Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Aziz Özkan Tarafından Yapılan Yorumlar
Hulki Cevizoğlu'nun Yeniçağ gazetesindeki yazıları ve çeşitli Ceviz Kabuğu programlarıyla ilgili yine aynı gazetede haber olarak çıkan metinlerden oluşuyor kitap. Cevizoğlu bu yapıtla tarihe yeniden not düşüyor. Aydın sorumluluğu yükünü üzerinde taşıyan Cevizoğlu sonraki nesil "siz gerekeni yapmadınız, bizi aydınlatmadınız, bilgilendirmediniz" demesinler diye kitaplaştırmış yazılarını. 2009 yılını mercek altına alan yazar Türkiye'nin nelere şahit olduğunu, nerelerde yanlış yapıldığını -özellikle Ergenekon davasına ısrarla değinerek- gösteriyor. Kurucuları arasında olduğu -2010'da kapatılan- DSHP'nin siyasal programını, nasıl bir çizgide ilerleyeceğini de anlatıyor birkaç yazısında.
Sözün özü: 2009 yılında yaşanan siyasal gelişmeleri tarihsel bir süreç içerisinde Cevizoğlu'nun kaleminden okumak, 2009'da neler olup bittiğini tekrar bir gözden geçirmek istiyorsanız kitaba buyurun lütfen ey cemaat.
Satranç, kişinin gelgitlerini içerisinde barındıran uzun bir öykü. Zweig'in çok okunan yapıtlarından biri. Satranç oyunuyla ilgili fazla detaya girmeden öyküyü anlatması, satrancı bilmeyen okur için bir avantaj sayılabilir.
Yazar, Nazi Almanya'sından da bir panorama sunup rezaletin boyutlarını örnekleriyle anlatıyor. Böylece Nazilerden neler çektiğinin çığlığını duyar gibi oluyorsunuz. Bir nevi Orwell'in 1984'ünü andıran, gerçeklerle yoğrulmuş bir hayal gücünün yansımasıdır Satranç.
Kitap, yazarın aşka dair yazılarından derlenmiş. Eserin kapağındaki görseli ilk başta fark edemedim, ancak sonraları eseri elime aldığımda çok yaratıcı bir kapak olduğunu düşündüm. Gerçekten ilgi çekici bir kapak tasarlanmış. Ve de, buradaki bazı yorumların aksine, kitabın içeriğiyle tastamam uyumlu bir kapak hazırlanmış.
Can Dündar şiir gibi bir üslupla aşkı yorumluyor ve çeşitli karşılaştırmalarla günümüzdeki aşkın yerlerde süründüğünü örnekleriyle haykırıyor. Kendi dönemindeki aşklarla bu dönemdeki aşkları mukayese ederek nereden nereye geldiğimizi tarihsel bir süreç içerisinde gözler önüne seriyor.
Mustafa Yıldırım bu kitabında içimize girmiş örümcek ağlarının bağlantılarını -Sivil Örümceğin Ağında'nın devamı niteliğinde- bir bir açıklıyor. Geniş bir yelpazeden Türkiye üzerinde oynanan oyunları, bu oyunlara kimlerin alet olduğunu, kimlerin kimlerle bağlantı kurduğunu, şu anda Türkiye'yi parçalamaya çalışanların geçmişteki ilişkilerini vb. daha birçok konuyu ayrıntılı olarak ele alıyor.
Amerikan dünyasının kurtarıcı olarak sunduğu, bellettiği kahramanların felsefi alt yapısının irdelendiği bu çalışmada Veysel Atayman çok geniş ve açılması pek de kolay olmayan bir pencereden okurlara sesleniyor. Özellikle Matrix felsefesinin anlatıldığı bölümler ilginç bilgi ve düşünceler içeriyor. Belki de çoğu komplo teorisi olarak bilinecek, gelgelelim sorgulamakta fayda var. Çünkü Batı dünyası bizim zihnimize bir şeyler yerleştirmeye çalışıyor biz farkında olmasak da. Hep bir kurtarıcı olmalı ve bu kurtarıcı kimi zaman kanun tanımamalı...