
sularla örtülmüyor düşlerin yırtılan güzelliği” (s.67)

Ya da ‘hafıza, anı, hayat’ ?

“üstüme gelme ay hanım, Kuzguncuk otelinde
iyilik katına çık, senin konukların ağır,
ben bir anıyı ağırlamakla geçen hayatlardanım” (s.150)

Duygulara ‘kelimelerinde’ yetişmeye çalışırken;

“Kırk şair birden olsam, yazamam bir hevesi”

dizesiyle ‘kelimelerin bazı anlamlara gelemeyeceğini mi’ anlatmayı amaçlıyor acaba?

Buyurun.
14.06.2020

1981-1993 yıllarında çeşitli dergilerde yayımlanan Karasu denemelerinin bir bölümünü bulacaksınız burada.

‘Kitaplardan imgeye, iletişim güçlüklerinden hayvan cinayet ve haklarına, dost söyleminden 50.yaşından-yaşına seslenen bir kalemin notlarına’ kadar birçok başlık karşılayacak sizleri.

“Zaman geçtikçe değişiyoruz; her şeyden önce, önem verdiklerimiz değişiyor. İstediklerimiz, aradıklarımız değişiyor.” (eserden)

Bu denemelerin her satırında bir boşluk da okuyucusuna bırakmış ‘sen de yaz’ der gibi bir yaklaşım göreceksiniz aynı zamanda.

O yüzden eserden yapılan alıntıların ‘bir bütün’ halinde değerlendirilmesini salık verebilirim naçizane.

“Yaşamak değil, yaşadıkça bir şeyler yapıp oldurmak ilginçtir, der Karasu (el altında bulundurulacak kişilerse, oldurulmaz); yoksulluklar içinde bir umut yaratabilmek, azımsanacak şey değildir, der.” (eserden)

Buyurun.