Dokuz Kere Şaşkınlık
Deliriyorum, o kadar benlik bir kitap ki! Şöyle tanımlamak istiyorum: Italo Calvino'nun Görünmez Kentler'ini Carlos Fuentes ve Jorge Luis Borges eline almış; Fuentes bolca erotizm boca etmiş içine, Borges de "az daha hayal katalım biz buna" demiş, ortaya Dokuz Kere Şaşkınlık çıkmış.
Yani üf. Bu kitabı okurken hissettiğim şeyin adı safî haz ve bunun kitabın erotik bir destan olmasıyla alakası yok; o kadar güzel yazılmış ki. Surlarla çevrili hayali kent Mogador'dayız. (Kitap Mogador beşlisinin ilki, umarım devamı da tez zamanda basılır çünkü okumak için çıldırıyorum. Bu arada herkesin kalemi olmayabilir, onu belirtmek istiyorum. Benim gibi kelimelerin arasında kaybolmak istiyorsanız, Calvino, Fuentes ve Borges'in üçünü de çok seviyorsanız olur ama bu iş.)
Neyse, evet, Mogador'dayız. Mogador'un arzudan, tutkudan, ışıktan, rüzgardan, şaşkınlıktan örülmüş duvarları arasında safranlar, yağlar ve çinilerle kuşatılmış vaziyette destansı dizeler dinliyoruz. Mogador'u nasıl anlatmalı bilmem, belki şu satırlar yardımcı olur: "Mogador'da zaman, güneşin altında gölgedekinden farklı koştuğundan ve günle gecenin arasındaki büyük farktan dolayı çocuksu ihtiyarlar ve çok bilge bebekler bulmamıza olanak tanır. Göz açıp kapayıncaya kadar tüm bedeni derinden ve etkili bir şekilde okşamayı başaran itinalı âşıklar ve âşıkların ömür boyu süren öpücükleri." Ay! Ay yani!
Bu kitabı tarif etmek hakikaten pek zor olduğu için son bir alıntı ekleyip susuyorum. Bu cümleler sizi de benim kadar heyecanlandırıyorsa dalınız bu kitaba lütfen.
"Mogador'da en müstehcen, güçlü ve esaslı cinsel organın ağız olduğu düşünülür. Tutkuları serbest bırakır, dokunur, ıslatır, ısırır, söyler. Bedenin diğer hiçbir bölümü, ötekinden alıp verme ve en samimi korkularıyla en plansız zevklerini açığa çıkarma şansına sahip değildir. Ağız, geriye kalan her şeyi bir metafora, bir taklide, bir ağız imgesine dönüştürerek birbirini seven bedenler arasında hüküm sürer. Bu ilkel limandaki en önemli şeyler ağız sayesinde dünyaya gelip dünyadan göç eder. Bu yüzden de Mogador'daki sözler aşk eyleminin merkezi olarak kabul edilir. Özen gösterilir, hazla tüketilir, saklanır ve nazikçe bahsedilir."