Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

03.06.2020

Sovyetler’in 1968’de Çekoslovakya’yı işgali sonrasında geçiyor roman. Dört ana karakterimiz var: Tomas, Tereza, Sabina ve Franz.

Merkezinde Tomas’ın yer aldığı ve daha çok Prag-Paris çizgisinde ilerleyecek bir kitap bu.

Bir konuyu takip etmekten ziyade biçim ve içerikteki çeşitliliği farkettikçe sayfaların akıp gittiğini göreceksiniz.

Cinsellik, eserin belki de temelinde yer alıyor. Sanat, siyaset, insan ilişkileri. Bunları özellikle Tomas ve Tereza ağzından hızlı geçişlerle okuyacaksınız.

Farklı ve doğal olarak zor bir eser olduğunu düşünüyorum naçizane. Her anlatılanın ardında bir arka plan arama-bulma süreci zorlayabilir sizleri.

Her şeye rağmen lezzetli mi, tabiki.
Her şeye rağmen değer mi, elbette.

Tek farkla. Kundera için başlangıç eseriniz olmamalı.

“O halde yüklerin en ağırı aynı zamanda yaşamın sağladığı en şiddetli doyumun da imgesidir.

Yük ne kadar ağır olursa, yaşamlarımız o denli yaklaşır yeryüzüne, daha gerçek, daha içten olur.” (s.13)
31.05.2020

Gargantua 1534.

Gargantua adlı obur dev karakterimizin doğumuyla giriş yapıyorsunuz esere. Ve devamında sürekli olarak ‘hicvedeceği’ eğitim ve öğrenim süreci yer alıyor.

16. yy. Avrupa’sındaki ‘kilise’, ‘din adamı’, ‘yöneticiler’ ve ‘krallar’ kaleminden nasibini alacak fazlasıyla.

Eleştirisini yaptığı eğitim sistemine son sayfalarda öneri olarak sunacağı Theleme Manastarı-Tekkesi okunası satırlar arasında.

İçerisinde yer alan ve 19. yy. imzası taşıyan illüstrasyonlar ise fazlasıyla etkileyici.

Peki çeviride imzası olan Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat ve Vedat Günyol’a ne demeli?

Önsöz, dipnotlar, açıklamalar. Çok faydalı olacaklar, çok.

Son olarak; muazzam bir akış, konu, üslup bulamayacaksınız. Ben böyle düşünüyorum naçizane.

Ama yukarıda da yazdığımız üzere eserin yayımlanma tarihi 1534. Daha Don Kişot dahi yazılmamıştı.

500 yıl sonrasından baktığımızda daha da değer verilmesi gerektiğini düşünüyorum naçizane.
29.05.2020

1591 yılında yazıldığı düşünülse de kayıtlara 1594 tarihi ile düşülen Shakespeare komedyası Hırçın Kız.

Çevirmeni Özdemir Nutku söylemiyle:

“Shakespeare bu oyunu güldürmek için yazmıştır. Ama oyun ilerleyip Katherina’ya sempati duymaya başlayınca güldürü olmaktan çıkar, başka bir atmosfere dönüşür.”

Evet, Baptista zengin ve soylu bir adamdır. Kızları Katherina ve Bianca evlilik çağına gelmiş ve taliplileri artmaya başlamıştır.

Bianca ne kadar uysal, sessiz ve içine kapanıksa; Katherina’da o kadar huysuz, gürültülü ve dışa dönüktür.

Tabi bu iki kızın taliplileri bir bir ortaya çıkınca eser de şekillenmeye başlayacak.

Temelinde huysuz-hırçın bir kadının ‘ehlileşmesi’ teması işleniyor aslında.

Bunu bir kadın düşmanlığı olarak yorumlamadan önce eseri okumalısınız elbette.

Erken dönem Shakespeare eserlerinden diyebiliriz Hırçın Kız için.

Buna nazaran yine akıcı yine eğlenceli ve yine dersler verici bir tiyatro metni olacak elinizde. Buyurun.
28.05.2020

İlk basım 1962. Romanında yazdığı mahkum ve mahkumlar gibi kendisi de 1945 yılı sonrası 10 yıl kadar tutuklu kalıp sürgüne uğruyor.

Ressamından yönetmenine, balıkçısından sanatçısına, amelesinden duvar ustasına değin birçok meslek alanında ‘siyasi tutuklu’ onlar.

Yatakhanelerinden revirlerine, çalışma koşullarından beslenmelerine kadar farklı bir yığın başlığa değinecek yazar.

Stalin rejimine ‘sert’ sözcükler kullanarak saldıran bir eserden ziyade, bu kamplardaki ‘bir günü’ anlatarak okurun anlamlandırmasını arzulayan bir eser bulacaksınız.

‘Ismarlama’ bir roman olduğu suçlamaları yer alsa da ‘dikta’ ve ‘kan’ içerikli rejimleri anlamak adına okunası olduğunu düşünüyorum naçizane.
28.05.2020

Amerikan Varoluşçu Rollo May’in kült eserlerinden Yaratma Cesareti. Uzun zamandır birçok yerde birçok saygıdeğer kişi ağzından öneri olarak duyuyordum ve okumak bugünlere nasipmiş. İsminden de anlayacağınız üzere Yaratmak, Üretmek ve Anlamlandırmak üzerinden ilerleyip bunun Cesaret başlığı altında işlenmesi söz konusu en kısa tabirle. Zor bir kitap. Çevirmenin uzun bir girişini ve dipnotlarla zenginleştirdiği sayfaları bulacak olsanız da zor bir kitap. Sakin bir ortam ve kafa ile okunası. Buyurun