Toplam yorum: 3.284.564
Bu ayki yorum: 6.070

E-Dergi

Kışın Leylası Tarafından Yapılan Yorumlar

27.07.2025

2022 yılında ilk kez Endülüs'e giderken "Avrupa'nın Kudüs'ü" niyeti gönlümdeydi. Fakat Gırnata'da Elbeyzin mahallesindeki terastan Elhamra'ya bakarken içimde başka bir his belirtmişti. Saraya girip taşları görünce, tavanlardaki izleri takip etmeye başlayınca ve sütunlardaki mukarnaslara dokununca "Taş" şiirini okumadan edememiştim.

️ Elhamra, Orta Çağ'dan günümüze ulaşan tek Müslüman sarayıdır.

Dört bölüm olarak düzenlenmiş eserin ilk bölümde, Elhamra'nın planı biraz ayrıntılı olarak ele alınmış ve bugün ziyaret edilen Elhamra'nın Orta Çağ Arabının gördüğünden farklı olduğu vurgulanmış. İkinci bölümde Elhamra'nın inşasının ardındaki sosyal ve siyasi arka plan ele alınmış. Üçüncü bölümde zanaatkâr, matematikçi ve filozofların sarayların tasarım ve inşasına katkıları incelenmiş. Dördüncü ve son bölümde ise, Elhamra'nın Batı ve Arap edebiyatındaki kalıcı etkisinin yanı sıra mimari, resim ve müzik alanlarının üzerindeki etkisi üzerinde durulmuş.
27.07.2025

Kitabı görünce "Acaba Gaz/z/âlî'yle ilgili yeni bir şey okur muyum?" sorusu belirtmişti zihnimde fakat müellifin ismi tereddüte mahâl bırakmadı. Zira ...

Gaz/z/âlî'nin Büyük Selçuklu âlimi olarak takdîm edilmesi farklı bir bakış açısı oldu. Özellikle kitabın ilk bölümünün (yani Gaz/z/âlî'nin hayatının) siyasi zemin üzerinde inşa edilmesi, mühimdi.

...

"Büyük Selçuklu'nun Horasan'daki siyasi ihyâsı ile Gazzâlî'nin dinî ihyası birbirlerini beslemiş; böylece İslam ile ihyâ olan (devletleşen, geniş bir mülke malik olan) Büyük Selçuklular, İslam'ın ihyası için gerekli ilmî ve ameli zemini sağlamaya çalışmışlardır."

...

Çokça sevmeme ve her sayfada aramama rağmen kitapta dipnot yerine "derkenâr"ların tercih edilmesi mutlu ve memnun etti.

Ve nihâyet ...

Uzletindeki yol haritası; Şam, Kudüs, el-Halîl ve Haremeyn.

Eserin kalan kısmına haksızlık etmek değil niyetim kesinlikle fakat benim için en kıymetli nokta, burasıydı.
27.07.2025

Elimizde, takvimimizde, zihnimizde de dahi gönlümüzde ne kadar kalabalık gündemler olursa olsun hepsini bir kenara bırakıp bu kitabı okumamız gerekiyor. Neden? Genel olarak Orta Doğu özel olarak ise Filistin’in bugününü doğru anlayabilmek ve dahi yarınını tahayyül edebilmek için hem yatay (coğrafya) hem de dikey (tarih) düzlemde temel bilgileri edinmek ve en önemlisi doğru bir bakış açısı kazanmak için …


"Bilgisizlik işte böyle en hafifinden ataleti ve seyirci kalmayı, daha ileri boyutta vicdansızlığı ve insafsızlığı beraberinde getiriyor."
20.07.2025

Hazırlıkları üç yıl süren "Kutlu Hayatın İzinde" kitabına dair:

* Bedir Gazvesi'nden önce İslâm Savaş Ahkâmı'na (ve dahi ahlâkına) dâir okuduğum tümdengelim cümlelerini, kitabın sonunda bir başlıkta görmeyi dilerdim.

Ne gibi? Peygamberimiz'in (as) son evliliği başlığından sonra genel olarak poligami ve evliliklerin sosyal, siyasî vb. yönleriyle ilgili tümevarım cümleleri gibi.

* Yazılan davet mektuplarını ulaştıran elçilerin ilgili kişilerle diyalogları çok kıymetli bir detay oldu benim için.

* Bazı âyet-i kerîmelerin ve hadîs-i şerîflerin esbâb-ı nüzûl ve vürûdlarına dâir aktarımlar da yine nass bütünlüğü açısından zikre değerdi.

* Kölelik ve câriyelik bahsiyle ilgili aktarılan tarihi süreç, bütüncül yaklaşım ve mantık zemininde kurulan cümleler ise benim nazarımda bu kitabın en büyük ve önemli kazanımı oldu.

* Dipnotların kullanılmamış olması benim açımdan büyük bir eksiklikti fakat.

* Kitabın sonunda yer alan müellife ve Orhan Durgut'a ait 37 fotoğraf çok kıymetliydi.
20.07.2025

“İnsanlar için insanlardan önce yola çıkanlar, bir süre sonra yola karışır, hatta yolun ve yolculuğun kendisi olurlar.”

Yola karışmak …
Yolun kendisi olmak …
Yolculuğun kendisi olmak …

...

1993 yılında başlamışlar, hasbihâl etmeye, Düzdağ'la.

"Benim anlatacak neyim ola ki" demiş, yetmiş beş saatlik kayıt olmuş, düğmeyi kapattıklarında.

Ben 2011 yılında başlamıştım, hatırâtı okumaya. O zaman üç cildi tamamlanmıştı. 2020 yılında beşinci cilddi de yayınlandı.

Doğumu 3 Mart 1922, vefâtı 3 Şubat 2002 Ali Ulvi Kurucu'nun. Sene-i devriyesinde okumak istedim yeniden. Yeni baskıyla.

...

Şiirleri var, rubâileri var.

Ama en kıymetlisi, mektupları var. Nezâhet ve letâfetle yazılmış mektuplar. Neredeyse her mektubunu "Medine'ye davet ederek" noktalıyor. Ravza diyor, Medine diyor ...

Okumak da davet edilmek yerine geçse mi?