Tekil Kalabalık & Şair Yazar Entelektüel ve Anlatıcı Murathan Mungan
Tekil Kalabalık’ı, Murathan Mungan’ı ağırladığımız Pandora’nın Merakı bölümünde biraz konuştuk ama burada da olsun istiyorum; çünkü memleketimizin yaşayan yazarlarına hakkını teslim ettiği nadir anlardan birinin nişanesi bu kitap, o nedenle çok kıymetli.
Geçtiğimiz yıl (2025) Mimar Sinan Üniversitesi’nde, Mungan’ın 70. yaşı ve yazarlıktaki 50. yılı nedeniyle düzenlenen sempozyumdaki konuşmaların kitaplaştırılmış hali bu. (Konuşmacılar: Ayşenil Şamlıoğlu, Bahanur Garan-Gökşen, Behçet Çelik, Deniz Durukan, Doğan Yaşat, Fatih Özgüven, Fatmagül Berktay, Gaye Boralıoğlu, Haydar Ergülen, Mahmut Mutman, Murat Özyaşar, Murathan Mungan, Müge İplikçi, Orhan Kâhyaoğlu, Savaş Kılıç, Sema Kaygusuz, Sevin Okyay, Sırma Köksal, Sibel Irzık, Sylvain Cavaillès) O tarihlerde yurt dışında olduğum için sempozyuma katılamamıştım ve içime dert olmuştu, dolayısıyla kitap çıkınca büyük bir heyecanla okudum.
Ne diyebilirim, nefis. Kimi sunumlar müthiş ufuk açıcı, kimininse duygusu çok kuvvetli. Yani karşımızdaki kuru bir teknik edebiyat analizi değil, edebiyata dair edebi metinlerden müteşekkil bir kitap bu, şahane.
Kitap dört bölümden oluşuyor: İlk üç bölümde (Yazar ve Entelektüel, Şair, Anlatıcı) Mungan’ın türlü eserleri ve 50 senelik yazarlık geçmişinde tavır koyduğu meseleler üzerinden bir portresini okuyoruz. Mungan’ın Dikkatleri başlıklı dördüncü bölümse en sevdiğim bölüm oldu zira programda da bir kısmına tanıklık ettiğimiz uçsuz bucaksız zihinsel dünyasını besleyen şeylere bakıyor bu bölümdeki konuşmacılar. Sempozyumun sonunda Mungan’ın yaptığı çok sahici kapanış konuşmasıyla da bitiyor kitap.
Bir insan 50 sene boyunca yazıp sesini yükseltince, onun tarihine bakmak memleketin de tarihine bakmak oluyor elbette, bir anlamda cumhuriyetin yarı ömrü de akıp gidiyor satır aralarında. Mungan’ın okurlarını olduğu kadar, yazmaya dair akıl yürüten insanları da tatmin edecek, çok kapsamlı, çok heyecan verici bir çalışma bu.
Kitaba adını veren, Mungan’ın Pavese’nin Günlükleri şiirinde yer alan ifade de ne kadar yerinde. Gaye Boralıoğlu’nun konuşmasında dediği gibi: “onun mucizesi tek başına büyük bir çoğulluk oluşturmasında” sahiden.
İyi ki okudum.