Müellifinin Arap olması çalışmayı gayet orijinal kılmaktadır. Öte yandan eser akademik bir çalışma olmamasına rağmen çevirmen tarafından hak ettiği ilgiyi görmesi gerektiği notu da önemle düşülmüştür.
Öncelikle çalışma Filistin bölgesinin tarihi geçmişi anlatılarak başlamaktadır. Fenikelilerden başlayan anlatımda bölgenin coğrafi bilgilerinin yanı sıra burada teşkil edilen çeşitli devletlere de yer verilmiştir. Çalışmanın bu şekilde başlaması bölgedeki meselenin anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır.
Örneğin Filistin’in bilinen ilk yerleşimcilerinin Fenikeliler olduğunu biliyoruz. Bu toplulukta Ege adalarından bölgeye denizden ve karadan gelmiştir. Günümüzde kimi iddialara göre Filistinlilerin aslen Egeli yani Fenikeli olduğu da rivayet edilir. İşte bu mesele, söz konusu kitapta tane tane anlatılmasıyla dikkat çekiyor. Sadece bu değil, buna benzer çeşitli hadiseler ve kişilerde çalışmada yer almıştır.
Dikkat çeken bir diğer hususta bölgeyle alakalı Tevrat’ta sözü edilenleri müellif açıklama yoluna da gitmiş. Tevrat’ın kimi bölümlerine reddiye sunan ve şerhler düşen müellif bununla okuru az veya çok teatik düşünmeye de sevk etmektedir.
Yahudi meselesini dolayısıyla İsrail-Filistin sorununu temelde anlamak adına çalışmayı kıymetli görmekteyiz. Müslümanların konuyla ilgili çalışmaları daha çok Batılıların kaleminden okuduklarından burada yazılanların birçoğu okura gerçekten ilginç gelecektir.
Hz. İsa’dan Romalılara, Abbasi Halifesi Harun Reşid’e, Hazarlara ve Fatimilere kadar ilginç konular çalışmada yer almaktadır. Yahudilerin uygarlıklarla temasları da hayli dolu dolu anlatılmaya çalışılmış. Amerika kıtasının keşfine kadar bölgenin neden ve nasıl önemli merkez olduğu anlatılırken günümüze sirayet eden ve şiddetli çatışmalara zemin hazırlayan hadiseler zinciri okurun ilgisine bırakılmış. Farklı bakış açısıyla Yahudilerin sosyal, siyasi ve iktisadi hayatlarıyla dolu çalışmayı konunun ilgilisine şiddetle tavsiye ediyoruz.