Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Adem Artan Tarafından Yapılan Yorumlar

20.12.2008

İlk defa bir kitabı bitirmeden bu kitabı tekrar okumalıyım hissine kapıldığım nadide bir kitap.
Edebiyat ile tarih iç içe. Ağır ağır ve tadı gerçekten çıkartıla çıkartıla okunması gereken bir tarihî edebiyat şöleni veya edebî bir tarih şöleni. Çoğu yerleri edebiyat ve tarihle ilginize göre altı çize çize okumanız, bazı bölümlerini döne döne, tekrar tekrar okumanız ve yeniden anlamanız gereken bir kitap.
Yazar, yerine göre bir yeniçeri, yerine göre bir padişah, hatta padişahlar olup çok yönlü, çok kimlikli bir anlatıcı rolüne soyunarak herkesi kendi cephesinden anlatıyor.
En sonda da kitabın özeti sayılabilecek bir tarih felesefesiyle mesajını kemale erdiriyor.
Hem edebiyata, hem de tarihe meraklı herkese tavsiye edeceğim bir kitap. Bu kitabı okuyunca edebiyatın gücünü bir kez daha teslim ediyorsunuz. "Bu kitabı okumamışsan çok şey kaybetmişsin." diyen arkadaşıma şimdi hak veriyorum.
Okuyun ve kendinizi tarihin derinliğinde edebiyatın sarhoş edici güzelliğine bırakın.
(Bu kitabı okurken elinizden kalemi eksik etmeyin, zira pek çok satırının altı çizilecek nitelikte. En iyisi, bu kitabı ikinci defa okumak; çünkü bunu fazlasıyla hak ediyor. İnanmazsanız okuyun.)
27.11.2008

Atatürk hakkında pek çok kitap yazıldı; ama bu kitapların pek çoğu Atatürk’ü sadece belli açılardan, daha doğrusu belli şablonlara göre anlatan ideolojik, dolayısıyla Atatürk’ü bütünlük içinde incelemeyen, tek taraflı kitaplardı. Sayın Taha Akyol’un bu kitabı işte bu boşluğu dolduran, konsantre emek mahsulü, titiz bir çalışmanın sonucu. Atatürk’ün 1919’dan başlayarak ölümüne kadar geçen dönemi, onun söylem ve icraatlarıyla, döneminin şartlarıyla ve bu şartların sunduğu sebep-sonuç ilişkisinde inceden inceye irdeleyip masaya yatıran Akyol, sonuçta karşımıza bütünlük içinde bir Atatürk portresi sunuyor. Böylece Batı’ya karşı savaş meydanlarında müthiş bir mücadele veren bir liderin neden milli mücadeleden sonra Batı’yı örnek aldığı sorusunun cevabını buluyorsunuz. Tabi aynı zamanda Atatürk’ün siyasî yönünün neden askerî yönünden daha üstün olduğu sorusunun cevabını da.
Atatürk’ü gerçekten anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap. Çünkü Atatürk’ün neden büyük bir lider, siyasî bir deha olduğunu bu kitabı okuyunca, objektif ve çarpıcı bir şekilde, anlayacaksınız.
Kitabın sonsöz ve özellikle “Tarihe Sadakat” bölümü hem Atatürk’e, hem de Atatürk üzerinden tarihe nasıl bakmamız, tarihi nasıl anlamamız gerektiğine dair yerinde ve çarpıcı tespitler içeriyor.
Yazarın akıcı üslubu da kitabı kısa zamanda ve zevk alarak okumanızı sağlıyor. Okuyun, pişman olmayacaksınız; ama pişman olsanız bile bu kitabı okumak başlı başına bir kazançtır.
09.11.2008

Sayın Türköne, hemen hemen herkesin ezberlerini yoklamasını gerektiren bir kitap yazmış. Karışık gibi görünen ve karşılıklı milliyetçiliklerin çetrefilleştirdiği sorunu, demokrasi ve hukuk açısından anlamamız gerektiğini örnekleriyle ortaya koyuyor Mümtaz'er Türköne.
Devleti devlet yapanın hukuk olduğunu, hukuksuzluğun olduğu yerde kara deliklerin ve derin korkuların, önyargıların boy verdiğini örnekleriyle yazmış Sayın Türköne. Ankara ve Diyarbakır'da temsil edilen milliyetçiliklere karşı İstanbul'un bütünleştiriciliğini öneriyor; ama en çok da hukukun gerekliliği üzerinde duruyor.
Kitapta Kürt sorunuyla yakından bağlantılı derin devlet, gladio ve çetelerle ilgili tarihî ve güncel bilgilere de yer vermiş Sayın Türköne.
Kitap, son bölümlerinde Şemdinli olayına geniş yer vererek Kürt sorununun aslında bir demokrasi ve hukuk sorunu olduğunu ortaya koyuyor.
Kitabın en son bölümünü oluşturan "Bizim Çocuklar" bölümü aslında değiştirilmesi gereken pek çok şeyi de sergiliyor.
Kitap, bu soruna sadece aklı selimin ve demokrasinin, hukukun üstünlüğü tarafından bakanlar açısından değil, bu sorunun iç yüzünü merak eden herkes tarafından okunmalı.
29.10.2008

Hicaz demiryolunun hangi şartlarda ve nelere rağmen inşa edildiğini belgeleriyle ortaya koyan çarpıcı bir çalışma.
İngiliz belgelerine dayanılarak hazırlanan kitapta bazen ayrıntıya ve hatta gereksiz bilgiye kaçılsa da Şam'dan Medine'ye uzanan 1400 kilometrelik hattın macerası olanca gerçekliğiyle ortaya konmuş.
Osmanlı'nın o dönem bile ne kadar büyük düşündüğünün ve İngiltere ile Fransa'ya meydan okumasının eşsiz bir yansımasıdır Hicaz demiryolu.
Okunmalı ve büyük işlerin nasıl başarıldığı anlaşılmalı.
18.10.2008

Gerçekten oldukça etkileyici bir kitap. Orta Asya Türk tarihini, Türklerin bozkırdaki zorluk ve açlık dolu yaşamını, Türk-Çin mücadelesini ve münasebetlerini, Çinlilerin Türklere neden ve nasıl üstünlük kurduğunu çarpıcı şekilde anlatan bir kitap. Kitabın özellikle son bölümü oldukça dokunaklı. Orta Asya Türk tarihi hususunda mutlaka okunması gereken bir roman.